Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmenimiz Irmak Ayşe Koparan’ın kaybı, hepimizi derinden sarstı. Bu acı olayın ardından kamuoyuna yansıyan iddialar ise yürek burkan bir gerçeği gözler önüne sermektedir.
Genç bir meslektaşımızın; mobbing, fiziksel şiddete varan baskılar ve ciddi ekonomik zorluklar altında yalnız bırakıldığına dair iddialar oldukça vahimdir. Üstelik, bu olumsuz koşulların biliniyor olmasına rağmen herhangi bir idari önlem alınmamış olması, olayın vahametini daha da artırmaktadır.
Irmak öğretmenimizin hatırasına ve adalete olan sorumluluğumuz gereği; Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu iddiaları en şeffaf şekilde soruşturması, ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenerek hak ettikleri yaptırımlarla karşılaşmaları şarttır.
Eğitim camiamızda öğretmenlerimizi tehdit eden mobbing, şiddet ve dayatma kültürünün karşısında durmaya, bu süreçte yaşananların takipçisi olmaya kararlıyız.
Irmak öğretmenimize Allah’tan rahmet; acılı ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
MEB: “MASRAFLAR SİZDEN, EĞİTİM BİZDEN”
PES DOĞRUSU!
Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Yönetici Yetiştirme Programı” adı altında yayımladığı uygulama, eğitim yöneticilerini geliştirmekten çok ekonomik olarak yıpratan bir anlayışın belgesine dönüşmüştür.
Çünkü Bakanlık açıkça şunu söylemektedir:
“Yakıtı siz karşılayın…
Yolu siz ödeyin…
Yemeği siz alın…
Gerekirse konaklamayı da…
Ama eğitime mutlaka gelin!”
Yani hafta boyunca okulun tüm yükünü taşıyan, kriz yöneten, güvenliği sağlayan, personel eksikliğiyle mücadele eden okul yöneticisine şimdi bir de ekonomik yük dayatılmaktadır.
İlçede görev yapan bir okul yöneticisi düşünün…
Sabah okulun kapısını açacak…
Gün boyunca öğretmenin sorunuyla uğraşacak…
Velinin baskısını yönetecek…
Kavgayı ayıracak…
Disiplini sağlayacak…
Eksik personelin yükünü taşıyacak…
Akşam herkes gittikten sonra okuldan en son çıkacak…
Yetmeyecek…
Hafta sonu kendi aracıyla il merkezine gidip kilometrelerce yol yapacak…
Depoyu kendi maaşıyla dolduracak…
Yemeğini cebinden ödeyecek…
Belki konaklamasını bile kendi imkânıyla karşılayacak…
Ve bütün bunların adına da vicdansızca “mesleki gelişim” denilecek!
Akaryakıt fiyatlarının geldiği nokta ortadayken, maaşların enflasyon karşısında eridiği, eğitim çalışanlarının ekonomik olarak nefes almakta zorlandığı bir dönemde; eğitim yöneticilerine yeni mali külfetler yüklemek vicdanla bağdaşmamaktadır. Kamu adına zorunlu tutulan bir programın maliyetini yine kamu karşılamalıdır!
Eğitim yöneticisinin emeğini, zamanını, aile hayatını ve fedakârlığını sürekli tüketen bu anlayış; yöneticiyi güçlendirme değil, açıkça yıpratma anlayışıdır. Fedakârlığın istismar edildiği yerde ne adalet kalır ne motivasyon…
Eğitim yöneticisini sürekli harcayan bir sistem, yarın yönetecek insan da bulamaz!
#MilSen #MaarifSen #MustafaDağaşan #EğitimYöneticisi #MEB
@Yusuf__Tekin@farukyelkenci@cftcblnt@tcmeb@afarici@mucahit2929@milsenofficial@maarifsen
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN...
Anne; merhametin adı, fedakârlığın en güzel hâli, hayat yolculuğumuzun ilk öğretmenidir… Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere; sevgileri, emekleri ve dualarıyla hayatımıza yön veren tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum.
Varlıklarıyla hayatı güzelleştiren bütün annelerimize sağlık, huzur ve bereket dolu bir ömür diliyorum.
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen #AnnelerGünü
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN...
Anne; merhametin adı, fedakârlığın en güzel hâli, hayat yolculuğumuzun ilk öğretmenidir… Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere; sevgileri, emekleri ve dualarıyla hayatımıza yön veren tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyoruz.
Varlıklarıyla hayatı güzelleştiren bütün annelerimize sağlık, huzur ve bereket dolu bir ömür diliyoruz.
