Yargıtay içtihadlarına göre "silah" sayılan bir türden, neden korkmasın ??
Küçük büyük hepsinde 42 adet çivi gibi diş var !
Niye kuduz aşısı olmak zorunda kalsın ?
Köpek, sadece sahibinin dostudur
So thirsty middle aged women taking pictures and lusting over a young man is cute and fun and warrants a “😂”
Now imagine Emma Radacanu was in her sportsbra on court and 40+ year old men started filming her licking there lips with lust!
Would you post it with a 😂 reaction?
ERMAN TOROĞLU: NET KIRMIZI
Benim anlamadığım nokta abi, Milan Škriniar’ın i Vlahović’e yaptığı hareket, attığı dirsek neden hakemler tarafından değerlendirilmedi?
Bu net bir kırmızı karttır. Dünyanın her yerinde rakibine atılmış böyle bir dirseğin karşılığı kırmızıdır.
Sen bunu veremiyorsan kendine hakem deme abi.
Anlamıyorum hocam. Bunlar neden bu kırmızı kartı gösteremiyorlar? Neden hakemlerimiz bu kadar cesaretsiz?
Kalbi yorgunluktan yerinden çıkacak gibi ama dönüp boşa giden suyu kapatıyor.
Nerede ve hangi koşulda olursa olsun boşa harcanan, israf edilen bir şey varsa sırtını dönmeyip ona müdahale eden kişilere çok saygı duyuyorum.
TÜRASAŞ bünyesinde yapımı sürdürülen Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nda çalışmalar yüzde 80’e ulaştı.
Sakarya'da kurulan Türkiye'nin ilk hızlı tren fabrikası bu yıl sonuna kadar tamamlanacak olup 250 kişiye yeni istihdam sağlaması hedefleniyor.
Ben Ruhi Çenet’e Lut Gölü’nde çektiği videoda lgbti renklerini taşıyan şemsiye açtığından beri soru işaretiyle yaklaşıyordum. Çok fazla videosunu da izlemedim. Sadece şundan eminim: Youtube gibi bir platformda hasidik yahudilerine karşı yapılan böyle bir propaganda; soru işaretli taşıyor. Ortadoks, ultra ortadoks, Hasidik, Haredi gibi kol isimleriyle anılan bu topluluk; siyonizm karşıtı. Bununla birlikte hasidik yahudiler İsrail’de inançları nedeniyle askerlik yapmaz. Uzun süredir İsrail’de haredi yahudileri gündemi var. Askere gitmeleri isteniyor, onlar da netenyahu hükümetinden desteğini çekmekle tehdit ediyordu. defalarca askere gitmemek için sokak eylemleri yaptılar. Ve siyonist yahudilere olan nefret; toplu bir şekilde hasidik yahudilerine yönlendirildi. sanki tesadüf değil gibi geliyor. ruhi çenet’in sponsorluk ilişkilerini, evveliyatını saymıyorum bile. ne diyelim, çıkar kokusu.
Yeni Nesil Suç Örgütlerine Geçit Vermeyeceğiz!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın huzurunu ve güvenliğini tehdit eden yeni nesil suç örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gençlerimizi suça ve şiddete özendirmeye çalışan yapılara karşı adli ve güvenlik birimlerimiz güçlü bir koordinasyon içerisinde hareket ediyor.
Bu kapsamda bugün Antalya ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın, Antalya ve Kayseri İl Emniyet Müdürlüklerimizle koordinasyonunda yürütülen soruşturmalar kapsamında toplam 4 yeni nesil suç örgütüne yönelik 46 şüphelinin hedef alındığı operasyonlar gerçekleştirildi.
Antalya’da, üç ayrı yeni nesil suç örgütünün şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini sosyal medya üzerinden övdüğü veya örgütlerin eylemlerinde yer almaya yönelik paylaşımlarda bulunduğu tespit edilen 14 şüpheliye yönelik operasyonda 10 şüpheli yakalandı. Aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildi.
