Araç gizli ayıplı çıkıyor. Sürücü mağdur ediliyor. Üstüne bir de servisten kötü muamele görüyor. Bir Peugeot vakası daha:
“2026 model Peugeot 2008 Allure 1.2 Hybrid aracım henüz 466 km iken, 01.04.2026 tarihinde yetkili servise şanzıman arızası nedeniyle teslim etmek zorunda kaldım. Bugün itibarıyla aracım 100 gündür servistedir ve halen tarafıma teslim edilememiştir.
İlk aşamada şanzımanın arızalı olduğu ve yeni şanzımanın Fransa’dan getirileceği bilgisi verilmiş, yaklaşık 2 ay sonra şanzıman değişimi yapılmıştır. Ancak sorun giderilememiş, bu kez de “Fransa’dan uzaktan bağlantı bekleniyor” gerekçesiyle süreç belirsiz şekilde uzatılmıştır.
Henüz 500 km bile kullanılmamış sıfır kilometre bir aracın 100 gün boyunca serviste tutulması kabul edilemez. Bu süreçte tarafıma net bir çözüm tarihi verilmemiş, mağduriyetimi giderecek somut bir adım da atılmamıştır.
Daha vahim olanı, ayıpsız yeni araç talebimde müşteri temsilcisinin yaklaşımıdır. Yeni araç talebinin yeniden başlayacağı ve yaklaşık iki ay süreceği söylenmiş, hukuki haklarımı kullanmam durumunda “hukuki süreç başlatırsanız sizinle iletişim kuramayız” ifadeleri kullanılmıştır.
Bu nedenle Peugeot Türkiye’den beklentilerim;
- Mağduriyetimin daha fazla uzatılmaması,
- Aracım hakkında kesin ve yazılı bir çözüm sunulması,
- Arızanın giderilememesi halinde ayıpsız yeni araç değişim talebimin değerlendirilmesi,
- Yaşanan süreç ve müşteri temsilcisinin yaklaşımı hakkında inceleme yapılmasıdır.
Peugeot gibi dünya çapında bir markanın, henüz 466 km’de arızalanan ve 100 gündür serviste bekleyen bir araç konusunda müşterisini bu şekilde mağdur etmeyeceğine inanmak istiyorum. Ancak bugüne kadar yaşanan süreç markanıza duyduğum güveni ciddi şekilde sarsmıştır.”
Seyir halindeyken arıza vererek bir anda duran elektrikli bir araç daha. Bu kez Nissan. Üstüne bir de 350 bin TL masraf çıkarılmış:
“Henüz 2 yılını doldurmamış Nissan X-Trail aracım seyir halindeyken hiçbir uyarı vermeden aniden yolda kaldı. Araç çekiciyle Ankara O**** Çankaya servisine götürüldü. Serviste yapılan incelemede lityum iyon yüksek voltajlı bataryanın arızalı olduğu, değişmesi gerektiği ve yaklaşık 350.000 TL masrafla onarılabileceği belirtildi.
Aracın yaş olarak garanti kapsamında olduğu ancak 100.000 km sınırını (hangisi önce dolarsa) geçtiği için garanti dışı kaldığı söylendi. Araç şu anda 115.000 km’de. Bu durumda araç 101.000 km’de olsa da tamamen garanti dışında mı kalacaktı? Batarya 100.000 km’yi geçer geçmez arıza vermek üzere mi tasarlandı, anlamakta zorlanıyorum. Bataryaya biz müdahale etmedik. Bu kadar kısa sürede ve yüksek maliyetli bir arızanın üretim kaynaklı batarya sorunu olduğuna inanıyorum.
Nissan müşteri hizmetlerini aradım, plakayı verdim; servisle görüşülüp detay isteneceği ve dönüş yapılacağı söylendi. Aracımın yüksek voltajlı batarya arızasının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını, üretimden gelen bir problem olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle bataryanın garanti kapsamında, tarafıma herhangi bir bedel yansıtılmadan değiştirilmesini talep ediyorum.”
Milli takımın villaları istememesine rağmen İbrahim Hacıosmanoğlu'nun neden zorla o villaları yaptırıp vermek istediğini biliyor musunuz…Çünkü o bölge sit alanı. Milli takım üzerinden bütün izinleri çıkartıp, birinci derece korunması gereken o bölgeyi yaşam alanına çevirerek tam 4000 tane villa yapacaklar..Bunu hayata geçirebilmek için de basını ve medyayı çok güzel kullandılar, durumu futbolculara "Milli Maç Hediyesi" olarak servis ettiler..O yasaklı bölgenin eski sahibi Ali Ağaoğlu'ydu. Eskisi gibi gücü ve imkanı kalmadığı için, projeyi TFF'nin başına geçen İbrahim Hacıosmanoğlu'na devretti. O da elindeki bütün imkan ve gücü bu doğrultuda çok güzel kullanarak izinleri çıkardı. Üstelik kamuoyu algısı yaratılarak yaptırılan haberlerde, sanki sadece milli takımdaki oyuncu sayısı kadar villa yaptırılacağı söyleniyor ama maalesef gerçek bu değil..Toplamda 4 bin tane villa yapılacak. Ve birinci derece korunması gereken sit alanında yüzlerce yaşayan canlı var..Hem doğaya hem de hayvanlara yazık olacak..Umarım proje iptal edilir, futbolcular da adam gibi çıkıp "O villaları istemiyoruz" diye basın açıklaması yapar. Çünkü bizler hiçbir zaman yapılan bu kötülüğü unutmayacağız.