#MilSen #AnnelerGünü
Anne; merhametin adı, fedakârlığın en güzel hâli, hayat yolculuğumuzun ilk öğretmenidir… Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere; sevgileri, emekleri ve dualarıyla hayatımıza yön veren tüm annelerimizin #AnnelerGünü’nü yürekten kutluyoruz.
#MaarifSen#MilSen
Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Bülent Çiftçi’ye; Mil-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Mücahit Çelik, Mil Maarif-Sen Genel Başkanı Mustafa Dağaşan ve Mil Maarif-Sen Genel Sekreteri Akif Keten tarafından nezaket ziyareti gerçekleştirildi.
Gerçekleştirilen ziyarette; eğitim çalışanlarının özlük hakları, personel politikaları, eğitim camiasının güncel meseleleri, çalışma hayatında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı değerlendirme ve istişarelerde bulunuldu. Ayrıca eğitim sisteminin daha güçlü, adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına yönelik görüş alışverişi gerçekleştirildi.
Nazik kabulleri, samimi ev sahiplikleri ve yapıcı yaklaşımları dolayısıyla Sayın Genel Müdürümüz Bülent Çiftçi’ye teşekkür ediyor; eğitim çalışanlarımızın hak, hukuk ve emeği adına yürütülen her yapıcı diyaloğun kıymetli olduğuna inanıyoruz.
#MilSen #MaarifSen @cftcblnt@mucahit2929@msketen_akif@mebpgm@maarifsen@milsenofficial
MİL MAARİF-SEN’DEN HUKUK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ EMİR HASAN ARSLANTAŞ’A ZİYARET
Millî Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Emir Hasan ARSLANTAŞ’a; Mil-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Mücahit Çelik, Mil Maarif-Sen Genel Başkanı Mustafa Dağaşan ve Mil Maarif-Sen Genel Sekreteri Akif Keten tarafından nezaket ziyareti gerçekleştirildi.
Gerçekleştirilen ziyarette; eğitim çalışanlarının karşılaştığı hukuki süreçler, çalışma hayatına ilişkin güncel meseleler, sendikal haklar ve eğitim camiasının beklentileri üzerine değerlendirme ve istişarelerde bulunuldu.
Nazik kabulleri, samimi ev sahiplikleri ve yapıcı yaklaşımları dolayısıyla Sayın Genel Müdürümüz Emir Hasan ARSLANTAŞ’a teşekkür ediyoruz.
#MilSen #MaarifSen
@maarifsen@milsenofficial@mucahit2929@msketen_akif
Keçiören İlçe Millî Eğitim Müdürü Sayın Yaşar TÜRK’e nezaket ziyaretinde bulunduk.
Gerçekleştirilen görüşmede eğitim-öğretim faaliyetleri, okullarımızın mevcut durumu, öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimleri ile eğitim camiamızın gündemine dair değerlendirmelerde bulunuldu.
Nazik kabulleri ve misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Yaşar TÜRK’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
#MaarifSen #MilSen @msmdgsn@KeciorenMEM@Yasarturk6155
“Önce ahlak ve maneviyat” düsturuyla çıktığımız bu yolda gördük ki; bu temel olmadan ne sendikacılık gerçek anlamını buluyor ne de emek mücadelesi karşılığını görüyor.
Kimsenin konuşmadığı yerde biz konuştuk.
Herkesin sustuğu yerde biz hakikati dile getirdik.
Korkuların gölgelediği yerde geri durmadık, doğru bildiğimizi söylemekten vazgeçmedik.
Hiç kimse adım atmazken ilk adımı atan biz olduk.
Bugün aynı meselelerin artık herkes tarafından konuşuluyor olması, verilen mücadelenin ne kadar kıymetli olduğunun göstergesidir.
“Bana ne” demedik.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi ilke edindik.
İyi yapılanı takdir ederken, yanlışın da karşısında dimdik durduk.
Ve bugün…
“İyi ki Mil-Sen var, iyi ki bu ailenin bir parçasıyım” diyen binlerce kamu görevlisinin varlığı; verilen mücadelenin en büyük kazanımıdır.
Çünkü Mil-Sen sadece bir sendikal duruş değil; ahlakın, vicdanın ve hakkaniyetin sesidir.
