Ali hocam yazmış, özetle diyor ki: Silahın tasfiyesi için yasa çıkarılması elbette kritik. Fakat iktidar bunu hak ve özgürlükleri genişleten bir hukuk adımı olarak değil, eski güvenlikçi ezberini koruyarak yapmaya çalışıyor. İfade özgürlüğü ve KHK'lılar gibi meseleler yine 'terör' parantezine sıkıştırılıp harcanıyor.
Bütün mahallenin suyunu benim sayaca mı bağladınız naptınız? 23 ton su kullanımını görünce evi aqua parka çevirdiğimizi sandınız herhalde. Ne hamam çalıştırıyoruz ne tarla suluyoruz, altı üstü evde gmüzü yıkıyoruz. Şu sayacı adamakıllı kontrol edin, tutarı da düzeltin. İnsan kazıklamanın da bir usulü olur!
@askiankara
Sayın @mansuryavas06 Başkent'te adalet diyorsunuz ama ASKİ masayı kurmuş bizi yiyor, şu kuruma bir el atın lütfen!
Terör örgütü üyelerinin silah bırakıp kademeli olarak affı ve topluma entegrasyonu ile siyasete girme hakkı verilmesi ayrı ele alınmalıdır. Sürecin toplum rızası ayağı çok ihmal ediliyor.
@yildarado Kumpas masalarında hayat karartıp paçayı kurtarınca kendini stratejist sanıyor, o gün bastığın manşet ne kadar gazetecilikse, bugün yaptığın tahlil de o kadar siyaset bilimi..
Türkiye’de ne zaman bir siyasi kopuş olsa yeni bir rüzgar geliyor denir ama sandık açılınca işler değişir. Tepki oyu anketlerde %20'yi aşsa da sandıkta %10 civarında çakılır; seçmen günün sonunda yine bildiği limana döner. Bu filmi daha önce çok izledik, yine öyle olacak.
Sağın tebrikini almak bir solcuya takılan madalya değil kesilen ilkesizlik faturasıdır. Sağın güvenli sınırları içinde ağırlanıp bunu maharet sanmak kendi ilkesel zeminini peşkeş çekmektir..
Hocam bu konu daha çok su kaldırır şüphesiz, dediklerinizde haklı olduğunuz çekinceler de var. Ama özetle benim baktığım yer şu,iktidarın emrivakilerine karşı kenara çekilmek yerine, o sürece dahil olup tuzak maddeniz şu diye teşhir etmek ve oyunu bozmak bana daha gerçekçi bir siyaset gibi geliyor.Zaman gösterir zaten kimin haklı olduğunu. (Halk olarak kandırılmaya bu kadar alışmışken Samuel Beckettın hesabı: Yine dene, yine yenil, daha iyi yenil demek düşüyor bize de artık.)
Hocam anayasa ve otokrasi kaygınızı anlıyorum, yabana atılacak bir risk değil tabii. Ama burada şöyle bir durum var, İktiidar zaten 2017'den beri Cumhurbaşkanlığı sistemiyle bu yetkileri fiilen kullanmıyor mu?Yani TBMM'nin bypass edilmesi yeni bir yetki devrinden ziyade mevcut sistemin bir sonucu zaten.
Bir de mevcut güçle zaten istediklerini yapabiliyorken,sırf rıza üretmek için kendi tabanlarını bile zorlayacak böyle riskli bir sürece girmeleri ne kadar mantıklı?
Tamam,bu risklere şerh düşelim ve denetleyelim ama sırf bu yüzden süreci tamamen tuzak ilan edip kenara çekilmek, muhalefetin siyaset yapma alanını tamamen kapatmıyor mu?
Ben de iktidarın niyetinin halis olduğuna inanmıyorum bu arada.Ama siyaset iktidarın niyetine güvenerek değil,ortaya çıkan alanı toplumsal faydaya çevirmek için yapılır diye düşünüyorum.
@aiseozlem Hocam, peki rejimin eline geçeceğini söylediğiniz bu daha büyük baskı yetkileri tam olarak hangi yasal düzenlemeye dayanıyor? Bir de iktidarın muhalefeti içeri atmak için zaten yeni bir yasaya ihtiyacı yokken, bunu niye sırf bir yem olarak gördüğünüzü biraz açar mısınız?
Biz sevdiklerimizin, dostlarımızın sağ salim özgürlüklerine kavuşacak olmasının sevincini yaşarken; birileri oturdukları konforlu alanlardan, sırf kendi koltuklarını ve siyasi rantlarını koruma uğruna 'yapıcı eleştiri' maskesi altında bu süreci baltalamaya çalışıyor.
@b_kalemim Dino Buzzati’nin Tatar Çölü. Kitabın o kasvetli ve durağan havası okurken insanı acayip zorluyor, hiçbir şey olmuyor mu yani diyorsun.. Ama son sayfaya geldiğinde hayat ve zaman üzerine vurulan o darbe öyle bir oturuyor ki pes etmediğine değiyor.
Okuduğum en iyi günlük sanırım Oğuz Atay - Günlük olabilir. Bir yazarın o yalnızlığını ve iç dünyasını bu kadar filtresiz okumak bende çok ayrı bir yer etti.
Ahmet Kaya’yı ülkesinden eden o kibirli ve ırkçı kalem, bugün neye uğrarsa uğrasın basındaki o kirli mirasından ve üzerindeki ah'tan asla kaçamayacak. Dünün muktedir tetikçisi, bugünün mazlumu rolünü oynayamaz. Tarih de vicdanlar da ne yaptığını unutmadı. Vay şerefsiz!