Ferhat Bey, yaklaşık bir yüzyıldır Kürtçe müzik, Türkiye’deki sanatçılar tarafından Türkçeye çevrildi. Bu nedenle Kürt halk ezgilerinin büyük bir kısmı TRT arşivlerinde Türkçe eserler olarak notaya alındı ve seslendirildi.
Kürt müziğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından Kürt Müziğinin Türkçe’ye çevrilmesi konusunda söylediklerinize katılmıyorum. Ayrıca Kürt müziğinin telif haklarının yeterince korunduğuna da inanmıyorum. Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılmalı; Kürt müziği özgün haliyle korunmalıdır.
Ayrıca, Kürt müziğinin telif haklarının korunabilmesi için bağımsız ve yetkin bir komisyon kurulmalı; Kürt sanatçılarının emekleri, üretimleri ve kültürel mirasa katkıları güvence altına alınmalıdır.
@ferhatgocer
🔴Şara, Kürtçe'yi 'ulusal dil' kabul etmişti
Şam yetkilileri Haseke Adliyesi’nde Kürtçe tabelayı indirdi
Yurttaşlar adliye önünde protesto düzenleyerek Kürtçenin yer almadığı tabelayı tekrar indirdi
https://t.co/zj4hbrQb3P
🔴 Şanlıurfa'lı Sanatçı Ferhat Göçer: Kürtçe Müziklerin, Türkçe'ye Çevrilmesini Olumlu Buluyorum!
➡️ Kürtçe müzikler de telif hakkı konusunda tarihi bir fırsat!
➡️ Bu ülkede söylenen bütün farklı dildeki şarkıları haklarını koruma altına alacağız!
#ناصر_بکرزاده، زندانی سیاسی کُرد، پس از ابلاغ تایید حکم اعدامش از سوی دیوان عالی کشور، با انتشار نامهای سرگشاده خطاب به افکار عمومی و نهادهای حقوق بشری، خواستار حمایت بینالمللی برای لغو این حکم شده است:
سلام و درود بر هموطنان عزیز و همزبانان کُرد باغیرتم،
من ناصر بکرزاده هستم و صدای من را از زندان مرکزی ارومیه میشنوید. شاید این آخرین صدای من باشد. من فرزند ملا منصور هستم، ۲۶ ساله هستم و دو خواهر کوچکتر از خودم دارم. در سن ۲۳ سالگی، زمانی که در اوج آرزوها و میل به زندگی بودم، دستگیر شدم.
پدر و مادرم از روز اول دستگیری من تا امروز، هر روز مردهاند و زنده شدهاند. غم دوری و فراق، بر روی دوششان سنگینی کرده و در اوج جوانی، پیر و شکسته شدهاند. زمانی شاد بودند و آرزو داشتند تکپسرشان را در لباس دامادی ببینند. چند روز پیش از دستگیریام قرار بود به خواستگاری برویم و اکنون ۴ سال است که آن دختر در انتظار من مانده است. همین الان هم که چند ساعت است خبر تأیید حکم اعدامم را شنیدم، نمیدانم چطور به او زنگ بزنم و بگویم که حکم من تأیید شده و قرار است اعدام شوم.
پس از پایان تحصیلات مدرسه، با توجه به تصمیم پدرم و علاقهای که خودم داشتم، شروع به تحصیل در مدرسه علوم دینی صلاحالدین ایوبی پیرانشهر کردم. پس از دو سال درس خواندن، به دلیل شرایط خانواده، تصمیم گرفتم بخشی از بار مسئولیت را از دوش پدرم بردارم و یک مغازه فروش موبایل در ارومیه راهاندازی کردم.
در تاریخ ۱۲ دی ۱۴۰۲ دستگیر شدم و به مدت ۳ ماه در سلول انفرادی اطلاعات سپاه نگهداری شدم و تحت شدیدترین شکنجههای روحی قرار گرفتم. شعبه اول دادگاه انقلاب اسلامی ارومیه پس از دو جلسه دادگاه در تابستان ۱۴۰۳، در پاییز همان سال بدون ارائه دلایل و مستندات کافی، حکم اعدام من را صادر کرد.