Kayseri’de ise 68 mağdura yönelik 89 ayrı suç eylemi gerçekleştirdiği tespit edilen yeni nesil bir suç örgütüne yönelik, 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 32 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Aramalarda silah, mühimmat, çek ve senetler, dijital materyaller ile uyuşturucu madde ele geçirildi.
Bu önemli operasyonları başar��yla yürüten Antalya ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Antalya ve Kayseri İl Emniyet Müdürlüklerimize ve süreçte emeği geçen tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Gençlerimizi suç örgütlerinin ağına düşürmeye, şiddeti normalleştirmeye ve suçu bir güç ve itibar unsuru gibi göstermeye çalışan hiçbir yapıya müsaade etmeyeceğiz. Yeni nesil suç örgütleri ve bunların tüm yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır!
Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta hâline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşlarımızın mağdur edilmesi asla kabul edilemez.
Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda; vatandaşlarımıza ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde bu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığı; bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşılarak “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız”, “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur edildiği anlaşılmıştır.
Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldığı tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında bugün gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır.
Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.
RUHİ ÇENET VE SİYONİST PROPAGANDA
Komplo teorileri, gizemli olaylar ve seri katillerin hayatı hakkında çektiği videolarla tanınan Ruhi Çenet’in YouTube için hazırladığı son video çok konuşuldu. ABD’de yaşayan Hasidik Yahudiler hakkındaki bu video şimdiden 40 milyondan fazla seyredildi.
Gazze’deki soykırım nedeniyle İsrail karşıtlığının dünyada arttığı bir zeminde yayınlanan bu video ilk bakışta bu amaca hizmet etmiş gibi görünüyor. New York’un merkezinde izole bir hayat yaşayan Hasidik Yahudilerin gündelik yaşantılarına odaklanan belgeseli seyredenler İsrail’in zihin dünyasına ışık tuttuğunu düşünüyor.
Zaten videonun başında Çenet, Filistinli çocuklara yardım çağrısı yaparak bu algıyı besliyor.
Peki İsrail karşıtı görüntü, ses kaydı ya da açıklamaları sansürleyen, hatta bu tür yayın yapan hesapları çoğu zaman sorgusuz sualsiz kapatan YouTube bu videoya nasıl izin verdi?
Cevap açık. Çünkü video İsrail karşıtı değil.
Bilakis Siyonist propagandaya hizmet ediyor.
Nasıl mı?
Siyonizm’in temel tezlerinden biri, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Yahudilerin güvenliğinin ancak kendilerine ait bir devletle sağlanabileceği düşüncesiydi. Bunun için Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasını savunuyordu. Siyonistler, II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’daki Yahudilere yapılan toplu katliamları amaçlarını gerçekleştirmek için kullandılar.
İsrail’den sonra dünyada en çok Yahudi’nin yaşadığı ABD’de benzer bir güvensizlik ortamının oluşması ve tıpkı II. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi bir “Yahudi nefreti”nin artması Siyonizm’in en çok istediği şey. Bu sayede Filistin’deki varlıkları tartışılmayacak.
Hasidikler toplam Yahudi nüfusunun yüzde beşi dahi değil. En belirgin özellikleri seküler bir ideoloji olan Siyonizm’e mesafeli olmaları. Bir kısmı İsrail Devleti’nin politikalarını desteklese de İsrail nüfusu içindeki varlıkları ve etkileri oldukça sınırlı.
Hatta içlerinde Neturei Karta gibi İsrail Devleti düşmanı gruplar bile var. İsrail’de yaşayan üyeleri orduda askerlik yapmayı dini gerekçelerle reddediyor.
İsrail’i kuranlar Yahudiliği dini değil, kültürel bir araç olarak kullanan seküler kimselerdi. Hatta Siyonizm’in kurucusu Theodor Herzl ateistti. Bugün Filistin’de işgal ve soykırım gerçekleştiren Netanyahu’nun başını çektiği ekip gerçekte sekülerle dindar Siyonistlerin bir ittifakı sonucu oluştu.
Dünyada Siyonizm karşıtlığının arttığı, Trump’ın “İsrail karşıtı hahamları” Beyaz Saray’da ağırladığı bir dönemde, New York’ta kendi halinde yaşayan bir Yahudi topluluğunun hedef alınması kimin işine yarar?
Yahudilerin, "işgal altındaki Filistin toprakları dışında" dünyanın her yerinde özgürce yaşayabilmeleri hem insani hem de siyasi açıdan son derece önemli.
Müslümanlar asırlarca Yahudilerle birlikte barış içinde yaşadılar, hatta Kudüs’te bile. Yahudiler, Avrupa’ya kıyasla “Müslümanların egemen olduğu” topraklarda çok daha güven içinde yaşadılar. Bu davranış biçimi Müslüman toplumlar için sadece ahlaki bir zorunluluk değil, aynı zamanda İslami bir gereklilik de.
Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Yahudilerin can güvenliklerinden emin olması, bizim İsrail karşıtı siyasi duruşumuz açısından da en kritik nokta. Çünkü temel sorun Yahudilerin varlığı değil, İsrail’in Filistin topraklarında s��rdürdüğü işgal ve yasadışı Yahudi yerleşimleri.
Şimdi soruyu bir kez daha soralım: Ruhi Çenet’in videosu kime hizmet ediyor?
Bunun cevabını da sponsorluğunu yapan İsrail merkezli MyHeritage şirketi versin.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 5 Eylül 2026, Cumartesi.
Sevgili Elif hanım evet bu işler tam olarak böyle oluyor!
(Benzeri gelen ithamlara ortak bir cevap, Elif hanıma özel değil.)
Normalde iki farklı durum vardır. Birincisi bir metin yayınlanmadan, yani kamusal olmadan, uzmanlara gönderilip fikir alınır. Üst düzey yayınevi ve dergilerde zaten siz istemeden bu yapılır. Benim uzun süredir çok sayıda makalem uzmandan uzmana gidiyor. Hatta gidip bu makaleleri uzmanlarına anlatıp fikir alıyoruz. (Bunların bir kısmına konferans ya da sempozyum deniyor)! Bu durumda siz özelden mail atarsınız elbette. Ki her yıl 10larca kitap ve makaleye böyle dönüş yaparım. Altay hoca bana atsaydı kitabını önceden burada yazdıklarımı özelden yazardım.
İkincisi ise yayınlanır ve kamusal alana çıkar. Zihinleri de şekillendirmeye başlar. Burada artık kamuda olduğu için o fikir kamuda tartışılır. Ben Altay hocaya öneri için yazmıyorum ki bunları. Neden ona atayım? Kitabın okuyucularına yazıyorum. Varsa hepsinin mail adresi atın hepsine göndereyim! İlim böyle bir şey. Kamuya çıkınca konu kamuda tartışılır.
Ayrıca gayet ilmi ve olabildiğince de nazik bir dille yazıyorum. Altay hoca koca bir alanı ve çalışanlarını (din felsefesi, çağdaş felsefe) yargılıyor kitapta. Alanı itibarsızlaştıran iddialarda bulunuyor. Bunu maille yapmıyor kamusal alanda yapıyor. Şimdi bu alanda olanların itibarı yok mu? Bu alanın itibarı yok mu? Binlerle insandan söz ediyoruz yahu?! Yetmiyor bu alanı devlet fonluyor, insanlar bu alandaki öğrencilere burs veriyor. Vakıflar bölümler açıyor. Bunların itibari yok mu? 6 yıl doktora ve mastera vakit ayıranların emeklerinin değeri yok mu?
Herkesin anlaştığı falan da yok. Ben bireyim kimse ile hareket etmem. Bizim Halvetiliğin Hayati kolunda güzel bir söz vardır: Her yüzde bir düşman görüyorsan, önce baktığın aynayı değil, aynaya bakan yüzü yokla.
