Her narsistin sonunu güçlü bir empat yazar. Bu klişe değil, evrendeki alma verme dengesinin tezahürüdür.
Narsist bir kuyudur, sürekli dolmak ister ama dibi deliktir. Empat ise pınardır, akmadan duramaz. Bu ikisinin buluşması tesadüf değil, manyetik bir yasadır. Narsist ışığa değil, ışığı üreten kaynağa acıkır. Empatın enerjisini emer, onun duygusal bedeninden beslenir ve bu beslenme biyokimyasaldır. Empatın kortizolü yükselir, dopamini çalınır, sinir sistemi travma döngüsüne girer. Buna trauma bonding derler.
Ama denge şaşmaz. Empat bir eşiği geçtiğinde bambaşka bir varlığa dönüşür. Psikolojide buna karanlık empat denir. Duyguyu okumaya devam eder ama artık emmez, yansıtır. Narsistin en büyük korkusu budur çünkü narsist yalnızca okunmadığı sürece güçlüdür. Empat uyandığı an ayna olur ve narsist kendi boşluğunu ilk kez net görür. O çöküşe psikanaliz narsistik yaralanma der, halk dili ise hak yerini buldu der.
Sosyolojik olarak narsist bir toplumda empat sayısı artar çünkü sistem kendi panzehirini üretir. Bireysel düzlemde de aynı yasa işler. Bir narsist anne empat bir kız büyütür, o kız büyüyüp sınır koyduğunda annenin inşa ettiği saray çatırdar.
Enayi sanılan empat, aslında terazinin ağır kefesidir. Narsist konuşur, empat susarak yazar finali.
en beklenmeyenler her zaman en tehlikelisine gebedir. nerede fazla guven veren, nerede omuz ustu bi gozu uzerinde tutmaya yeltenmedigin biri var, orada surprizler var
memleketimin basi sagolsun. kor anlayis zararlidir
Bak bak hareketlere bak. Yok psikolojisi bozuk, yok bipolar yok cart yok curt. SIÇTIĞINIZ BOK BOZUKSA ZİNCİRE VURACAKSINIZ! YATIRACAKSINIZ HASTANEYE EEŞŞŞŞŞŞEK GİBİ TEDAVİ OLACAK!! MİLLETİN ÇOLUĞU ÇOCUĞUNDAN UZAK DURACAK NEYİ ANLAMIYORSUNUZ ZEKASINA SOKTUĞUMUN ÇOCUKLARI!!!
siyaset artık çay ocaklarında anlatılan gerçeklerle hareket etmek için fazla sinsi, siyasi görüşünüz size telefonda gösterilen fikirlerden oluşma
Atatürk memleketin tam böyle bir ruh halinde harekete geçmişti. çözümü "vatanımızı sevin" demek olmadı. bilmediklerini anlatmak oldu
Atatürk zamanında da bu arkadaşımız gibi konuşanlardan vardı, içlerinde kendilerini muhalif görenler vardır
Atatürk hain ilan edildiğinde destek çıktılar :) vatansever olmak bir şeyi değiştirmez, hepimiz vatanseveriz. kriz zamanlarında niyet değil aksiyondur ayırt edici olan
Vatan sevgisiyle ağlatan muhalif genç:
"Allah korusun bir savaş çıktı. Biz vatanın evladıyız. Atalarımız nasıl bunu yaptıysa, 19 Mayıs 1919 ruhuyla aynı şekilde savaşmaya canı gönülden gideriz.
Avrupa'da 'Ülkeniz savaşa girse, orduya katılır mısınız?' sorusunun en yüksek 'Evet' cevabı çıkan iki ülke var. Birisi Finlandiya’dır, diğeri Türkiye’dir. Bu da milliyetçilikle alakalıdır.
Türkiye’nin potansiyeli çok yüksek. Başka çaremiz yok. Yeter ki bilgi olsun. Türkiye’nin önünde engeller de var, fırsatlar da var.
Ben muhalif bir insanım. Ama yurt dışına geldiğimizde, bugün bir muhalif bile olsak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil eden kişi Recep Tayyip Erdoğan’dır. O yüzden muhalifmiş, iktidar yanlısıymış hiç fark etmez.
O makam bu milletin en temelindeki en büyük makamdır. O makamdaki kim oturursa otursun, hiç fark etmez. Kimse kolay kolay ona laf söyleyemez.
Bizim amacımız sadece vatanımız ve memleketimize iyi olsun. Bunun için çabalayacağız. Bunun için okuyoruz, bunun için var oluyoruz. Bu kadar basit."