Türk ve Müslüman bir futbolcunun "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek paylaşım yapması oldukça doğaldır.
Elmalılı Hamdi Yazır gibi büyük Türk müfessirlerin çevirisiyle bu; "Esirgeyen ve Bağışlayan Tanrı'nın Adıyla" anlamına gelir.
Bazı insanların Türkçe dil hassasiyeti anlaşılabilir. Ama inanca ve duaya tepki göstermek bize yakışmaz.
Bırakın çocuklar inandıkları gibi dua etsin, sahaya çıkıp göğsündeki o bayrağın hakkını versinler.
Türk milli takımına başarılar 🇹🇷
Tanrı Türk'ü korusun.
- Bahis yok
- Koko yok
- Karizma yok
- Boy pos yok
- 100 kilo bench yok
Sadece mayıstan mayısa şampiyon olur ve rakip başkanları sikip atar
+ Hepinize yeter
Tuncelili bir Kürt vatandaş, Kürt sorunu olmadığını savundu:
• 33 yaşında, Tuncelili bir Kürt olarak ülkemi çok seviyorum.
• Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum çünkü yok.
• LGS’de derece yapıp Anadolu Lisesi’ne gittim. Üniversitede bilgisayar mühendisliği kazandım. KPSS’den atandım. Kimse bana “Sen Kürt’sün biz Türkleri alıyoruz” demedi.
• Savcı kuzenim var Kürt. Geçmişte ülkenin Kürt başbakanı vardı. Milletvekillerinin yarısı Kürt. Galericilerin, inşaatçıların yani en zenginlerin çoğusu Kürt.
• ”Devlet bana şu konuda ayrımcılık yapıyor” deyin hak vereyim ama yok. Siz g*tünüzden uyduruyorsunuz.
"Lorsque les femmes nous aiment, elles nous pardonnent tout, même nos crimes. Quand elles ne nous aiment pas, elles ne nous pardonnent rien, pas même nos vertus." - Balzac
Bir çok arkadaşım evlenene kadar eşiyle bir sürü foto hikaye paylaşıyordu, çocuktan sonra kocalar bir daha paylaşılmadı. Ya da evliyken arada paylaşılan eşler ve çocuklar (evet çocuklar da), boşanıldıktan sonra profillerden silindi. Bir insan kötülüğünü bu kadar belli etmemeli.
Erkekler arasında zehirli bir yanılgı hızla yayılıyor: "Kas yaparsan kadınlar sana bakar, paran olursa herkes sana hayran kalır." Hayır arkadaşlar, bu tamamen modern çağın sığlığından doğan koca bir yalan.
Piyasayı parasıyla domine eden, "yakışıklılığıyla" vitrin yapan ve niteliksiz ilişkileri tüketip kenara atan ahlaksız bir zümre var. Bu kitle, işinde gücünde olan efendi erkekleri; sırf kaslı ya da çok zengin olmadıkları için tercih edilmedikleri yalanıyla manipüle ediyor. Elbette sığ kadınlar arasında bu kriterler geçerli olabilir; ancak asıl mesele bu değil.
Asıl mesele şu: Nitelikli kadınlar da nitelikli erkekler de hâlâ var, ama artık görünür değiller.
Her iki taraf da birbirine ulaşmakta muazzam bir zorluk çekiyor. Meydan tamamen; bencil, paracı ve günübirlik yaşayan "vitrin tiplere" kalmış durumda. Eğer bu sığ kitleyi "kadınlığın" veya "erkekliğin" sembolü haline getirirseniz, her iki cinsiyeti de lekelemiş olursunuz.
Bana kalırsa modern çağın en büyük trajedisi, düzgün insanların birbirine giden yolları kaybetmiş olmasıdır. Tam da bu yüzden, eski tabirle "görücü usûlü" denilen "referanslı" tanışmaların ve ciddi aracıların olduğu sistemlerin aslında ne kadar işlevsel olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. Bu geleneksel köprüleri çok erken yıkarak gençlere, özellikle de değerlerine sadık düzgün insanlara büyük bir kötülük yaptık.
Acı ama gerçek olan bu: İyi insanlar, birbirini bulamadıkları bir gürültünün içinde kaybolmuş durumda...
⚡️Turkey is what monetary credibility death looks like before the state itself collapses.
The country still functions.
People still go to work.
Banks still open. Markets still trade. The government still rules. But the currency has been spiritually broken. The lira still works as a payment rail, but it no longer works as a trusted vessel for stored time.
That is the real fracture.
Once citizens stop believing the unit of account, everything becomes defensive. Households flee into dollars, gold, real estate, crypto, inventory, foreign assets, anything that might hold value better than the domestic paper. Businesses price with devaluation in mind. Workers demand wage adjustments before prices move again. Foreign investors demand absurd yields to hold local debt. The central bank has to fight not just inflation, but memory.
Memory is the killer.
People remember being diluted. They remember being lied to. They remember watching savings die. Once that memory embeds, policy credibility becomes brutally expensive to restore. A 30%+ yield is not “opportunity.” It is the bond market saying trust has to be rented at emergency prices.
Turkey’s story is not just bad monetary policy. It is political control overriding monetary discipline until the currency became the shock absorber for the regime. That is the lesson. When leadership treats the currency as a tool of political convenience, eventually the population treats the currency as something to escape.
That is when the loop becomes self-feeding.
Weak lira raises import costs. Import costs raise inflation. Inflation weakens trust. Weak trust drives dollarization. Dollarization weakens the lira further. Higher rates slow the bleeding but also punish the real economy. Political stress rises. The government intervenes again. The market trusts even less.
That is credibility hell.
The lira has experienced a generational collapse in purchasing-power trust. The exact percentage matters less than the behavioral shift: citizens no longer treat the currency as a safe claim on the future.
For Bitcoin, this is the cleanest philosophical advertisement. People in reserve-currency countries treat hard-money arguments as ideology. People in weak-currency countries understand them as self-defense. Turkey is why the “what is money?” question is not academic. Bad money steals the future quietly, then suddenly.
For the U.S., the lesson is not “America becomes Turkey.” The U.S. has the reserve currency, deeper capital markets, military power, energy, tech dominance, and global collateral demand. Totally different structure.
The warning is colder: credibility is the ultimate reserve.
The dollar can absorb far more abuse than the lira because the U.S. system has empire-scale privilege. But even empire money is still belief-backed. Deficits, inflation, political pressure on the Fed, fiscal dominance, and financial repression all matter because they chip away at the invisible trust layer.
Turkey shows the end-state of that process in a weaker system.
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne katılırsa 3. torbada olacak.
4 sene üst üste şampiyon yapılan GS ise 4. torbada.
Dünya Kupasına bir tane hakem gönderemeyen Ferhat Gündoğdu'nun hakemleri ve Besim'in "uğurlu" eliyle çektiği fikstürle Sirk Liginde şampiyon yapılsa da gerçek dünyada takke düşüyor, kel görünüyor… 🤡🎪