Masumiyet Müzesi’ni neden mi çok sevdim? 🥀. Çünkü kalbimizde bir yerlerde; yaşanmamış, olamamış aşkların arkasından kurulmuş hayali müzelerimiz var. Sonsuza dek değil, kalbimizde yaşayacak olan cinsten... ✨
@kilicdarogluk Piro dedem 13 seçim kaybettin şimdi ana muhalefet lideri olmayıda kaybettin.Sen bu hayata kaybetmek için mi geldin ya helal olsun sana hala çabalıyorsun ben senin yerinde olsam üzüntüden evsen çıkamazdım.bu manasız çabanı çok takdir ediyorum.
@emrahgulsunar Ben başkanın Ak Partiye geçmesini destekliyorum.İzmir’de Ak Parti belediyeciliğini görsün başka türlü görme fırsatı olmayacak belki bu arada Aziz Kocaoğlu zamanından yarım kalan projeler bitirilir
@alicimuratt Söyle bir mantık hatası var eğer Türkiye’de gelirler düşükse ev fiyatlarınında düşük olması gerekir.Demek ki gayrimenkul fiyatlarında da bir balon var.
@bayrakmedya Sanki o hayvanların etine muhtaçsınız bu hayvanları öldürüyorlar sonra her yeri keneler böcekler sarıyor.umarım bu vatandaşıda keneler sıyırır
Karşı cinse güvenip özel fotoğraf gönderen ve tehdit edilenler için yeni bir uygulama geliştirildi:
• Birine güvenip özel fotoğraflarını attın ve şimdi seni tehdit ediyor.
• “Fotoğraflarını paylaşırım, herkese yayarım.” diyor.
• Ama asla korkmana gerek yok. Çünkü uluslararası bir dernek ile Meta bir site kurdu.
• Siteye girdiğinizde “Kendi vakanızı oluşturun” seçeneği çıkıyor. Buna tıklıyorsunuz ve konuyla ilgili sorular soruluyor:
• Üstün giyinik mi? Kaç yaşındasın? Çok paylaşıldı mı? Siz de bu soruları cevaplıyorsunuz. Ardından ifşa olan görüntünüzü yüklüyorsunuz.
• Daha sonra site, yüklenen fotoğrafa dijital bir parmak izi tanımlıyor.
• Sonrasında aklınıza gelebilecek tüm sosyal medya platformlarına bu dijital parmak izini gönderiyor.
• Fotoğraf daha önce yüklenmişse siliniyor.
• Biri bu fotoğrafı yüklemeye ya da arkadaşına göndermeye çalıştığı anda sistem buna izin vermiyor.
• Hepimizin yakınlarının başına gelebilir. Bilinçlenmemiz lazım.
Bugün ülkenin adalet tarihinde en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Yer utandı, gök utandı, biz utandık olanlardan… Bir tek onlar utanmadı yaptıklarından!
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
Silivri'den diyaloglar..
Mahkeme başkanı:
- Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan sizi çıkartalım.
- Neyi dinliyoruz biz şu an, savunma mı dinliyoruz?
- Neden ısrarla savunma yapmaktan kaçıyorsunuz? Böyle yargılama yok. Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın yer değil.
- Hakkında CMK 203 uygulansın, salondan zorla çıkarın.
Savunma makamına yönelik bu yaklaşım, sıkıyönetim dönemlerinde bile yaşanmadı. 2.352 yılla yargılanan İmamoğlu’na kısa süreli savunma dayatılıyor!
Savunma hakkı baskı altına alınamaz, sınırlandırılamaz!