📌Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Aydın iline bağlı Eşek Adasına geldi ve buradaki birlikleri denetledi.
👉Evet Miçotakis'e göre gittiği yer Sisam'ın güneyindeki Agathonisi adası, lakin bu ada Lozan Antlaşmasına göre Aydın Vilayetine bağlı ve Türk toprağı.
‼️Sahip çıkmazsan, elinden alırlar.
👉Eşek Adasına daha önce 2019'da Yunan Savunma Bakanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı gelip Türkiye'ye doğru bakarak kuzu çevirme yapmışlardı.
👉Ardından da 2020'de Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou buraya gelerek askeri birlikleri denetlemişti.
⚠️Tüm bu olanlara AKP ve MHP'den hiç tepki gelmedi biliyor musunuz? Ne kadar yerli ve milliyiz...!!!
#Pazar #EgeAdaları #Lozan
Size FB kulübünün özetini yapayım;
-Türk'ün takımıyız, milliyetçiyiz falan derler sponsorları Chobani olur.
-Muhalifiz ondan şampiyon olamıyoruz derler, başkanları MHP genel merkezinden çıkmaz, transferlerini CB ile oğlu yapar.
-Galatasaray'ı fetöcülükle suçlarlar, 3 Temmuz'da fetö ile mücadele ettik derler FETÖ itirafçısı Uğur Boral'ı statta ağırlarlar, efsaneler buluşmasına davet edip fotoğraflarını sosyal medyada yayınlarlar.
-Galatasaray'ı usulsüz transferle suçlarlar, hiçbir kontratlarını KAP'a bildirmezler sonra UEFA'dan ceza yerler.
- Galatasaray yapı kurdu derler, UEFA'nın ceza verdiği konularda TFF hiçbir şey yapmaz. Galatasaray TFF'yi istifaya çağırır, FB yapmaz ama hayali bir yapının Galatasaray'ı şampiyon yaptığına inanırlar.
-Icardi üzerinden namus, ahlak cart curt edebiyatı yaparlar, tecavüz ve kadına şiddet faili bir futbolcu transfer ederler, taraftarları, fenomenleri ve medyası tecavüzü gençlik hatası diye lanse etmeye çalışır.
-Başka bir başkanları kokain, esrar ne bulduysa kullanır, grup seks partileri yapar ahlak edebiyatı yapan taraftarları başkanları radara yakalanınca FB'ye operasyon yapılıyor diyip bunları da savunur, hatta "yha başkan karı skmiş, helal olsun xD" tarzı başkanlarıyla gurur duyarlar.
Febe kulübünün özeti budur, detaylara girersek daha çok şey yazılır.
Öyle bir woke döneme geldik, öyle bir zihin kontrolü altındayız ki medya sayesinde, kime ne anlatsak bizi düşman belliyor.
Afrika, tarih boyunca büyük bir nüfus ve medeniyete ev sahipliği yapmadı çünkü coğrafi ve iklim olarak müsait değil. Çeçe sineği dolayısıyla hayvancılık, yağış azlığı dolayısıyla tarım yapılamıyor. Boyuna kuyu açıp duruyoruz!
Bakın insanların fiziksel ve zihinsel becerilerinden bahsetmek ırkçılık değildir! Nasıl ki İskandinav kökenli insanlar uzun boylu, sarışın, disiplinli, mesafeli veya soğuk diyorsak, Sahra altı Afrika insanının da zihinsel yetenekleri ve yapabilecekleri, geçmişleri belli. Kuzeydeki Akdeniz, Avrupa veya Asyalı insanlar gibi medeniyet kurmaya elverişli değil!
Peki biz ne yapıyoruz? Afrika'ya para basıp, daha çok üremelerini sağlayıp, orada iş ve yiyecek olmadığı için Türkiye veya Avrupa'ya göçmelerini sağlıyoruz. Sadece Nijerya'da doğan çocuk sayısı tüm Avrupa + Türkiye'nin toplamından fazla. Bu kadar eğitimsiz, şehirde yaşamayı bilmeyen göçmeni tam olarak ne yapacağız?
Bakın bu ümmet birliği falan değil, bu sizi melezleştirmek isteyen Yahudi planı.
Geçenlerde biri bana zenci evliliğini eleştirdiğim için İslam'da ırkçılık yok diye kızdı. Peki tüm Osmanlı boyunca, bizzat o bölgeleri dolaylı yoldan yönettiğimiz halde ne kadar zenci damat aldık, bu melez çocuklar nerede? Ecdadımız da mı yanlış yaptı ve ırkçıydı yani?
Sözün özü Türk halkını ahtapot gibi her bir yandan sarmıış durumdalar. Bu cendereyi nasıl kıracağız çok merak ediyorum ama ne söylersek söyleyelim, bir grup tarafından kin kusuluyor.
Esenboğa Havalimanının 3.pistinde yaşanan büyük fiyasko!
19 Ocak 2026’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı;
Esenboğa Havalimanı 3.pistine yolcu uçaklarının iniş yapamadığını tespit ettik.
