Yeni evlendiniz, bebek bekliyorsunuz veya 0-1 yaşında bebeğiniz var ve çocuğunuzun yabancı dil öğrenmesini istiyorsunuz, o halde dinleyin.
Çok çok çok önemli!
Hastanelerdeki o kalabalık kuyruklara girmeden diyetisyen, psikolog, ücretsiz spor salonu ve detaylı vücut analizi alabileceğinizi biliyor muydunuz? 😱
📌 Kaydedin, lazım olur.
Çoğu kişi MHRS’yi sadece muayene için kullanıyor ancak asıl hazine Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) sekmesinde gizli. 👇🏻
Nasıl Yapılır? (Yeni Nesil Sağlık Rotası):
1.MHRS Uygulaması > Randevu Al > Aile Hekimi Randevusu yolunu izleyin.
2.Hekiminize gidip "Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirilmek istiyorum" demeniz yeterli.
3.Süreç Şöyle İşliyor:
• Diyetisyen: Size özel liste ve haftalık takip.
• Fizyoterapist: Duruş bozukluğu ve ücretsiz egzersiz programı.
• Psikolog: Profesyonel danışmanlık (Tamamen ücretsiz).
• Kanser Taramaları: Ketem birimleri ile erken teşhis testleri.
Özel kliniklerin bu flood'dan pek hoşlanmayacağı kesin. Kontenjanlar dolmadan yerinizi ayırtın.
📌 Kaydedin, bu dev hizmet ileride mutlaka lazım olur.
💬 Daha önce bu merkezleri deneyen var mı? Deneyimlerinizi aşağıya yazın.
“Siz evladınız oldu diye düşünüyorsunuz, ama aslında Allah kendisine kul yaratıyor”
Bu sözü okuduğumdan beri ebeveynliğe bakışım değişti. İnsan hiçbir şeyin sahibi değil, evladının bile. Biz birilerine emanettik, birileri de bize emanet edilecek. Herkes kendi kaderini, kendi rolünü yaşıyor..
Zamanın neden yaşlandıkça hızlandığını biliyor musun? Çünkü beynin yeni deneyim almayı bıraktığında günleri birbirinden ayırt edemiyor. Pazartesi ile Cuma aynı hissettiriyor. Ocak ile Haziran arasında fark kalmıyor. Bir bakıyorsun 3 yıl geçmiş ama aklında kalan tek bir an bile yok.
Ben bunu bu sene fark ettim. Rutin ile geçen ayları yaşıyordum. Ev, okul, spor, ev. Takvime baktığımda aylar uçmuş gitmiş ama hafızamda hiçbir şey yok. Sanki o zaman hiç yaşanmamış gibi. Sonra 10 günlüğüne bir yurtdışı tatili yaptım ve o 10 gün hafızamda 6 aydan daha uzun yer kaplıyor. Neden? Çünkü beynim yeni uyaranlarla karşılaştı. Yeni sokaklar, yeni insanlar, yeni tatlar, yeni kokular. Her yeni deneyim beynin için bir zaman işareti oluşturuyor ve geçmişe baktığında o dönem daha uzun hissettiriyor.
Seyahat etmek lüks değil, zamanı yavaşlatmanın en güçlü aracı. Bunu söylerken illa Baliye git, Maldivlere uç demiyorum. Hiç gitmediğin bir ilçeye git, orada bir lokantada yemek ye, insanlarla konuş. Bu bile yeterli ama evde boş boş oturup aynı rutinde ömrü çürütme. Önemli olan yenilik. Beynin rutin dışı bir şeyle karşılaştığında bütün duyular açılıyor, dikkat seviyesi tavan yapıyor ve o anı hafızana kazıyorsun.
Şimdi düşün. 80 yaşına geldiğinde geriye baktığında ne görmek istersin? Her gün aynı odada aynı ekrana bakarak geçirdiğin binlerce günü mü yoksa farklı yerlerde farklı insanlarla yaşadığın yüzlerce hikayeyi mi? İkisinin toplam süresi aynı olabilir ama birinde yaşamış hissedersin diğerinde sadece var olmuş.
Yeni deneyimler sadece zamanı yavaşlatmıyor. Ruh halini düzeltiyor, yaratıcılığı artırıyor, insanlarla bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Sürekli aynı ortamda aynı şeyleri yapan biri bir süre sonra robotlaşıyor. Ama her ay en azından bir tane yeni deneyim yaşayan biri canlı kalıyor.
Bunun için zengin olmana gerek yok. Yapman gereken tek şey konfor alanından çıkmak. Hiç gitmediğin bir semtte yürü, hiç denemediğin bir yemek ye, hiç konuşmadığın bir insanla sohbet aç. Hepsi bedava ve hepsi beynin için yepyeni bir uyaran.
Hayatını dolu yaşamak istiyorsan yeni şeyler denemeyi bırakma. Rutin seni öldürüyor, yenilik seni yaşatıyor. Geriye baktığında pişman olacağın şey yanlış yere gitmiş olmak değil hiçbir yere gitmemiş olmak olacak.
Görmüş geçirmiş birinden çok güzel bir hayat dersi dinlemiştim. Ömrü boyunca endişelendiği şeylerin yüzde sekseninin gerçekleşmediğini, geriye dönebilse hayatı daha sakin, endişelenmeden, yavaş yaşayacağını söylemişti.
Pencereden süzülen gün ışığı, kahvem ve endişesiz bir gün.
neyi istediğimizi ve istemediğimizi bildiğimizi zannediyoruz fakat bir an oluyor, insan ummadığı bir lezzet alıyor. vay be, diyor ne kadar iyi geldi. meğer o şey çok lâzımmış ama farkında bile değilmişsin. iyi ki hayatlarımız bize kalmıyor iyi ki rabbimiz var.
Neydi o müthiş cümle “henüz sınanmamış olmanın kibri” zaman zaman hatırlatmak lazım bu sözü.
Hiçbir konuda bu kadar sivri olmayın, her insanın sınavı farklıdır ve kibirle baktığınız her olay sizin sınavınız olur.
Yargılamak yerine anlamayı hatırlatalım birbirimize, bizim ülkenin buna çok ihtiyacı var.