Normalde ben Altay hocanın güncel kelam tartışmaları programında moderatörlük yapacaktım. Eleştirmem gerekir ayıp olur diye moderatörlükten çekildim kitabı okuduktan sonra. Kendisini eleştirmemek için elimden geleni yapıyordum. Herkese böyle çekinir miyim? Çekinmem. Çok sayıda meslektaşımı eleştiririm. Ne onlar ne çevresi burada derin bir mana aramaz çünkü. Ama Altay hocanın çevresi her şeyde böyle derin komplolar arıyor, ona yapılan saldırıyı İslama saldırı olarak anlıyor vs. Şunu anlayın arkadaşlar hiç kimse ama hiç kimse İslamın yegane bayraktarı değil. Bu tarz bir teslimiyet de kült vari bir kafadır tehlikelidir. Eleştirilmeye alışmak lazım, sevdiğiniz insanların yanılmasına alışmanız lazım. Bakın ben 20 kere falan hatamdan dolayı bu platformda özür dilemişimdir.
Çekinmek derken de kast ettiğim gönül kırmamaktı. Yoksa korku değil. Ama baktım ki Altay hocanın çevresinin öyle gönül kırmamak gibi bir derdi yok. Onunla twitter'da atıştığımız zaman bazı takipçileri eşimi bile işin içine katan hoş olmayan twitler attılar. (Elbette Altay hocanın çevresi komple böyledir demiyorum. Ama böyle söylemlere de karşı olmayan bir iklim var. Mesela benim çevremdeki iklimde asla böyle bir şeye izin olmaz).
Altay hocanın da eleştirilerden rahatsız olduğunu sanmıyorum. İlim meydanına çıktınız mı fikriniz eleştirilecek tabi. Bu işin usulü bu. Mesele kişiye şahsi saldırı yapmamak.
Zamanlamanın özel bir anlamı da yok. Çok uzun zamandır zaten Altay hoca sürekli birileri ile kavgalı. Bir ay sonra bitecek mi sizce? İki ay sonra bitecek mi? Bir şeyler değişmezse biteceğini sanmıyorum.
Şunu da ekleyeyim benim itibar suikasti gibi bir derdim olsa bambaşka bir üslup ve içerik okursunuz. Ama benim öyle bir derdim ya da amacım yok. Olamaz da.
Benim temel savunduğum fikirler ortada. Bu fikirleri aşağılayan ya da o fikirleri eleştiren insanlar kim olursa olsun ilmi ölçekte cevap vermeye devam edeceğim. Bu o kişilerin şahsına düşman olduğum anlamına gelmez. Celal Şengör'e de, Cemre Demirel'e de, Kerem hocaya da, Mustafa Öztürk hocaya da eleştiri yapıyorum. Altay Meriç'e de yapacağım belli alanlarda. Geçen evrim kitabı yazdığı zaman İhsan Şenocak'a eleştiri yaptım.
Ama denk gelirim oturur kahve de içerim. Öztürk hocaya mesela acayip yüklendim, geçen aylarda benim bir makaleyi önerdi hoca üyelere özel bir yayında. Bende bir kitabımda çalışmasına atıf yaptım. Bu iş böyle yani, ki Öztürk hocaya da sürekli yükleniliyor. Ona da başka eleştirilerle aynı döneme denk geliyor ne zaman eleştirsem. Normal çünkü Öztürk hoca hep tartışma içinde oluyor. Bu kişilerin şahsına değil, fikirlerine eleştiri yapıyorum.
Şu meşum sahnenin neresine yansam olmuyor...
Ayasofya'nın ( en azından ben öyle benzettim) hatırasının ayaklar altına alınmasına mı üzülsem, kendini sanatçı addeden birinin o kutsal suilet altındaki edebe muğayyir kıyafetlerine mi yansam, ne etsem bilemedim doğrusu.
Kısacası bu kadar fütursuzluk sahiden de çok fazla...
Sn @RTErdogan@iletisim@dbdevletbahceli@TCKulturTurizm
@abdullah_kulog@cetinkayakoc Merin Arik saglamdir. Buyuk kozmolog. Evet rahmetli esini de duymayan yoktur. Diger zat hakkinda baska seyler de biliyorum da gerek yok dedikoduya. Kendi kendini rezil ediyor zaten. Ama devlet kadrolarina yerlesip kendilerini birseymis gibi gosterenler maalesef aslinda hic birsey