Kızımız kendini bir kurban olarak görüyor. Onun kafasındaki plan net: Ben diş hekimi olacaktım, havalı bir önlük giyecektim, insanların ağzına bakıp para basacaktım. Ama sistem ona "010101" kodları arasında çürüyeceği bir gelecek sunmuş. Kızın isyanı sadece bölüme değil; hayatının en önemli kararında direksiyonu anne babasına kaptırmış olmanın verdiği o çaresizlik krizine.
Arka planda bekleyen anne ve baba, Türk aile tarihindeki en tehlikeli ve en rafine manipülasyon taktiğini uyguluyorlar: Pasif-Agresif Şefkat.
Anne o kadar sakin ki, sanırsınız kız mühendislik kazanmamış da bakkaldan yanlış ekmek alıp gelmiş. Biz seni zorlamadık, sen de yazdın diyerek topu taca atıyor. Bu taktik muazzamdır; tercih listesini onaylatırken kıza bak son kararı sen veriyorsun di mi kızım diye sormuşlardır ama o listeye gelene kadar kızın beynini üç ay boyunca yıkayıp robotlaştırdıklarını asla kabul etmezler.
Baba ise tam bir garantici esnaf mantığıyla devrede. Onun lügatında ideal, arzu, mutluluk gibi kelimeler yok. Onun tek bir tanrısı var: Taban Puanı. Kızım 450 puan almış, bunu 420 puanlık yere yazarsak aradaki 30 puanı devlete hibe etmiş oluruz, zarar ederiz mantığı. Puanı adeta bir borsa hissesi gibi görüyor ve en yüksek değerden bozdurmak istiyor.