Mil Sen ve Mil Büro Sen
Genel Başkanı
Mücahit Çelik
#MilSen
#ÖnceAhlakVeManeviyat
#İyikiMilSenVar
Toplu sözleşme sürecinin, enflasyon verileriyle birlikte bir kez daha göstermiştir ki ortaya konulan tablo ne yazık ki bir “mutabakat” değil, bir tiyatrodan ibarettir.
Daha yılın dördüncü ayında memur maaşları reel olarak %3,27 oranında eriyerek alacaklı duruma düşmüştür.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak her toplu sözleşme döneminde, en azından bu süreçte enflasyonun üzerinde bir artış sağlanması gerektiğini defalarca ifade etmemize rağmen; hükümet yetkilileri ve mevcut sendikal yapı aynı döngüyü sürdürmektedir.
Son toplu sözleşme sürecinde de çağrımız netti: Memur-Sen ve Kamu-Sen’in Hakem Heyeti sürecine katılmayarak bu yapının meşruiyetini tartışmaya açması ve konunun doğrudan Meclis gündemine taşınmasıydı. Ancak bu sendikaların Hakem Heyeti sürecine katılımı, mevcut sistemin devamına dolaylı destek olmuştur.
Bugün gelinen noktada, daha birkaç ay içinde verilen zammın piyasa gerçekleriyle hiçbir bağının olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Kamu çalışanları enflasyona ezildikten sonra verilen “enflasyon farkı”nın bir kazanım değil, sadece bir telafi mekanizması olduğu da görülmektedir.
Bu nedenle uzun süredir dile getirdiğimiz üzere, maaş sisteminde eşel mobil sistemine geçilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
#MilSen
#MilBüroSen
#memur
#enflasyon
#EşelMobil
Alın terinin, emeğin ve helal kazancın günü olan 1 Mayıs’ta;
emeğiyle hayatı omuzlayan tüm emekçilerin yanındayız.
Biz biliyoruz ki;
emek varsa üretim, üretim varsa gelecek vardır.
Ama aynı zamanda biliyoruz ki;
emeğin karşılığını tam almadığı bir düzende adalet eksiktir.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak;
emeğin değersizleştirilmediği,
çalışanın hakkının geciktirilmediği,
alın terinin kutsal sayıldığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
“Emeğin gücü, adaletin teminatıdır.”
Tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
#MilSen
#1MayısEmekveDayanışmaGünü
Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyor; bu anlamlı günün milletimize birlik, dirlik ve umut getirmesini temenni ediyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
#MilSen
Her ne hikmetse, görevden alınmaları ya da gitmeleri konuşulmaya başlandığında bazıları bir anda sahneye çıkıyor.
Daha önce hiç değinmedikleri konuları gündeme taşıyarak “ben buradayım” mesajı veriyorlar.
Karşı taraftan eleştiriler gelince ise yaptıkları hatalar bir anda unutuluyor,
ve bu kişiler kısa sürede camianın desteğini arkasına alıyor.
Bu tablo artık ülkemizde maalesef klasikleşti.
Sorumluluğunu yerine getirmeyenler, bir anda kahraman rolüne bürünüyor.
Belki de bu durumun en büyük nedeni, etkisiz ve yönsüz bir muhalefet anlayışıdır.
Ancak biz, Mil-Sen ailesi olarak; her şartta ve durum da doğruya doğru, yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz.
#MilSen
Siyasetçisi, gazetecisi, aydını, bu konuda söz söyleyeni…
Size diyorum!
Yarın Pazartesi…
Bugün öğretmenimize moral vermek, öğrencilerimize güven aşılamak, velilerimizi teskin etmek gerekirken yaptığınız açıklamalar akıl alır gibi değildir!
Bugün yapılması gereken; öğretmeni hedefe koymak değil, öğretmenin yanında saf tutmaktır! Böyle günlerde söz; yaraya tuz değil, merhem olmalıdır.
@samiltayyar27@zafersahin06@sarseven
Sizi sorumlu davranmaya davet ediyorum!
Siyasetinizi başka güne saklayın!
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen #ÖğretmeneŞiddeteHayır
Siyasetçi sorumsuzca konuşamaz!
Gazeteci sorumsuzca konuşamaz!
Aydın, aydında sorumsuzca konuşamaz!
Öğretmen ile polisi, okul ile karakolu kıyaslamak; meseleyi anlamamak değil, meseleyi saptırmaktır.
Okul; çocukların eğitim gördüğü, öğretmenin irfan nöbeti tuttuğu yerdir. Karakol ise güvenlik tehdidine karşı kolluk kuvvetinin görev alanıdır. Vazifeleri de mahiyetleri de toplumsal fonksiyonları da farklıdır. Bu iki alanı aynı cümlede eşitlemeye kalkmak, acıyı anlamak değil; aklı zorlamaktır.
