Taymda üniversite tercihleri ile ilgili deli saçması tweetler görüyorum. Arkadaşlar üniversitelerin “THE” sıralaması “QS” sıralaması gibi sizi zerre kadar ilgilendirmeyen şeylere bakmayın! Bu sıralamaların tamamı manasız. Sizlik bir mevzu yok! Bu vesile ile bir kaç kelam etmek isterim:
Öncelikle benim Anadolu Üniversitesi Biyoloji mezunu, MIT’de doktora yapmış süper başarılı arkadaşlarım da var! Her şey sizde bitiyor, unutmayın! O renkli okul adlarına/reklamlarına kapılmayın, boş yere ana -babanıza yarı burslu vs parası verdirmeyin; devlette aynı bölüm varsa daha düşük puanlı da olsa oraya gidin! Statü saçmalıklarına kapılmayın!
1- Özel üniversiteler, bölüm puanlarını yüksek göstermek için, tam burs verdikleri çok kısıtlı sayıdaki kontenjan sonuncusunun puanını devlet ile yarışmak için kullanıyorlar! Örneğin, ODTÜ MBG 40 kişi alıyor, ama mesela bir özel okul tam burslu 10 kişi alıyor, 10. kişinin puanını kendi puanı olarak yazıyor. Siz de , ODTÜ’den yüksekmiş sanıyorsunuz, oysa ki ODTÜ’de 10.giren kişinin puanı daha yüksek. Ve 10. puanını yazan özel okul aslında 60 kişi alıyor!
2- ODTÜ’de bölümlerde kategoriler yok. Mesela herkes ilk 20 binden ve homojen. Ama burslu, yarı burslu ve burssuz, öğrencler alan özel üniversitede; burslular ilk 5000bin iken, sıralama burssuzlarda 100binlere kadar düşüyor. Tüm gruptaki öğrenciler tamamen aynı eğitimi görüyorlar, aynı sınıflarda, aynı laboratuvarlarda. Kusura bakmayın bu kadar heterojen bir ortamda eğitimde sıkıntılar olması kaçınılmaz! Zira tamamı okula girince aynı ortamda olacak. Başarısız ya da yeterince iyi olmayan aradaki farkı parayla kapatıyor!
3- Puan aralığınıza birden fazla üniversite düştü, devlet ile özel diyelim. tam burslu olmuyorsa , devlete yönelin! Yok yarım burslu, yok 2 alana bir bedava gibi şeylere girmeyin hele de ailenizin imkanını zorlayacaksa. Hangi okul olursa olsun! O parayla mastera gidersiniz yurtdışında! Kendinizi geliştirmek için kullanırsız o vereceğini parayı.
4- Aile bütçeniz kısıtlı ise, özel üniversitelerde yarım burslu olsun demekle masraf bitmiyor; kampüsü olanlarda uygun fiyatlı yemekten tutun pek çok şey için çok para ödemeniz gerekecek unutmayın. Hatta gidin “Cafe”lerinde basit bir sandviç kaç para öğrenin; hesabınızı öyle yapın. Devlet üniversitelerinde 50 liraya tost basan yer bulunur en kötü ihtimal.
Beşinci kol faaliyetleri sanılanın aksine, büyük oranda profesyonel ve maaşlı casuslar eliyle yürütülmez. Bu faaliyetler daha ziyade; burslarla, fonlarla, uluslararası ağlarla ve "küresel değerler" makyajıyla zihnen teslim alınmış objektif ajanlara dayanır.
Emperyalist merkezlerin çıkarlarına gönülden hizmet eden bu mankurtlaşmış kitle, kendi ülkelerinin o merkezlerden bağımsız bir geleceği olabileceğini hayal bile edemez. Onlara göre Türkiye'nin çıkarları ile Atlantik'in çıkarları ebediyen birbirine bağlıdır ve başka türden düşünme yetilerini çoktan yitirmişlerdir.
Beslenip büyütülür; derneklere, vakıflara, şirketlere, siyasi partilere, bürokrasiye ve medyaya egemen hâle getirilirler. Ardından da ellerine geçen her fırsatta, güçleri ve imkânları nispetinde ülkeyi peyderpey satarlar. Özünde her biri, emperyalist sistem tarafından devşirilmiş birer gönüllü köledir. Söz meclisten dışarı.
Ve maalesef beklenen son! Allah rahmet eylesin, başımız sağolsun
Aydın geleneğimizin son büyük temsilcisi, çoraklaştırılmış ve kuraklıkta kıvranan ülkenin esteti, başkalarının cinayetlerini işlemeyi kendine vazife bilmiş sevimli katili, delilikle dahilik arasında gidip gelen büyük öğretmeni bir süredir mecburen çekildiği inzivayı da sonlandırıp göçtü
Acar bir üniversite talebesiyken tanıştım tezleriyle ve kitaplarıyla. Türkiye Üzerine Tezler'i ilk okuduğumda yaşadığım karmaşayı, şaşkınlığı, zihnime üşüşen ve uçuşup duran soru işaretlerini dün gibi hatırlıyorum. Allak bullak olmuş, bildiğimi zannettiğim ve o yaşa kadar öğrendiğim her şeyi, yakaladığım perspektifin de sevinciyle Boğaz'ın mavi sularına kürelemiştim.