این حکم در فروردین ۱۴۰۴ در شعبه ۳۹ دیوان عالی کشور، با توجه به نبود شواهد و مدارک قانونی، نقض شد. پرونده برای رسیدگی مجدد به شعبه دوم دادگاه انقلاب اسلامی ارومیه ارجاع داده شد، اما همان دادگاه برای بار دوم، در سایه جنگ ۱۲ روزه، دوباره حکم اعدام صادر کرد. این حکم نیز بار دیگر در پاییز ۱۴۰۴ در شعبه ۳۹ دیوان عالی کشور نقض شد و بیگناهی من مورد تأیید قرار گرفت.
با این حال، پرونده برای سومین بار به شعبه دوم دادگاه انقلاب اسلامی ارومیه بازگشت ولی متأسفانه به دلیل شرایط کشور در دی ماه ۱۴۰۴، برای سومین بار، حکم اعدام من، بر اساس نامهای که از دفعات قبل کپی شده بود، صادر شد. این حکم امروز صبح از سوی شعبه ۳۹ دیوان عالی کشور و در شرایط جنگی حاکم بر کشور، تأیید شد.
شنیدن حکم اعدام شاید برای بیشتر مردم قابل درک نباشد، اما این حکم طوری است که هیچ کس و هیچ چیزی نمیتواند آن را تحمل کند.
اعدام مرا کشت، متلاشی کرد و هر لحظه مُردن خودم را میبینم و خانوادهام را هم از پای درآورده است. از کنار این نامه اعدام راحت رد نشوید، امروز نوبت من است و فردا نوبت فرد دیگری.
از هموطنان عزیزم، از کُردهای با غیرت در داخل کشور و هر جای دنیا، و از ماموستاهای آیینی که من از طلبههای آنها بودهام، خواهش میکنم صدای بیصدای من باشند. صدای مرا به گوش سازمانهای حقوق بشری، از جمله عفو بینالملل، و کل جهان برسانند.
ارومیه با کل ایران فرق دارد. این را از صمیم قلب میگویم: نخستین «جرم» من کُرد بودنم بود و پس از آن، سنی بودنم. به داد من برسید. من نه اولین نفر هستم و نه آخرین نفر خواهم بود.
ناصر بکرزاده
۵ اردیبهشت ۱۴۰۵
زندان مرکزی ارومیه
🚨İran'da idam cezası 3.kez onanan Kürt tutsak, kamuoyuna mektup yazdı
📌İdam cezasını duymak çoğu insan için çok zor bir durumdur. Hiçbir insan bunu kaldıramaz.
📌Tüm halkımdan, dünyadaki tüm onurlu Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.
📌Benim ilk ‘suçum’ Kürt olmamdır.
🚨Nobel ödüllü tutsak Nergis Muhammedi’nin tedavisinin engellendiği belirtildi.
İran'daki tutuklu Nergis Muhammedi'nin sağlık durumunun ciddi olduğu ve acilen muayene edilmesi gerektiği ancak hastaneye sevk edilmediği belirtiliyor
Trump’tan İran’a çağrı: “8 kadın protestocuyu serbest bırakın”
🔶 Donald Trump, İran’da idama mahkûm edilen 8 kadın protestocunun serbest bırakılmasını istedi.
🔶 Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, bu adımın “müzakereler için çok iyi bir başlangıç olacağını” belirtti.
🔶 İran yönetimine seslenen Trump, “Yakında temsilcilerimle müzakere edecek olan liderlere: Bu kadınları serbest bırakmanızdan minnet duyarım” ifadelerini kullandı.
TUNCAY SONEL SORUŞTURMA AÇTIRMADI
Bu yazacaklarım çok önemli. Lütfen herkes okusun.
Munzur Üniversitesi’nde görev yapan ve Cemal Enginyurt’un danışmanı olduğu belirtilen Cem Tekinoğlu hakkında yıllardır çok ağır iddialar gündeme geliyor.
Güneydoğu’dan; Diyarbakır’dan, Mardin’den, Şırnak’tan Tunceli’ye okumaya gelen genç kadınların maddi imkânsızlıkları üzerinden istismar edildiği, bazı kadınların fuhşa sürüklendiği, bazı kamu görevlilerine kadın temin edildiği yönünde iddialar var.
Bu iddialar ilk kez bugün konuşulmuyor.
Binlerce kadın bu nedenle sokağa çıktı. Kadın örgütleri bu iddiaların araştırılmasını istedi. Meclise doru önergeleri verildi.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel de bu iddialar gündeme geldiğinde kamuoyuna “adli ve idari soruşturma başlatıyoruz, sonuna kadar gidilir merak etmeyin” twiti atmış.
Peki sonra ne oldu?
Cem Tekinoğlu hakkında gerçekten etkili bir idari ya da adli soruşturma yürütüldü mü?
Kimlerin ifadesi alındı?
Hangi rapor hazırlandı?
Ben size cevabını vereyim. Dönemin valisi Tuncay Sonel bu iddiaların araştırılmaması için çaba gösterdi.
Çünkü Cem Tekinoğlu bir dönem kendisinin çok yakınıydı.
Yani o dönem bir soruşturma açılmadı. Buna rağmen insanları kandırdı.
🚨İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan:
▪️Sıradaki kimi öldüreceklerini açıkça paylaşıyorlar, sonra da bize terörist diyorlar.
▪️Dillerinden düşürmedikleri uluslararası hukuk ise bombalanan insanlar söz konusu olduğunda işlemiyor
“yaşamak bir inat oldu artık
yaşamak bir direnme oldu zulme”
Ahmet Telli…Şairimiz,kıymetlimiz,dostumuz...
Dayan…İyi haberlerini bekliyoruz.
#AhmetTelli
Gülistan Doku soruşturmasında tüm şüpheliler adliyeye getirilirken kelepçe takılı olarak getirildi...
Tuncay Sonel'e kelepçe neden takılmadı?
Tuncay Sonel'e bu ayrıcalık neden uygulandı?
Tuncay Sonel'e kelepçe takılmaması kabul edilemez...
Today, right after the call of “Allahu Akbar” at dawn, the regime in Iran, placed a noose around this young man’s neck and kicked the chair from under his feet, so he would struggle, suffocate, and die.
Yes this is happening in 21st century. They executed him because he went to protest with empty hands and said he wanted freedom.
His name is Amirali Mirjafari.
He was only 22 years old.
They called him a “leader” of the protests.
But they never said when he was arrested, how he was tortured, or how he was tried.
Because everything was done in silence, a silence enforced by threats against his family.
They imprisoned him in silence.
They tortured him in silence.
They tried him in silence.
And they executed him in silence.
Dozens of protesters have been executed the same way.
Yet many political leaders in the West, who suddenly worry about “international law”, after a military strike against Ali Khamenei and members of IRGC have not said a single word about these barbaric killings.
Why?
Why is there silence when young civilians are hanged for demanding freedom?
Dersim Kayyımı olduğu dönemde yaptığı usulsüzlükler ile gündemde olan ama asla soruşturulmayan Tuncay Sonel’in devletin gücünü arkasına alarak sırf katil zanlısı oğlunu kurtarmak adına tüm kenti ateşe verdiği unutulmasın!
Dereyi tahliye ettiren, barajı 3 defa boşaltan, tüm kamera kayıtlarını sildiren, hastane kayıtlarını sildiren, aileyi manipüle etmeye çalışan, tüm kolluk birimlerini Munzur Suyu’na yöneltip olayın oluş biçimini değiştirmeye cüret eden ve 6 yıl boyunca görevine devam ederek tüm halkın güvenliğini de tehlikeye atan bir zattan söz ediyoruz.
Umuyorum bunca emekle yol alınan bu önemli dosya ile gerçek adalet sağlanır.
#GülistanDokuİçinAdalet
#TuncaySonelTutuklansın