Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun.
Bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi adaletsizliğe itmesin.
Adil olun; bu, takvâya daha uygundur.
Allah’tan korkun! Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
(Maide suresi 8.ayet)
"Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?"
Fussilet / 33
🔹Özgür-Der Gençliği Musa Üzer'le Cuma Derslerinde 18. dönemini tamamladı.
İstanbul Erkek Lisesinde yaşananları öğrenciler ile de görüşerek arka planını ve örgütlenme ağını yazmaya çalıştım. Bizim gördüğümüzden daha girift ilişkiler ve tehdit unusuları gördüm.
"Şöyle der: 'Bugün merhamet günüdür. Bugün Allah'ın Kureyş'i şereflendirdiği gündür.'"
Onca zulme ve zalime karşı sebat ederek direndiler. Zalimi defettiklerinde de en güzel şekilde sünnete uydular. Selam olsun Resulün sünnetini devam ettirenlere.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mekke'ye girdikleri gün Sa'd b. Ubâde'nin 'Bugün göğüs göğse savaşıp (melhame) kan dökülecek gündür. Bugün Allah'ın Kureyş'i alçalttığı gündür' dediğini duyunca öfkelenir ve Sa'd'ı komutanlıktan azlettikten sonra
「 Ruh göçer ve beden çürür...
Ama lanet sonsuza dek kalır...
Ruhuna lanet olsun ey Hafız... 」
ℹ️ Bu pankart, Suriye'de on yıllarca baskı ve korku imparatorluğu kuran Hafız Esed'in ölüm yıldönümünde açılmıştır. Suriye devriminin en ikonik sloganlarından biri olan "Ruhuna Lanet Olsun Ey Hafız" sözü, bir diktatör ölse bile halkın nefretinin sonsuza dek süreceğini vurgulamaktadır.
📍 Kefranbel, İdlib Kırsalı
🗓️ 10 Haziran 2013
#SuriyeArşivi #Pankart
Mücahitlerin her karışını kanıyla suladığı topraklarda darbe çığırtkanlığı yapmak size mi düştü Fatih bey!
Bu utangaç tekfircilikle nereye varmayı planlıyorsunuz! Madem o kadar cesursunuz Suriye'de ketibeler kursaydınız ya!
Ne İslam Emirliği ne de Suriye sizin şaz yorumlarınızı kabul etmedi diye Müslümanlara karşı konumlanmak ve avami/popülist lakırdılarla onları hedef almak dışında ne yaptınız!
Meşruiyetini batıdan alan yöneticilerimiş! Bugün Suriye'de iktidarda olan kadrolar meşruiyetini sahada ödediği bedellerden alıyor. Seydnaya'da Tedmur'de ve İstihbarat ofislerinde maruz kaldığı işkencelerden alıyor.
Suriye devrimi bitmedi diyorsunuz, Şam'ın bağrında ki Müslümanlardan bahsediyorsunuz.
Madem öyle sizin düşüncenizde olanlar Şam Beldesinde var buyursun eline silah alsın Hilafeti kursun ondan sonra konuşalım.
Slogan atmanıza kimsenin ihtiyacı yok!
Şehit komutan İmad Esleym… Gerçekten çok özel bir Kassam komutanıydı.
O, Zeytun Mahallesi’nin evladıydı… Aynı zamanda yakın bir dosttu. Hayatına sıradan bir inşaat işçisi olarak başladı; ailesinin geçimini sağlamak için çalışan mütevazı bir insandı. Ancak ilerleyen yaşına rağmen yeniden eğitim hayatına döndü; lise eğitimini tamamladı, ardından üniversite okudu ve İslami ilimler alanında uzmanlaştı. Böylece ilmi, mücadeleyi ve emeği aynı şahsiyette birleştirdi.
İzzeddin el-Kassam Tugayları içinde bir nefer olarak başladığı yolculuğunda; fedakârlığı, sadakati, dirayeti ve yetkinliği sayesinde Zeytun Taburu Komutanlığına, ardından Gazze Tugayı Komutan Yardımcılığına kadar yükseldi.
Siyonist işgal güçleri onu defalarca hedef aldı. Onun hakkında ondan fazla suikast girişimi gerçekleştirildi. Yaklaşık bir yıl önce bulunduğu yer bombalanmış, düşman onun şehit olduğunu ilan etmişti. Ancak patlamanın şiddetiyle olay yerinden çok uzağa savrulmuş ve ağır yaralı olarak hayatta kalmıştı. Daha önce de 2014 yılında ağır bir suikast girişiminde ciddi şekilde yaralanmış, fakat her defasında daha güçlü ve daha kararlı şekilde geri dönmüştü.
İmad, kendisinden önce üç oğlunu şehit verdi. Ardından kızını ve damadını kaybetti. Dün ise küçük kızı da onunla birlikte şehit düştü. Böylece yıllar boyunca fedakârlık, sabır, acı ve direnişle geçen bir hayatın ardından Rabbine yürüdü.
