Siyasi sorumluluk, iddiaların üzerini örtmek, soruşturmaların önüne siyasi barikat kurmak, kendi mahallendekilere meydan meydan koşulsuz sahip çıkmak değildir.
Siyasi sorumluluk, kim olursa olsun hukukun işlemesini sağlamak, iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasının ve varsa sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin önünü açmaktır.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın tavrı son derece açıktır: Milletin hakkına, hukukuna ve malına kim el uzatırsa uzatsın, makamına ve konumuna bakılmaksızın karşısında devleti ve hukuku bulur.
Bugün de ilgili kurumlar görevini yapmakta, soruşturmalar yürütülmekte ve hukuki süreç işlemektedir.
Kendi siyasi mahallendeki suçluları bağrına basıp aklamaya çalışırken bize hukuk, ahlak ve siyasi sorumluluk anlatamazsın Özgür Özel!
Hemen yanıbaşında yaşananlar karşısında sergilediğin tavır ortadayken, bugün çıkıp Cumhurbaşkanımıza siyasi sorumluluk üzerinden parmak sallaman; içine düştüğün o derin çukuru gizlemeye yetmez!
Millet kimin ne yaptığını da kimin neyin arkasında durduğunu da gayet iyi görüyor.
Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin.
Dün de ifade ettim: Biz başkalarına benzemeyiz.
Onlar baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar.
Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli, pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara sahip çıktılar.
İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.
Daha bizim söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar.
Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar.
Onlara diyorum ki hadi oradan.
Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız?
Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın; şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.
AK Parti, adı gibi AK bir partidir, ismiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez.
Bu harekete emek vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz.
Dün Kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda sermaye piyasalarımızla ilgili önemli kararlar aldık; atılacak adımları netleştirdik, yol haritamızı belirledik.
Mesele, ilk günden itibaren yakın takibimizdedir.
Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk, ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdik.
İnşallah süreci süratle neticelendireceğiz.
İnanıyorum ki Türkiye, bu meseleden temizlenerek çıkacak.
Ekonomimiz, bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak.
Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak.
Eksikler giderilecek; sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.
Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir.
“Ben olmazsam bu hareket olmaz” diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir.
Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına, sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.
Biz bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktık.
Biz bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp helalinden harcayan, eski sistemin dişlileri arasında ezilen o gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için, onların başını daima dik tutmak için kurduk.
AK Parti, 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olmuştur; AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir.
Biz evelallah buna müsaade etmeyeceğiz.
Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek.
25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik:
Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer.
Bize olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık, inşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun.
AK Gençlik olarak üyelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor, her geçen gün ailemizi büyütüyoruz! 🌟
Temmuz ayında en fazla üyeyi kazandıran illerimizi tebrik ediyor, katkı sunan tüm teşkilatlarımıza teşekkür ediyoruz. 😎
Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
Şu selalar, göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan edişinin sembolüdür.
Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun... 🇹🇷
Bundan 10 sene önce, 15 Temmuz gecesi milletçe hep beraber muhteşem bir destan yazdık.
O gece üniformasına ihanet eden FETÖ’cü teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformaya sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına…
Jandarması, polisi, özel harekâtçısı, istihbaratçısıyla tüm güvenlik birimlerimize…
Ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla aziz milletimin her ferdine bugün bir kez daha tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.
“Türkiye’ye zeval gelmesin” diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan dünyanın farklı ülkelerindeki tüm kardeşlerime de şükranlarımı sunuyorum.
O gece şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi var.
253 şehidimizin tamamının, 2 bin 737 gazimizin her birinin nice anısı, o geceye dair nice hatırası var.
Rabb’im, vatanımızın ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin.
Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın…
FETÖ tamamen bertaraf edilene, her türlü kılığa giren bu ihanet şebekesinin kökü kurutulana kadar mücadelemiz sürecek.
“…ve bir devrim evvela devrimi devirecek!”
Eskiden Türkiye’ye gelen devlet liderleri valsle, dansla karşılanırdı.
Bugün ise 16 Türk Devleti’ni temsil eden askerler, Mehteran takımı ve Diriliş Marşı…