Öğretmen, saldırının hedefi olmuşsa; önce onun can güvenliği konuşulur. Öğrenci, okulda hayatını kaybetmişse; önce o okulun nasıl korunacağı konuşulur. Böylesi bir tabloda yapılması gereken, eğitimcilerin feryadını küçümsemek değil; güvenlik zafiyetini kabul edip çözüm üretmektir.
Çünkü okul, devletin şefkat eliyle korunması gereken yerdir; korkunun, şiddetin ve ihmâlin sıradanlaştırılacağı yer değildir.
Bu yüzden böyle bir kıyas; abesle iştigaldir, şuursuzluktur, sorumsuzluktur. Devlet ciddiyeti, acı yaşayan insanlara benzetme yapmakla değil; o acıyı bir daha yaşatmayacak tedbirleri almakla gösterilir.
Sizi ciddiyete, sorumluluğa davet ediyorum.
@turanbulent@samiltayyar27
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen
Siyasetçi sorumsuzca konuşamaz!
Gazeteci sorumsuzca konuşamaz!
Aydın, aydında sorumsuzca konuşamaz!
Öğretmen ile polisi, okul ile karakolu kıyaslamak; meseleyi anlamamak değil, meseleyi saptırmaktır.
Okul; çocukların eğitim gördüğü, öğretmenin irfan nöbeti tuttuğu yerdir. Karakol ise güvenlik tehdidine karşı kolluk kuvvetinin görev alanıdır. Vazifeleri de mahiyetleri de toplumsal fonksiyonları da farklıdır. Bu iki alanı aynı cümlede eşitlemeye kalkmak, acıyı anlamak değil; aklı zorlamaktır.
Öğretmen, saldırının hedefi olmuşsa; önce onun can güvenliği konuşulur. Öğrenci, okulda hayatını kaybetmişse; önce o okulun nasıl korunacağı konuşulur. Böylesi bir tabloda yapılması gereken, eğitimcilerin feryadını küçümsemek değil; güvenlik zafiyetini kabul edip çözüm üretmektir.
Çünkü okul, devletin şefkat eliyle korunması gereken yerdir; korkunun, şiddetin ve ihmâlin sıradanlaştırılacağı yer değildir.
Bu yüzden böyle bir kıyas; abesle iştigaldir, şuursuzluktur, sorumsuzluktur. Devlet ciddiyeti, acı yaşayan insanlara benzetme yapmakla değil; o acıyı bir daha yaşatmayacak tedbirleri almakla gösterilir.
Sizi ciddiyete, sorumluluğa davet ediyorum.
@turanbulent@samiltayyar27
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen
Siyasetçi sorumsuzca konuşamaz!
Gazeteci sorumsuzca konuşamaz!
Aydın, aydında sorumsuzca konuşamaz!
Öğretmen ile polisi, okul ile karakolu kıyaslamak; meseleyi anlamamak değil, meseleyi saptırmaktır.
Okul; çocukların eğitim gördüğü, öğretmenin irfan nöbeti tuttuğu yerdir. Karakol ise güvenlik tehdidine karşı kolluk kuvvetinin görev alanıdır. Vazifeleri de mahiyetleri de toplumsal fonksiyonları da farklıdır. Bu iki alanı aynı cümlede eşitlemeye kalkmak, acıyı anlamak değil; aklı zorlamaktır.
Öğretmen, saldırının hedefi olmuşsa; önce onun can güvenliği konuşulur. Öğrenci, okulda hayatını kaybetmişse; önce o okulun nasıl korunacağı konuşulur. Böylesi bir tabloda yapılması gereken, eğitimcilerin feryadını küçümsemek değil; güvenlik zafiyetini kabul edip çözüm üretmektir.
Çünkü okul, devletin şefkat eliyle korunması gereken yerdir; korkunun, şiddetin ve ihmâlin sıradanlaştırılacağı yer değildir.
Bu yüzden böyle bir kıyas; abesle iştigaldir, şuursuzluktur, sorumsuzluktur. Devlet ciddiyeti, acı yaşayan insanlara benzetme yapmakla değil; o acıyı bir daha yaşatmayacak tedbirleri almakla gösterilir.
Sizi ciddiyete, sorumluluğa davet ediyorum.
@turanbulent@samiltayyar27
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen