My chapter, "Fire Burns Where It Falls: A Vernacular Security Approach to 2021 Wildfires in Turkey" has been published by @Palgrave
So happy and proud to see this out! A huge thanks to our editors @LeeJarvisPols ,Michael Lister and Akinyemi Oyawale. 👇https://t.co/Jrk8rV03Fm
Eskişehir Odunpazarı Belediyesi ev sahipliğinde ve @uikonseyi ortaklığıyla düzenlenen XI. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresini, kısaca anlattım.
https://t.co/Jjtqkt8j6a
🔎 ODAK | Orman Yangınlarından COP31’e: Türkiye’nin Yangın Yönetişiminde Fırsatlar
"COP31, Türkiye’nin “topluluk temelli yangın yönetişimi” modelini uluslararası topluma sunması için ideal bir vitrindir. Orman köylülerinin yerele özgü bilgisini kurumsal yangın müdahale kapasitesiyle buluşturan hem yukarıdan aşağıya hem de aşağıdan yukarıya işleyen ortaklaşa yönetişim modelleri, COP30 sürecindeki eylem çağrısının “yerel aktörlerin güçlendirilmesi ve dahil edilmesi” ilkesiyle doğrudan örtüşmektedir."
✍️ Muhammed Onur Çöpoğlu
https://t.co/CKpeJcBzhd
🔎 FOCUS | From Forest Fires to COP31: Opportunities in Türkiye’s Fire Governance
"Türkiye’s COP31 presidency offers a historical opportunity for translating the Call to Action adopted during the COP30 process from words into action. Transforming the framework set out by COP30 into concrete implementation steps at COP31 will enable Türkiye to attain a strong position in climate diplomacy."
✍️ Muhammed Onur Çöpoğlu
https://t.co/buRH8658TQ
XI. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi'ne katkı sunan herkese çok teşekkür ederiz!
2028'de XII. Kongremizde görüşmek üzere! 😊
#uikkongre
Bu seneki UİK kongre'de İklim Yasası tartışmalarına dair çalışmamızı sunma fırsatı buldum. Tüm katılımcılara ve kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen hocalarıma çok teşekkür ederim. #uikkongre
Öğle arasının ardından #uikkongre 2026'da 9. tur! Sahradan sesler: diplomasi-medya-iş dünyası, Türkiye-Rusya ilişkileri, AB'de yönetişim ve stratejik otonomi, yerelden küresele çevre ve iklim güvenliği...
📢“Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Eleştirel Yapay Zekâ Çalışmaları” Öğrenci Konferansı’na davetlisiniz.
🗓️9 Mayıs 2026
📍santralistanbul Kampüsü
Program ve kayıt için👇
https://t.co/RScALlKGYH
@BiLGiOfficial@ValEUsProject@PledgeHorizon
Bir makalenin submitten yayınlanma ve açık erişimde kalma maliyetini hesaplamışlar; maksimum 500 dolar olabilirmiş. APC için yazardan istenen paralar ise minimum 2500 dolarlardan başlayıp 10000 dolarlara ( (Nature Hibrit OA) çıkıyor. OA
ücretsiz erişim sağlansın diye başlamıştı.
📌Yapay zeka ile dakikalar içinde ders videosu hazırlamak mümkün mü, yoksa 'insan dokunuşu' hâlâ şart mı?
📌Akademide yazılı metnin değeri azalırken, sosyal bilimciler yapay zeka çağında nasıl fark yaratacak?
@basar_baysal Global Panorama için yazdı.
https://t.co/ITcoxtkGFm
Yansıdan ders anlatan hoca devri bitti mi?
Yapay zeka araçlarıyla ders videosu hazırlama sürecini ve bunun yükseköğretimin öğretim tarafında neler değiştirebileceğini @Panorama_GA'da yazdım.
Yeni fikir kıvılcımları yaratması dileğiyle. @GoogleAI@claudeai@NotebookLM 👇
Projede @basar_baysal ve @esra__dilek hocalarım danışman; @monurco ve @seznkaya hocalarım ise araştırmacı olarak bizimle. Hep beraber verimli bir çalışma süreci geçirmeyi diliyoruz🤩
Yürütücülüğünü üstlendiğim "Türkiye’nin Uluslararası İklim Diplomasisinde Köprü Rolü" başlıklı projemiz TÜBİTAK 3501 kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Değerli katkıları ve danışmanlığı için @basar_baysal hocama çok teşekkür ederim.