Ankara Sincan Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ali Osman Köse, zehir zemberek bir açıklamayla görevinden istifa ettiğini duyurdu.
Köse, okula müdür yardımcısı olarak atanan kişilerin, bir sendika temsilcisinin referansıyla görevlendirildiğini iddia etti.
“İki tane münhal müdür yardımcısı pozisyonumuz vardı, yani açıktı. Oraya gerçekten çok değerli, çok kıymetli, çok liyakatli, işini çok iyi yapan, buraya değer katacak insanları önerdik. Çünkü proje okulu olmanın mantığı zaten böyle bir imkân veriyor.
Ama beni burada gerçekten hiçbir resmî sıfatı olmayan, sanki amirimmiş gibi arayıp ‘Sizin okula şunları uygun gördük.’ diyen bir sendika temsilcisi… O dönem buna çok şaşırdım. Biz ise lisanımünasiple, en kibar ve saygılı şekilde, ‘Biz iki arkadaş üzerinde anlaştık, naçizane onları önerdik.’ dedik.
Ama günün sonunda bir baktık ki gerçekten de ‘tırnak içinde’ uygun gördükleri insanlar buraya atanmış.
Hangi yapıya, hangi gruba, kime hizmet ediyorsunuz bilmiyorum ama vatana hizmet etmediğiniz kesin. Ben vatana hizmet ediyorum. Ben devlete, ben millete, ben bu bayrağa hizmet ediyorum. Bu can bu bedende oldukça da böyle olmaya devam edecek.
O yüzden, sizin sözünüz geçer akçe ve onay olduğu sürece burada okul müdürlüğü yapamam. Bu nedenle istifa ediyorum.
@haberebibak Arkadaşlar evet bir ihlal ve suç var. Ama şunu da düşünmeden edemiyorum. Motorlular motorlu taşıt oldukları için tamamen arabalar gibi trafikte hareket etmeye kalksa misal takip mesafesi içerisinde öndeki aracı ya da motorcuyu izle vb gibi oluşacak trafiği hayal bile edemiyorum
Vatan Bilgisayar, Tüketici Hakem Heyeti’nin değişim kararına ve çıkarılan icra emrine rağmen arızalı televizyonu yenisiyle değiştirmedi.
♦️𝗦𝗶𝘁𝗲𝗺𝗶𝘇𝗲 gelen şikayet:
“Vatan Bilgisayar’dan aldığım TCL marka televizyon henüz 4 aylıkken anakart arızası verdi ve açılmamaya başladı.
Ayıpsız misliyle değişim hakkımı kullanmak istedim ancak tarafıma yalnızca para iadesi yapılmak istendi. Bunu kabul etmeyerek Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdum ve televizyonun ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verildi.
Vatan Bilgisayar, Hakem Heyeti kararına rağmen ürünü değiştirmedi. Bunun üzerine icra takibi başlattım ve icra emri çıkarıldı.
Bu süreçte bana iki kez farklı televizyon teklif edildi. İki teklifi de kabul etmeme rağmen ürünler aylarca gönderilmedi ve sürekli oyalandım.
Son olarak haciz memurlarıyla birlikte Vatan Bilgisayar’ın Ankara Söğütözü şubesine gittim. Şube, ürünün depoda bulunmadığını söyleyerek televizyonu teslim etmedi ve eşdeğer başka bir cihaz vermeyi de reddetti.
Televizyon stoklarda görünmesine rağmen hukuk birimi cihazı göndermeyeceklerini, değer tespiti yaptırarak geçmişte ödediğim parayı faiziyle almam gerektiğini söylüyor.
Tüketici Hakem Heyeti kararına ve icra emrine rağmen aylardır ürünümü alamıyorum. Haklı olduğum resmî kararlarla ortaya konulmasına rağmen hâlâ mağdur edilmeye devam ediliyorum.”
🌊 Sadece deniz kenarında kamp sandalyesini kurup manzaranın tadını çıkarmak isteyen bir vatandaş, beach yetkililerinin uyarısıyla karşı karşıya kaldı.
"Herkes sandalyesini alıp oturursa burada para veren insanlar ne yapar?"