3750 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğindeki, dünyanın en büyük gövdeli uçaklarının inebileceği açıklanan 3.piste;
Bugüne kadar inebilen tek uçağın kaydına ulaştık⬇️
O da bir pır pır uçak❗️
Uçağın modeli: Cessna 172
Kullanım amacı: Eğitim uçağı
4 aydır 3.pistten sadece 16 Mayıs tarihinde saat 14:07’de, bu 4 kişilik tek pervaneli pır pır uçak kalkıp inebildi.
Peki pistin açılışından bugüne kadar kaç yolcu uçağı 3.pistten kalkış ve iniş yapabildi?
Sıfır❗️
Çünkü Havalimanının 3. pisti, Ulaştırma Bakanlığı tarafından adeta bir hafriyat döküm sahasına çevrilmiş durumda.
Yetkililer büyük bir sivri zekalılıkla;
Havalimanından çıkan 1 milyon m3 hafriyatı, havalimanı dışındaki belediye döküm sahası yerine, 3.pistin etrafına döktüğü için devasa hafriyat tepeleri oluştu.
Bu nedenle 3.pistteki seyrüsefer yardımcı cihazlarından sinyal alınamıyor, yaklaşma sistemleri bozuluyor, uçaklara gönderilen sinyaller kesiliyor.
Kalibrasyon uçakları pistin uçak trafiğine uygun olmadığını ölçüp duruyor. Tehlikeye işaret ediyor.
Sonuç⬇️
AKP marifetiyle 3.pist bölgesine dökülen devasa hafriyat nedeniyle;
Hiçbir yolcu uçağı 3.piste inip kalkamıyor❗️
Bunun adı kepazeliktir!
Bu şartlar altında on milyonlarca Euro harcanan 3.pist yalnızca pır pır uçaklarla VFR uçuş yapılabiliyor. Bu durum devasa bir kamu zararına yol açıyor.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na sesleniyorum!
Gelin, yüreğiniz yetiyorsa, Esenboğa'da 3. pistte buluşalım, birlikte yerinde inceleme yapalım.
Ayrıca bu hafriyat kaldırma işini derhal yapmazsanız ve sorumluları görevden almazsanız, sürpriz bir belge açıklıyorum.
İşte 3.pistte uçurulabilen tek uçak olan o pır pır uçak⬇️
Abi üzüntüden kalp krizi geçireceğiz artık. Lütfen yeter, durun artık. Dünya'nın en güzel coğrafyası ve insanı yaklaşık 4-5 bin kişilik bir aç gözlüler ordusu tarafından sömürülüyor
Bakın mesele yanlış anlaşılmasın. Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını çözemiyor değil, ÇÖZMÜYOR.
Aşağıdaki paylaşıma ek olarak, iktidarın bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Okullarda çocukların ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak yerine, her saldırıdan sonra yayın yasağı, erişim engeli ve “provokasyon” söylemiyle meseleyi bastırmaya çalışmamak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Çocuklara, diğer birçok ülkede olduğu gibi okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, ortak yaşam alanının dahi olmadığı rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Toplumu derinden etkileyen her olayda suçu bilgisayar oyunlarında aramak yerine, 23 yılın sonunda içine sürüklendiğimiz sosyal çürümeyi kabul etmek.
- T.C. vatandaşlarının yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına adımlar atmak.
- Günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki öğrenci bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini “münferit olay” diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe teşkilatı başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Kendine muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Az önce evimize iki polis geldi. İfade için Vatan Emniyet’e davet ediyorlar.
Aşağıdaki haberden dolayı Nureddin Nebati’nin şikâyeti üzerine ifade vermem gerekiyormuş.
Ülkenin geldiği durumu görün diye paylaşıyorum.
Böyle bir haber için neden eve polis gönderiliyor?
Böyle bir haber için neden soruşturma açılıyor?
Böyle bir haber için neden 23 Nisan günü evimde rahatsız ediliyorum?
Bu bir haberdir. Nureddin Nebati’nin şikâyeti varsa, itirazı varsa tekzibini yazar, gönderir.
Bu ne demek oluyor?
Yeter kardeşim artık, vallahi yeter ya!
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi.
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Suç örgütü kurmak ve yönetmek, suç örgütüne üye olmak, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla yargılanan; verdiği ifadelerle yüzlerce kişinin tutuklanmasına ve yargılanmasına neden olan Aziz İhsan Aktaş’ın, Baki Nugay’ın, Doğan-Özkan Aktaş’ın ve Ümit Gözütok’un bireysel hesaplarındaki bloke kaldırılmış.
Bursa’da halkın oyuyla seçilen Mustafa Bozbey tutuklandı; yerine sandıktan çıkmayan bir isim, meclis çoğunluğuyla göreve getirildi. 47 yıl sonra kazanılan belediye, yıllar öncesine dayanan ve hâlâ sonuçlanmamış iddialar üzerinden fiilen el değiştirdi.
Halkın açık iradesi bir kalemde yok sayıldı, sonra da buna “milli irade” diyoruz!
Eğer milli irade buysa, sandığın ne anlamı kalıyor?
Mahkeme kararıyla önceki hesabımız askıya alındı.
Bu Yeni Hesabımızı Takip Edin, Ekrem İmamoğlu'nu hatırlatmaya ve gelişmeleri duyurmaya devam edeceğiz!