Bu scooterları motorları çok normalmiş gibi kaldırımda hız kesmeden kullanmak alışkanlık olmuş. Başı boş insan sorunu var memlekette. Acil toplatılması ve kısırlaştırılması lazım bunların. Gerçekten tahammül edilir gibi değil, bir de canımız da tehlikede.
Önünde tartıştığımız dükkandakiler izlemekten vazgeçti, ben de yürüyüp gitmeye çalışınca, çünkü, geçemeyeceğim bi boşluk yani herifi motoruyla ittirerek geçtim artık;buna laf söylemeye başladılar onlarla ağız dalaşına girdi vs ben yürüdüm gittim küfür ede ede. Sikik herif.
Bir ebeveyn olarak yapılabilecek en doğru hareket bi tane patlatıp hareketlerini 1 hafta takip etmek. Böylece oğlunuz şımarık mı, şizofren mi yoksa sosyopat mı kolaylıkla gün yüzüne çıkar.
Bir anne, ergen oğlunun kendine attığı iftirayı anlattı:
“11 yaşındaki oğlumun ayağında doku zedelenmesi olduğu için bir haftalık alçıya aldılar. Günlerdir evde rahatça geziyor.
Sınavı olduğu için bugün okula gidecekti. Sabah uyandı ‘Çok kötüyüm, bacağım ağrıyor’ diye ağlamaya başladı.
‘Günlerdir hiçbir şeyin yoktu’ diye yüksek sesle söylenince yerlere yatıp ‘Vurma, bana bağırma, dövme beni’ diye çığlık çığlığa bağırıp ağlamaya başladı.
Ben ‘Yapma, sus’ dedikçe ‘Beni dövüyorsun. Bunu herkese anlatacağım. Senden nefret ediyorum’ diyerek devam etti.
Nasıl bir ergenlik bu ben gerçekten anlamıyorum.”
Şu meşhur mozaikte Kıskananlar Çatlasın mı yazıyor?
Bir inceleyelim;
Ο ΦΘΟΝΟϹ / ΛΑΚΗϹΙ
ὁ φθόνος / λακήσι
Ho phthonos lakēsi
İlk satırdaki ΦΘΟΝΟΣ/ phthonos açık biçimde φθόνος olarak okunmaktadır. Sözcük Eski Yunancada temel olarak “haset, kıskançlık, çekememezlik” anlamına gelir; ancak kötülük defeden bağlamda anlam alanı daha da genişleyerek “kem göz, nazar, kötü bakış” fikrine yaklaşabilir. Bu nedenle burada sözcük yalnızca soyut bir duygu değil, aynı zamanda zarar verici kıskanç güç yahut nazarî etki gibi anlaşılabilir.
Dolayısıyla ifade tekildir ve “Kıskananlar” anlamına gelmez “Kıskançlık” anlamına gelir.
İkici satıra bakalım:
İkinci satırdaki ΛΑΚΗϹΙ / lakēsi kelimesi ilk bakışta standart Attika Yunancasında doğrudan tanınan düzenli bir form gibi görünmemektedir. Bununla birlikte bu kelime, λακάω/ lakaō fiiliyle ilişkilendirilebilir. Bu fiil, Eski Yunancada “yarılmak, çatlamak, patlamak” anlamına gelir.
Burada muhtemelen bir sub. form yani dilek kipi görüyoruz “patlasın, yarılsın, çatlasın” gibi. Bu dilek kipi alışık olduğumuz formda değil, Homerik lehçede kullanılmış gibi.
(μάντις ἐλεύσεται, ὅς κέν τοι ἔπῃσιν ὁδόν ya da καί νύ τις ὧδ᾽ εἴπῃσι [Hom. Ody. 6, 275]) örnekleri gibi.
Dolayısıyla burada “kıskananlar çatlasın” ya da “çekemeyen anten taksın” gibi bir öneri yerine “Kıskançlık defolsun/patlasın/dağılsın” demek daha doğrudur.
yüzümüze çarptı. Büyüme sıramız, çocukluk sıramız daha gelmemişti. Elbette herkeste farklı işleyebilir, ebeveynlerini farklı koşullarda yitirmiş veya belki baba bazıları için daha önemli olabilir ama anneyi kaybetmeden içindeki çocuğunun nereden türediğini anlayamıyorsun. Çok zor
Babamı kaybedeli 3 sene oldu. Biraz zorlu oldu ve oluyor da hala toplanmam ama hastalığının teşhisi ile ölümü arasında 4 aydan daha kısa bir süre var elimizde. Tedavi yöntemine neler yapabileceğimize bile doğru düzgün bakamadık zira biyopsi sonucu bile öldüğü gün ulaştı elimize.
Çünkü haklıydı. Hepimiz hayatımızın bir kademesinde bir şekilde babalarımızdan ayrı kaldık ama annelerimizi hiç bir şekilde kaybetmedik. Hepimizin karakterinde neşeler, şakalar, şımarmalar, duygusallık bir şekilde vardı ama arkadaşımızın annesinin cenazesindeki hüznü ayna gibi