1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren bekleyiştir.
Bir ailenin hiç bitmeyen bekleyişidir.
Yaşamla ölüm, umutla umutsuzluk arasına sıkışmış; sonu gelmeyen bir bekleyiştir.
Bu bekleyişin yükünü onlarca yıldır yalnızca kayıp aileleri taşıyor. Oysa bu yükün asıl sorumluluğu devlete aittir. Devlet, hakikati açığa çıkarmak ve ailelerin hakikati bilme hakkını güvence altına almakla yükümlüdür.
#CumartesiAnneleri1111Hafta
1111 hafta boyunca değişmeyen bir talep var: Hakikat, adalet ve barışçıl protesto hakkı.
Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın mücadelesi bugün binlerce insanın ortak sesi. Bu sesin yeri ise yıllardır olduğu gibi Galatasaray Meydanı.
11 Temmuz'da, 1111. haftada, Galatasaray Meydanı'nda barışçıl toplanma hakkına yönelik tüm kısıtlamalara artık son verilsin.
Meydanlar barışçıl protestolara açılsın.
📹 Arel Talu
Deniz Göktaş, son gösterisini sansürsüz şekilde YouTube'a yükledi. Böylece muazzam politik mizahını korkmadan kamusal alana taşıyarak bir ifade özgürlüğü eylemine imza attı. Hakkında soruşturma açıldığını ve gözaltına alınacağını bile bile yurt dışından dönmesi, onun eylemine sahip çıktığının kanıtı oldu. Deniz Göktaş'ın durduğu yer bir mevzidir. Bu mevzi terk edilmemelidir.
Uyumayın!
Bu gece yatağa başını koyduğunda uyuyamayan iki kişi daha var çünkü: Tayfun Kahraman ve kızı Vera.
Tayfun, şuan tek kişilik hücresinde ışığı kapatmış, gözleri tavanda, karanlıkta kızını düşünüyor. Kavuşamamanın verdiği yürek acısıyla.
Ya Vera…
Babasının yanında olmasının güven duygusunun yokluğunda ürkek bir serçe gibi…
Vera, henüz 3 yaşındayken babası ondan koparıldı. Şimdi 7 yaşında. Dört yıl geçti. Vera babasız büyüyor…
Biliyor musunuz, Vera babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor. Hem de hiç. Bir çocuğun, babasını evde nasıl güldüğünü, nasıl sarıldığını, sabah kahvaltısında nasıl oturduğunu unutmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Vera’nın hafızasında babasına dair kalan tek yer, ayda bir kez gittiği Silivri Cezaevi’nin soğuk görüş salonu. Babasını özgür bir insan olarak değil, demir kapıların ardında hatırlıyor.
Siz bir çocuğun uyuduğunda düşlerinin bile özgür olamamasının ne demek olduğunu bilir misiniz?
Ve Vera, artık Silivri Cezaevi’nden nefret ediyor.
7 yaşındaki bir kız çocuğu için cezaevi yolları, o zindan havası artık çok ağır geliyor. Bir çocuğun yüklenmemesi gereken kadar ağır…
Adaletsizlik, en çok bir çocuğun sessizliğinde büyüyor.
Uyumayın; Anayasa Mahkemesi kararının açıklanması ve uygulanması için Vera’nın sesi olun!
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
35 yıl önce gözaltında kaybedilen Yusuf Erişti’nin ablası Mehmet Ağar’a seslendi; ‘sen biliyorsun her şeyi. Açıkla. Sende evlat acısı yaşadın. Bize artık bu acıyı yaşatma. Yusuf’a ne olduğunu açıkla!’#CumartesiAnneleri
Bugün Galatasaray’a çıkışımızın 31.yılı.
Kuşaktan kuşağa aktarılan bir direnme çağrısına dönüşen mücadelemiz 31 yaşında.
31 yıldır kayıplarımızın izini sürüyor; hakikat, adalet ve insan onurunu savunuyoruz.
31 yıl sonra da ilk günkü kararlılığımızla haykırıyoruz:
Unutmuyoruz.
Affetmiyoruz.
Vazgeçmiyoruz.
📌 1990'lı yıllarda babası Abdullah Canan'ı 'faili meçhul' cinayette kaybeden Tayyüp Canan ile konuştuk:
▪️ Faili meçhuller tek başına ele alınamaz; hukuk ve demokrasi yerleşmeden sorunların çözülmesi mümkün değildir
🎙️ Roni Nasır Kaya
https://t.co/dPVUPfNaQ0
Vakıf üniversitesini kontrol altına almak için kapatmaya gerek yok arkadaşlar. Sahibini değiştirirsiniz, yandaş olur bir günde. İstediğiniz gibi düzenlersiniz Sadece kampüse çökmek için vakıf üniversitesi kapatılır. Santral çok kıymetli.
Ne güzel değil mi, bir kişi karar verdi ve bir üniversite kapatıldı:) Neden? Cevabı yok. Yarın Boğaziçi Üniversitesi de kapatılır, başka üniversiteler de. Sırf istedi diye:) Bence artık inanın @Savash_Porgham