İki senedir bugünü beklemiştim. Çocuğumun okula gittiği ve yarım gün evde tek başıma dinlenebileceğim o mucize günü. O gün geldi ama 4 saat boyunca kızımın çıkış saatine kadar resmen dakikaları saydım. Hiç böyle hayal etmemiştim. Mis gibi delirmişim…
Anneliğimle ilgili övündüğüm tek şey de elimden gitti. Üç buçuk senedir hiç antibiyotik vermedim diye salınarak gezerken bir ay içinde ikinci antibiyotik şişesini çalkalarken buldum kendimi… Ey geniz eti sen mi büyüksün ben mi be
“Yaş tahtaya da bastık... İyilik yapıp denize de attık... Ayran da içtik... Öküz de öldü... Kurt ayazı da yedi... Maymun gözünü de açtı... Anlıyorsunuz değil mi?”
Bu yıldan öğrendiklerim: köklerin ne kadar kurtluysa o kadar çok debeleniyor o kadar çok yaralanıyorsun. İstediğin kadar kişiyle barış kendini affetmedikçe kimseyi gerçekten affedemiyorsun. Büyüdükçe yaş alıyor ders alıyor ama iyileşmeyeceğin varsa iyileşemiyorsun
“Sesin çok güzel anne”
“Seninle hayat çok eğlenceliii”
“Sen benim hayatımsın”
“Yanakların yumuş yumuşş bebek gibi”
Bu haftanın kalp eriten cümleleridir. Madem burası günlüğüm, bu cümleler unutulmamalı🫠
Koltuğa kahve döktü, üstüne sildiğim yere tekrar meyve suyu döktü. Söylene söylene sildim. Beş dk sonra geldi yüzümü avuçlarının içine aldı “anne sakinleştiysen konuşalım, bi dahakine pipetle verirsin ben de dökmem” dedi. Çocuk resmen göz hizama inip iletişim kurdu benimle shsshs
“Anne sen yap” ve “Ben yapıcam bırak” kendi yapması gereken şeylerde ilki, benim yapmam gereken şeylerde ikincisi için yerlerde yuvarlanmalı ağlıyor. Evlat neden bu kadar zorsun…
Şimdiye kadar tanıdığım kimse dönüp “namusumdan” bir halı saha maçında bahsedemez. En mutlu günümde bir davetlinin aklına geçmişte yaptığım haltlar gelmez. Hiçbir kadın bunu kendine yapmamalı. Üzülüyorum ve utanıyorum yaşayanlar adına. Bu kadar değersiz değiliz be.
Erkekler bize göstermeye çalıştıkları kadar basit insanlar asla değil bu da bir örneği. Kadınları buna inandırarak sıfır eforla yaşamaya devam etmek istiyorlar asırlarca. Karşısındakinin söylediğinin çeyreğini anlayan doktora gitsin arkadaşım. I ain’t your mama!
Kocanızın sizi anlamadığını düşündüğünüzde şu videoyu açıp izleyin. Evliliğinizdeki sorunların %70'i hallolmazsa bir şey bilmiyorum. https://t.co/4T8BVES081
30 yaşına geldiğinizde bunu anlayacak kadar akıllı olmalısınız.
1. Sessiz kalın. Her şeyin söylenmesine gerek yok.
2. Gereksiz dramdansa sessizlik daha iyidir.
3. Kurduğunuz aile, geldiğiniz aileden daha önemlidir.
4. Çoğunluk için şu anki işleri onları zerre kadar umursamıyor. Hayallerinizi öldürmeye yetecek kadar maaş ödüyorlar.
5. Toplumun nasihatlerinden kendinizi kurtarın, çoğu ne yaptığının farkında değil.
6. Ebeveynlerinizi affeder ve onları suçlamayı bırakırsanız 10 kat daha mutlu olursunuz.
7. Hiç kimse seni kurtarmaya gelmeyecek. Hayatın %100 senin sorumluluğunda.
“Nesiller boyu aktarılan travmalar, sessizce hayatımızı şekillendirir. Fakat zincir kırıldığında yalnızca biz değil, bizden sonraki nesil de özgürleşir…”
Baba yorgunsa anne zaten görevi olan çocukla ilgilenme kısmını halleder ve baba dinlenir. Anne ancak dünyanın en yorgun insanıysa haline acınır ve geçici olarak baba devralır. Ama o gün ikisi de çok yorgunsa tabi ki anne ölmek üzere de olsa da çocuk annededir. Ne olabilir başka??