68 sonrası ortaya çıkan optimist/barışçıl karşı kültür imgelemi, iktidardan arındırılmış komün girişimlerinin sıçmasıyla birlikte 70'ler sinemasında bad trip & paranoyalarla dolu folk horror'lar, politik gerilimler kusmaya başlamıştır
Alman sinemacı Werner Herzog:
“İnsanın durmadan kendi içine bakmasına, kendisini didikleyip aynı şeylerin etrafında dönüp durmasına karşı içimde derin bir tiksinti var. Bir psikanalistin karşısına oturmaktansa ölmeyi yeğlerim. Çünkü bana göre orada yapılan şey, daha en başından yanlıştır.
Bir evin her köşesine güçlü bir ışık tutarsanız, o ev sonunda yaşanabilir bir yer olmaktan çıkar. Ruh da böyledir. Onu, bütün gölgeleriyle, karanlıklarıyla, içinde sakladığı her şeyle bütünüyle aydınlatırsanız, insan da artık ‘yaşanabilir’ olmaktan çıkar.
Psikanalizin —başka pek çok yanlışla birlikte— 20. yüzyılı böylesine kötü hâle getiren şeylerden biri olduğuna inanıyorum. Bana kalırsa 20. yüzyıl, başından sonuna kadar bütünüyle bir hataydı.”
Deniz Göktaş popisi yükselmiş. Yıllar önce veganlığa ve veganlara yönelik yaptığı aşağılayıcı "şaka"ları unutanlara hatırlatmak isterim. Sakın, ama o ofansif mizah, kalkanına da sığınmayın.
This is Dora. She is 22. Maybe even 23. She is my husbands cat. She came with his first rental house, abandoned and hiding inside a dresser left behind by the tenant before him. She's been with us through dating, marriage, 2 kids and a cross country move. She's mostly deaf and blind now, but she will meow excessively until you sit down and pet her.
ps2’im vardi ama memory card’im yoktu o yuzden oyunu save edemiyordum. konsolu her acisimda surekli yeniden basliyodum roguelike gibi oynadım butun oyunu o yuzden bütün bolumleri hala ezberimdedir
tabii ki ayn rand okunmamali ama en azindan su olguyu bilmek gerekiyor, dusunceleri ne kadar yuzeysel ve dandik olsa da 20. yy’daki klasik amerikan liberalizminin / birtakim bireyselci dusuncelerin referans noktalarindan biri haline gelmeyi basarmistir, kitapları yok satmistir vs
yani demek istedigim ayn rand’i detaylica olmasa da abd ulusu üzerindeki etkisini bilirseniz amerikalilarin ne kadar gerizekali olduklarini yeniden vurgulamaniz gereken bir anda karsi tarafi hizli bi sekilde etkisiz hale getirebilirsiniz.
@EmekErez ya tabii burası için de düşünebiliriz, henüz oraya gelemedim ama varmak istediğim nokta şuydu: 'kayıt altına almayınca izlemiş/okumuş olmuyoruz' muhabbetinin izine çok daha ötelerden itibaren rastlayabileceğimiz idi
letterboxd/goodreads (veya eskiden https://t.co/in3T3tRe2U vardı) gibi platformlarda içerik loglamayı ne küçük ötekilerle (takipçilerimiz/takip ettiklerimiz) olan ilişkilerimize indirgeyebiliriz, ne de neo-liberal performans düzenine. bu log pratikleri muhtemelen yazı kadar eski
@xale_can Neo-liberal performans düzeninin getirisi maalesef, bir yandan performansa dönüşmeden gerçeklik kazanmıyor diğer taraftan da gerçekliğin sürekli eğilip büküldüğü kaybedildiği dijital kapitalist çağ.
ikincildirler, zaman içinde (işe neo-liberal performans düzen etkisi belki burada işin içine giriyor) türemişlerdir, ancak bugünden itibaren belli bir öznellik biçimini işaret ediyorlardır falan filan, bunların kayıt altına alma işlemiyle olan bağını güncel bişi gibi görmek abes.
tabii ki konunun nicelikle ilgili takıntısını (bakalım bu yıl 50 kitap okuyabilecek misin) veya sosyal medya aracılığıyla oluşan kamusal alanda 'tükettiğini paylaşma' alışkanlıklarını göz ardı etmiyorum ama kayıt tutma, not alma, listeleme gibi pratiklere göre bunlar olsa olsa+