Tımarhanede bugün
Yeniden Refah Partisi, Muğla’da DEM Parti’nin açıklama yaptığı alanı sirkeli suyla yıkadı.
İl başkanı Fatih Kocabıyık: “Teşkilatıma talimat verdim, burayı kırk gün sirkeli su ve Arap sabunuyla yıkayacağız. Temizlemek ancak bu şekilde mümkün olur.”
*PAYIZ GELDİ*
Söz: Fikret GOCA
Beste: Emin SABİTOĞLU
Gözlerim her ahşam ahtarır seni,
Üreyim yollardan gayıtmır eve,
Sensiz dalğalar da tanımır meni,
Neyleyim üreyim heç yatmır eve.
Payız geldi, uçdu getdi guşlar,
Sen de getdin, bah yağdı yağışlar.
Payız geldi, gerib oldu deniz,
Bu denizin gözü yaşlı sensiz.
Küçeler, döngeler izinden galır,
Yarpak pıçıltısı senin sesindi,
Işıklar zil gara gözünden galır,
Bu şirin hatire menim besimdi.
Payız geldi, uçdu getdi guşlar,
Sen de getdin, bah yağdı yağışlar.
Payız geldi, gerib oldu deniz,
Bu denizin gözü yaşlı sensiz.
Özümü aldadır her akşam-seher,
Ele bu havanı ohuyuram men,
Vallah senden ötrü çok darıhmışam,
Başga ne gelir ki ahı elimden?
Payız geldi, uçdu getdi guşlar,
Sen de getdin, bah yağdı yağışlar.
Payız geldi, gerib oldu deniz,
Bu denizin gözü yaşlı sensiz.
Dostlarım bilirler neler çekirem,
Her akşam könlümü alırlar menim,
Her defe gapımı döyen zaman gem,
Dostlarım hemdemim olurlar menim.
Payız geldi, uçdu getdi guşlar,
Sen de getdin, bah yağdı yağışlar.
Payız geldi, gerib oldu deniz,
Bu denizin gözü yaşlı sensiz.
(Payız, Farsça kökenli bir kelime olup sonbahar veya güz anlamına gelir.)
Antakya’da Uzunçarşı esnafıyla geçici çarşıda buluştuk.Nazik evsahiplikleri için komşularımıza teşekkür ediyorum.
Depremin üzerinden 4 yıl geçti ama bu mağdur insanlar kalıcı işyerleriyle buluşamadılar.
Yetkililere soruyoruz, daha kaç yıl beklemeleri gerekiyor?
Pazar günü İstanbul'da düzenlenen Geleneksel Saadet Pikniği'ne katıldım.
Sıcak bir aile ortamında bu güzel buluşmayı düzenleyen, bizleri davet eden Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’a ve Saadet İstanbul İl Teşkilatı’nın tüm mensuplarına teşekkür ediyorum.
Sadullah Ergin: "Kanun teklifi, maalesef istihbarat birimleri ile sadece üç siyasi partinin kendi arasında görüşerek hazırlayıp önümüze getirdiği bir metin.
Teklifin hazırlanış yöntemiyle ilgili eleştirimizi ve usule dair çekincemizi ifade etmek istiyorum.
Ancak bu eleştirilerimiz Türkiye’nin bu kadim sorununu çözme irademizi ortadan kaldırmaz. Tam tersine biz bu sorunun çözülmesini güçlü bir şekilde istiyor ve destekliyoruz."
Sözlerimi sevgili Muhsin Kızılkaya'nın dün yayınlanan yazısından bir alıntıyla tamamlamak istiyorum:
"Sizin gibi ben de hep bir gün bitecek diye bekledim,
bir gün bitecekti çünkü.
Başladığımda 21 yaşındaydım, şimdi 63
Bittiğini görmekti tek dileğim, gördüm, Rabb'ime şükür."
Yeni Yol Milletvekili Mehmet Emin Ekmen:
"Örgütün Kürt meselesinden neşet etmiş olmasına rağmen Kürtler adına liderlik ve temsiliyet makamının oluşturulmasına da izin vermemek gerekir.
Kürtler de tıpkı diğer unsurlar kadar çeşitli, farklı siyasi görüşlere ve organizasyonlara sahiptir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ilgilendiren bütün konularda olduğu gibi kendilerini ilgilendiren konulara da bu çeşitlilik ve temsiliyet dengesi içinde müdahil olacaklardır"
Nizamülmülk: "Padişahım, dalkavuktan ve münafıktan sakın. Çünkü düşman dışarıdadır, münafık sarayındadır."
Koçi Bey: "Devletin çöküşü, ehlin değil, iki yüzlünün başa geçmesiyle başlar."
Hz. Ali: "Münafık, tatlı dilli, sözü güzel, işi çirkindir."
Ortak uyarı; düşman belli olursa savaşırsın.
Riyakar belli olmaz, içten çürütür.
Bu topraklarda darbelerden, vesayet odaklarından ve millet iradesini yok sayan anlayıştan medet umanlara geçit verilmedi, verilmeyecek.
15 Temmuz 2016'da FETÖ’nün gerçekleştirdiği hain darbe girişimini bir kez daha lanetliyorum.
251 şehidimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Bediüzzaman Said Nursî'nin Düşüncesinde Konfederal İslam Medeniyeti ve Kürdistan'ın Statü Arayışı (Medeniyet-i Fâzıla, Çok Katmanlı Aidiyet ve Konfederal Toplumsal İnşa) https://t.co/MoEqgNm9e1
Türkiye’nin yeni bir soluğa ihtiyacı var.
Yatırımcının, girişimcinin, emekçinin, gençlerin yarınlara güvenle baktığı bir Türkiye’ye ihtiyacımız var.
İnanıyoruz ki bu ülke yeni bir hikâye yazabilir. Yeter ki o hikâyenin merkezinde keyfilik değil; adalet olsun, hukuk olsun.