Yazarlık, editörlük, hakemlik ve akademik yazım derslerimden edindiğim tecrübeye dayanarak yapay zeka araçlarının akademik üretimde kullanılmasına dair bir not düşeyim istedim. Bu konuda zaten birçok hoca detaylı bilgiler yayınladılar, benim yaptığım daha temelde var olan bir meseleyi biraz da basitçe açıklamak. Başlıyoruz.
En son söyleyeceğimi en baştan yazayım. Akademik araştırma ve yazımın artık yerleşik hale gelmiş temel adımlarını bilmiyorsanız yapay zeka araçları yarardan çok zarar verir.
Akademide yapay zekayı doğru kullanmanın ön şartı akademik zanaattır. Teknoloji, zanaatı güçlü olana imkan sunar. Akademik yazım açısından şöyle bir durum var. Bu işin bir mantığı ve mekaniği var ama bu lisans seviyesinde ve hatta bazen lisansüstü seviyede öğretilmiyor ve hatta akademisyenliğe başladıktan sonra bile çoğunlukla öğrenilmiyor. Bu arada unvan ayırt etmiyorum. Profesöründen doktora adayına kadar araştırma tasarımını ve yazımın mekaniğini bilmeyen çok örnek gördüm. Dolayısıyla YZ ne yapsın?
Öncelikle YZ yerinize “bilimsel akıl yürütme” yapmaz. Metin üretir, öneri sunar, taslak çıkarır, bağlantılar kurar. Ama neyin önemli olduğunu, neyin zayıf olduğunu, neyin çelişkili olduğunu ancak siz anlayabilirsiniz. Dolayısıyla ilk adım kaynaklarınızın derin okuması. Literatür taramasının 10 dk.da bitirildiği doğru ama kelimeleri özenle seçmek gerek. "Bitirdiğiniz" şey literatür taramasının sadece bir boyutu, oradaki kaynakları okumadıysanız geçmiş olsun. Kavramları ayırt etmek, argümanı takip etmek, varsayımları görmek, boşlukları fark etmek lazım. Bunu yapamayan kişi, yapay zekanın verdiği cevabın güçlü mü zayıf mı doğru mu yanlış mı olduğunu da anlayamaz.
İkinci olarak eleştirel düşünce gerekir. Her düzgün görünen metin iyi metin olmadığı gibi her akıcı paragraf da doğru akıl yürütme içermez. Yapay zeka çok rahat biçimde ikna edici ama zayıf, tutarsız ya da yüzeysel metinler üretebilir.
Üçüncü olarak muhakeme gerekir. Akademik yazı, cümleleri yan yana koymak değildir. Bir araştırma problemi kurmak, soru sormak, o soruya uygun amaç belirlemek, argüman geliştirmek, yöntem seçmek ve bunları tutarlı biçimde birbirine bağlamaktır.
Özellikle araştırma makalesinde mesele tam da budur. Araştırma sorusu ne? Bu çalışma neyi açıklıyor? Amacı ne? Argümanı veya hipotezleri ne? Hangi yöntemle ilerliyor? Hangi teorik çerçeveye dayanıyor? Bölümler neden bu sırayla geliyor?
Bu temel unsurlar baştan zayıf kurulmuşsa yapay zeka sizi kurtarmaz. Tam tersine, dağınık düşünceyi daha parlak cümlelerle örter. Sonuçta ortaya “akıcı ama temelsiz” bir metin çıkar.
Bugün birçok kişi yapay zekaya fazla güvenip en basit akademik mantığı göz ardı ediyor. Oysa yöntemini bilmediğiniz bir çalışmayı yazamazsınız. Araştırma tasarımını anlamadan makale kuramazsınız. Soru ile yöntemi eşleştirmeden güvenilir sonuç üretemezsiniz.
Bu yüzden yapay zekadan önce öğrenilmesi gereken şey şudur: nasıl okunur, nasıl soru sorulur, nasıl argüman kurulur, nasıl kanıt kullanılır, nasıl yapı kurulur. Bunlar yoksa yapay zeka yalnızca eksikliği hızlandırır.
