Fyodor Dostoevsky’nin bu sözü çok etkileyici.
“Başka bir yoldan gitmen gerektiğini hissediyordun. Daha büyük, daha iddialı bir yol… Sanki başka şeyler için yaratılmış gibiydin. Ama oraya nasıl ulaşacağını bilmiyordun. Ve bu çaresizlik içinde, etrafındaki her şeye karşı bir öfke birikmeye başladı.”
Sabit etkililer yani boğa, aslan, akrep, kovayla alakalı size bi info vereyim, yıllarca aynı noktada çakılı durup, tek bir günde hayatlarını kökten değiştirirler. Yıllarca evlenmez, bekler ama bir haftada nikah masasına oturur. Yıllarca o işe katlanır ama bir sabah istifayı basıp şehir değiştirir.
Yıllarca hayatındaki toxic insana katlanır ama bir sabah tek kalemde siler atar.
Onlar biraz böyle
yemek yemekten, sehpanın silinmeye ihtiyacı olduğunu farketmekten, bir yere yetişmeye çalışmaktan ve sürekli bir şeyler yapılması gerekiyormuş duygusundan çok sıkıldım
İnsanlar hayatlarının küçük bir döneminde bir düşünceyi benimsiyor ve ömür boyu onu savunuyorlar. Acaba zihinsel örüntülerimi kurarken yanıldım mı, kaçırdığım ara argüman var mı yok. Ufak bir şüphe, bir acaba, bir tevazu yok. Üstelik bu sıkıcı hayatlarını istikrar olarak sunuyorlar. Tam bir trajedya. Tam bir boşa geçmiş ömür.