O yalnızca bir mücahit değildi… Aynı zamanda bir dava adamı, bir davetçi, toplumsal bir ıslah önderi ve etkileyici bir hatipti. İnsanların arasında yaşayan, onların acılarını paylaşan, halkın yükünü omuzlayan bir insandı. Meydanın cesaretiyle sözün hikmetini aynı şahsiyette toplamıştı.
Allah sana rahmet eylesin sevgili kardeşim ve kıymetli dostum… Şehadetin, kalplerimizde derin bir yara bıraktı. Fakat tesellimiz; sevdiğin ve ömrünü adadığın yolda dimdik bir şekilde Rabbine kavuşmuş olmandır.
Bu mübarek topraklar, ümmete en hayırlı evlatlarını vermekten hiçbir zaman geri durmadı; Allah’ın izniyle bundan sonra da geri durmayacaktır. İnanıyoruz ki, İmad’ın ardından onun yolunu sürdürecek, sancağını taşıyacak binlerce yiğit yetişmeye devam edecektir.
Allah seni şehitler zümresine kabul etsin, ümmet adına yaptığın fedakârlıkları en güzel şekilde mükâfatlandırsın ve bu kutlu yolda senden sonra bayrağı taşıyacak hayırlı insanlar nasip etsin.
Modern insan neden Kurban ibadetinden rahatsız oluyor?
“Kurban, modern insanın sandığı gibi ilkel bir kalıntı değil; onu steril konforundan çıkarıp varoluşun yalın gerçeğiyle yüzleştiren bir panzehirdir."
https://t.co/qgLxU9BSsR
Biz de, kamu güvenliği iddiasıyla verilen sınırdışı kararını ve özellikle de güvenlik tahdit kodunu denetleyen mahkeme, "sadece istihbari bilgi varsa sınırdışı edilmesi için yeterlidir" der. Asla sorgulamaz, işlemi denetlemez, yani muhakeme yapmaz.
(Ankara'da göç davalarına bakan göç ihtisas mahkemesinin son yıllardaki bu duruşu nedeniyle, "teknik olarak mahkeme vasfında olmadığı" ifade edilir. Güvenlik tahdit kodlarına dava açmak teorik olarak mümkünse de, pratikte neredeyse bütün davalar reddediliyor).
Sağolsun Göç idaresinin hukuk müşaviri, ilgili hakimlere eğitim-brifing verir, birebir ziyaret yapar, olmadı heyet değiştirilir.
Rusyadan, Çinden, daha önce Esad'dan gelen bilgiler, istihbarat tarafından doğrulanmadan, "analiz edilmeden" tahdit veri girişi yapılır.
İstihbarat ANALİZ yapmazsa, yargı MUHAKEME yapmazsa göç hukukunda adaleti, doğruyu bulmak; kuruyu yaştan ayırmak mümkün olmaz, göç politikası zulüm çarkına döner.
Geri gönderme yasağı, sadece yasada, makalelerde kalırsa, insanlar sosyal medya üzerinden ADALETİ arar hale gelir.
Not: Biz de, bir dava da Usame Bin Ladin'in ismi geçiyorsa, (davacı, Bin Ladin'den nefret bile ediyorsa) mahkemenin olumlu karar vermesinin "ihtimali olmaz".
Suriye'de Şam'da teknopartiler düzenleniyor diye ortalığı ateşe verenlerin yalanları yol olsa herhalde aya ulaşırdık.
Bütün bu sahtekarlığa ve katliama rağmen hala geleceğe umutla bakan İzzet yurdu Suriye üzerine;
Suriye'de hayat hangi normale döndü? https://t.co/oTNj8kwyTT
Ak Parti eliyle Kemalist vesayete yeni alan mı açılıyor?
Ak Parti 15 Temmuz sonrasında gerilettiği vesayet karşıtı tutumunu, Basın İlan Kurumu kanununa "Atatürk ilke ve inkılapları" şartı ekleyerek yeni bir seviyeye mi taşıyor?
https://t.co/eMYZSmR4YG
Takrir-i Sükun Kanunu ve 163. Maddeyi,
Tek Parti despotizmi ve basın sansürünü hortlatmaya matuf şu rezil kanun teklifini Meclis'e nasıl teklif edebildiniz?
Kemalizm'i tahkim etmek üzere CHP'ye omuz vermek kimlere düşmüş, yazık!?
@yusufbeyazit60@AvukatErsanAksu@avademyildirim
Yirmi yılı aşkın iktidar döneminde, vesayet odaklarına karşı her ne kadar önemli ve tarihi adımlar atılmış olsa da Türkiye’de baskıların ve zulmün meşruiyet zemini haline getirilen bu resmi anlatının varlığını sürdürmesine daha ne kadar müsaade edilecektir?@RTErdogan@TBMMresmi
Muhtemelen eski genelge kopyalanıp yeni diye meclise sevk edilmiş!
Gözden kaçırılmışsa kötü!
Duyarsızlıksa daha da kötü!
Herkesi, her kurumu Kemalist tapınmaya zorlamak ne büyük zulüm, ne affedilmez bir cahiliye!
Resmi ideoloji dayatması son bulsun!
@RTErdogan@NumanKurtulmus