Kısacası akademik üretimin klasik mekaniğini bilmeden teknolojiye yaslanmak hüsranla sonuçlanır. Bunu öğrenmenin yolu da o kadar zor değil. Lisans ve lisansüstü seviyede 1 dönemlik ders yeter. Ayrıca eskiden sadece İngilizce yayınlar varken artık Türkçe literatürde akademik yazımın temellerini açıklayan yayınlar var. Mesela şu ikisini kullanın derim: Seçkin Barış Gülmez'in https://t.co/SDwYTDuZYV ve @Ahmet__Basal hocanın https://t.co/jjP6WLd8uX
Sonuç olarak, YZ iyi araştırmacının elinde çok faydalı bir araçtır. Ama akademik yazımın mantığını, araştırma tasarımının temelini ve bilimsel muhakemeyi bilmeyen kişi için çoğu zaman çözüm değil, yeni bir hata kaynağıdır. Kısaca yapay zeka araçlarını kullanın ama bunu sağlıklı yapmak için önce akademik araştırma ve yazımın esaslarını bilin. Basit işleri yaptırın, yardımcınız olsun. Ama metin üretiminde kalem sizde olsun. Basit bir iki soruyla metni YZ'ya ürettirmeyin. Sizin ürettiğiniz metin üzerinde çalıştırın. Aksi takdirde uzun vadede bilişsel yeteneklerinizin kaybı söz konusu olabilir. Bunu gösteren çalışmalar çıkmaya başladı bile. Buradaki temel sorun YZ araçlarının sizi hep bir sonraki adıma itmesi. Araştırma sorusunu tartışırken bir anda kendinizi "istersen şimdi giriş bölümünü yazalım" teklifiyle cezb ediyor. İşte bu nokta en kritik yönü, bir anda kontrolü kaptırıyorsunuz. Tembel bir akademisyenseniz veya teşvik/doçentlik/kadro vs için yayın fabrikasına dönüşmeniz gerektiğine ve akranlarınızın önüne geçmek için kısa sürede çok makale yayınlama baskısına yenildiyseniz kolaylıkla boşa düşebiliyorsunuz.
Bir de meselenin YZ dedektörleri kısmı var. Bence bu artık yanıltıcı bir yere gidiyor. Derslerimde ve editörlük görevimde çok defa test ettim. Grammarly, Ithenticate, Turnitin, AssistinAI gibi dedektörlerin her biri aynı metne farklı oranlarda “YZ kullanılmıştır” raporu veriyor. 2020’de yazdığım metinde %22 çıkıyor ama bir başkası %40 diyor. Hatta Kemal Tahir’in 1960’larda yayımlanmış romanına bile YZ kullanılmıştır uyarısı aldım. Dolayısıyla “Benzerlik Raporunda” olduğu gibi belli bir yüzde sınırı koymak mümkün değil. Bunu elbette “tembel” veya “eğitimsiz” grup bir yeşil ışık olarak görebilir ama yukarıdaki açıklamayı tekrar hatırlatırım.
O zaman çözüm nedir? Körler, sağırlar birbirini ağırlar mantığı işlemez. İşlese de uzuun vadede kariyerinizi bitirebilir. Amaç “thick in the box” ise ortaya aylardır bu platformda birçok akademisyenin şikayet ettiği süslü ama altı boş, uydurulmuş kaynakçası olan metinler çıkar. Buna karşın hakemler, danışmanlar ve jüri üyelerine çok iş düşüyor. Bu görevleri layıkıyla yapanların olduğu ortamlarda makalenin dili ne kadar süslü ve etkileyici olursa olsun arka plandaki eksikleri gören, düzelten hocalar olacaktır. Çünkü bu grup argümana, tutarlılığa ve bilgilerin/kaynakların doğruluğuna dair derine iner.
Ama enseyi karartmayalım, eğitim ve akademik süreçlerin kontrolü ile birlikte bu sorun aşılır. Eğer YÖK ve üniversiteler bağlayıcı bir yaptırım kuralları sağlar ve bunu da istisnasız uygularsa daha hızlı aşılır, yok kendi haline bırakırsa yine aşılır ama zaman alır.
🌊 MediTerra Journal | Temmuz 2026 Makale Çağrısı
Uluslararası hakemli dergimiz MediTerra'nın yeni sayısı için makale kabulü sürüyor. Sosyal bilimlerin tüm disiplinlerinden özgün çalışmalarınızı bekliyoruz.
Detaylar ve gönderim için:
👉 https://t.co/VllubN08BA
Deep gratitude and thanks to editors @basar_baysal & Mathew H. Charles for their efforts in assembling this volume and inviting me to this project.
So happy to share that my chapter "Timber Trafficking: Illicit Logging and the Global Timber Trade" is now published in the edited volume Illicit Economies and Security Dynamics IOS Press, as part of the NATO Science for Peace and Security Series.
Link: https://t.co/PtwsxFbhrt
📢Hiring one postdoctoral and two predoctoral researchers for the @ERC_Research Grant project #COUNSTER, each position for up to 3 years to start on May 2026.
Postdoc link: https://t.co/hIgnqSR3xW (Deadline Feb 20)
Predoc link: https://t.co/G3x0VLGmIi (Deadline March 1)