KAZANDIK!
Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları, yasadışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçteki bir işleyecek mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır.
Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!
Ankara'daki heyetimizle Edirne'de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz!
Madenci hakkını alacak!
Tutulmayan sözlere, zulme, zorbalığa karşı Doruk Maden işçileriyle omuz omuza; mücadele neredeyse orada olacağız. Madencilerin Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemine Genel Başkanımız Erkan Baş ile birlikte katılacağız; birlikte direnecek, birlikte kazanacağız!
🗓️ 4 Haziran Perşembe
⏰ 11.00 | Buluşma | TİP Ankara İl Binası
⏰ 12.00 | Yıldızlar SSS Holding
Bu fotoğraf yanlış hatırlamıyorsam 2014 yılında Trabzon havaalanında çekildi. Yanınızdaki kızım. İlçe Başkanı olduğum dönemden kalma.
Bu çocuk 21 yaşında şimdi, üniversite öğrencisi. İki yıl önce ilk oyunu size vermiş ve göğsünü gere gere arkadaşlarına anlatıyordu.
Bugün telefonda; ‘Allah belasını versin Kılıçdaroğlu’nun’ dedi bana, durup dururken.
Umutlarını tükettiniz gençlerin. Yetmedi güvenimizi de sarstınız, ne söylesek inanmıyorlar artık. Başkası adına utanmayı çocuklarımız önünde yaşıyoruz, utançla…
Ne diyeyim;
Gün yüzü görmeyesiniz…
@kilicdarogluk
Halkta tık yok. Halk daha ne yapacak aq. Gezi’de adamların çocukları ölmüş, aileye belediyede memuriyet vermekten acizsin. Saraçhane’de gençler Taksim Taksim diye bağırıyor, otobüste yiğidim aslanım dinletiyorsun. Bu halk kurşun asker mi?
30 yıllık bir kurum olan Bilgi Üniversitesi’nin Cumhurbaşkanı kararıyla bir gecede kapatılması hukuki olmadığı gibi vicdan ve adaletten de tamamen uzak bir karardır.
Bir üniversite; öğrencilerin, mezunların, akademisyenlerin ve emekçilerin yıllar içerisinde kurduğu ilişkiler, ürettiği bilgi, oluşturduğu hafıza ve ortak yaşam sayesinde var olur. İnsanların bir sabah uyandıklarında, parçası oldukları kurumun kendi iradeleri dışında tasfiye edildiğini öğrenmeleri, yıllar boyunca harcanan emeğin, hakkın ve kurulan bağların tek taraflı bir kararla hükümsüz ilan edilmesidir. Üniversite öğrencilerinin başka bir garantör üniversiteye yönlendirilmesi planı söz konusu olsa da, bu planın ayrıntıları kaygı içindeki öğrencilere şimdiye kadar aktarılmamış, böyle bir “aktarma” sürecinin öğrenci ve mezunlar için yaratacağı sorunların nasıl çözülebileceğine dair hiçbir kurumdan net açıklama yapılmamıştır.
Bilgi Üniversitesi’nde yaşananlar, yalnızca bir yükseköğretim kurumuna dönük münferit bir müdahale olarak değerlendirilemez. Bu ülkenin esas üreticisi olan emekçi halk, nasıl ki her sabah tepeden alınan kararlarla biraz daha tanımakta zorlandığı, yabancılaştığı bir ülkede yaşamaya zorlanıyorsa; Bilgi Üniversitesi bileşenleri de bugün kendi içerisindeki yaşamı ürettikleri kampüslerinden bir gecede açıklanan kararla kopartılmak istenmektedir. Yaşadığımız şey, aynı baskıcı mantığın bütüncül ve ülkeyi tanınamaz hale getiren kuşatmasının bir başka veçhesidir.
Bizler; kampüslerine, emeklerine, üniversitelerine ve birlikte ürettikleri yaşama kararlılıkla sahip çıkan Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin, akademisyenlerinin ve tüm idari çalışanlarının sonuna kadar yanındayız. Üniversitelerin geleceği, onları yaşayan ve üreten insanların iradesinden, tepeden inme fermanlarla bağımsız biçimde belirlenemez. Üniversitelerin öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin söz sahibi olduğu özgür alanlar olarak savunulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
TİP Bilim Kurulu
Bir üniversiteyi sadece binalardan ibaret sananlar, onun yarattığı hayatları hiçbir zaman anlayamaz.
İstanbul Bilgi Üniversitesi sadece bir kampüs değil. Binlerce öğrencinin hayali, yüzlerce akademisyenin emeği, bu ülkenin kültürel ve düşünsel hafızası.
Birlikte düşünmenin, üretmenin ve özgürce söz kurmanın geleceği için direnen öğrencilerin ve akademisyenlerin yanındayım.
#BilgiÜniversitesi
Bilgi Üniversitesi'nde nöbet.
CHP genel merkezi'nde nöbet.
Madenciler kendilerine verilen sözler tutulmadığı için yeniden eylemlere başlıyor.
Huzurlu geçen bir günümüz yok...
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!
GENEL BOYKOT, GENEL GREV, GENEL DİRENİŞ!