Sonra isim-bilim ve Sabetayizm/İbraniyet deşifrasyonuna yoğunlaştım. Türklüğü rehabilite ettiğini, hatta sırf bu yüzden heykelinin dikilmesi gerektiğini düşünüyordum. Ve esasen yaptığının Mahir Çayan'ın tezlerine emsalsiz bir katkı olduğunu fark edebiliyordum. Tekelistan, İsyan, Sırlar, başyapıtları diyebileceğim Tekeliyet ile Tezler'deki tezleriyle yer yer ciddi ölçüde çeliştiği Gizli Tarih de dahil olmak üzere tüm kitaplarını okudum.
Hele ki çıkar çıkmaz aldığım Gizli Tarih'i bir solukta bitirdiğimde, tıpkı kendisinin Hamidizm=Kemalizm sonucuna vardığında yazı makinesinden kaçması gibi, kitabı derhal baştan okumak istememe rağmen kenara fırlatıp günlerce kaçtım.
Ya davulcuya ya zurnacıya kaçabilecek toy bir sosyalist üniversite talebesiyken düşünmeyi, sormayı, sorgulamayı, istisnalara ve sapmalara odaklanabilmeyi Yalçın Küçük'ten öğrendim diyebilirim. Ve tabii Türkiye'yi, Cumhuriyet'i, Cumhuriyet'in kuruluşunu...
Marksist bir iktisatçı, Türk'e tarih okumayı öğretti. Marksist bir iktisatçı, Türk'e bir tarih perspektifi kazandırdı. Marksist bir iktisatçı, kasten tahrif ve karikatürize edilen tezleriyle Türklüğü rehabilite etti. Ve ''şeytana pabucunu ters giydirecek'' aklıyla sosyalizme, emekçilere ve cumhuriyete hep sadık kaldı.
Kendisine hem bana kattıkları için kendi adıma hem de kanının son damlasına kadar bağlı olduğu bu ülke adına gözlerim dolu dolu şükranlarımı sunuyorum.
Bir ay kadar önce İran Konsolosluğa mail atıp nasıl destek olabileceğimi sormuştum. Sanırım destek vermek isteyenler epeyce fazla ki konsolosluk aşağıdaki metni koymuş web sitesine.
"İstanbul ve çevre illerde ikamet eden saygıdeğer vatandaşlarımızın ve hayırseverlerin, ülkemize yönelik Siyonist rejim ve Amerika’nın suç niteliğindeki saldırılarından etkilenenlere nakdi yardım göndermek konusundaki isteklerini ve ısrarlı taleplerini dikkate alarak; İslam Cumhuriyeti İran Kızılay Teşkilatı’nın kripto para barkodları ile İslam Cumhuriyeti İran Başkonsolosluğu’nun Türkiye İş Bankası nezdindeki Türk lirası hesap numarası, yardım göndermek isteyen ilgililere yönelik nakdi bağış toplamak amacıyla ilan edilmektedir.
https://t.co/7abIYamafn
Belli ki para gelmiş @bianet_org
USAID fonu kesildiğinden beri dilenip duruyordunuz. Keriz silkelemekten vazgeçip şu dilenciliği bıraksanız da milletin rızkına göz dikmeseniz artık diyorum
Seçil Erzan’a verilen 102 yıl hapis cezasının açıklanan gerekçeli kararında, Erzan’ın eylemleriyle genel olarak katılanların iradelerini sakatladığı belirtildi.
Milyonlarca dövizi ve TL’yi çantalar içinde ve çoğunu da şube dışında vereceksiniz, Kayıt dışı dolaştırıldığı için de kaynağı şüphe uyandıran bu paralardan sağladığınız kazançları en hafif deyimiyle vergiden kaçırmayı hesaplamış olacaksınız,
Bu saadet zinciri devam ettiği ve kazançları da katladığınız sürece sesiniz hiç çıkmayacak,
Üstelik dönüp mobil veya internet üzerinden paralarım ne durumda diye hiç bakma gereği de duymayacaksınız, yani durumun hiç farkında olmayacaksınız,
Kızınız ve damadınızın haberi olacak ama siz hiç bilmeyeceksiniz…,
Ve Ponzi Game bittiğinde, iradeniz sakatlandığı için güçsüz bir kadına 102 yıl hapiz cezası veriecek,
Hiç ADİL değil. Çok yazık.
Arkadaslar bu ailenin sesini duyurmaliyiz!!
-Aslen Samandağlı olan gemi kaptanı Ali Yol 2 aydan bu yana Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tutuklu. Ailesinin göz yaşı içinde Türk yetkili birimlerinden yardım bekliyor-
@egitim_sistem@egitim_sistem Hocam günaydın, bana da Resul beyin bahsettiği LinRegEmaUP-extended kodu lazım. Tv-veri den çekim yapıyorum ama metal ve endeksler için zannederim bu kod gerekli. Selamlar..
@egitim_sistem Hocam günaydın. Pazar günü kullandığınız LinRegEmaİdealUpExtended koduyla ilgili Opus ta da bulamadım.Bende olan versiyon işyatırım dan veri çeken entegre. Sizdeki zannediyorum Tv veriden alıyor ve entegre değil. Bana o kod lazımdı. Selamlar.