“Bu kent öldürüldü diyorlar
Kurşuna dizildi bir gece yarısı
Hayaletler geziniyormuş şimdi
Sokak aralarında ve caddelerde…”
Çok ama çok sevdiğim bir şairdi. Hoşçakal Ahmet Telli🖤 #ahmettelli
Ankara’da öğretmenlerin eylemi 10. gününe, açlık grevi 9. gününe girdi.
Taban maaş, güvenceli çalışma ve mülakat sisteminin kaldırılması talepleri öne çıkıyor.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali:
“Biz, öğretmen arkadaşlarımıza, gelecek kuşağa insanca çalışma ortamı bırakmak için ölmeye hazırız.
Biz burada 28 öğretmen günlerdir açlık grevindeyiz.
Siz utanmıyor musunuz?”
Bir hayvanın ‘annesiyim ya da babasıyım’ demek kötü bir şey olsaydı;
Hz.Muhammed (a.s.m), kendi ashabı olan Abdurrahman (r.a)’a kedilerin babası (Ebu Hureyre) demezdi.
Mazlumların ahına ses olana sahip çıkmalıyız.
@isilacikkar yalnız değildir.
Düne kadar ‘başıboş kedileri toplayın’ diye nefret kusan merhametsizler, bugün hantavirüs korkusuyla fare görünce paniğe kapılmışlar.
Ömrünüz vicdanınız kadar olsun.
Bir kere “it” demiyoruz.
Bu bir.
İkincisi, kedi veya köpek doğurduğumuzu düşünmüyoruz.
Onları evladımız gibi seviyoruz.
Neden mi ? Çünkü, sevebiliyoruz.
Evet böyle bir kapasitemiz var.
Tavsiye ederim, deneyin, severseniz insan olursunuz.
Bosch Türkiye’nin "köpek annesi" reklamı yayından kaldırıldı: Yeni Şafak hedef gösterdi, Aile Bakanı "kabul etmedi", RTÜK inceleme başlattı
https://t.co/cIlyORmdZQ
Milli Eğitim Bakanlığı,
okulda katledilen Fatma Nur öğretmenin davasına müdahil olmadı.
Dün davanın 2’inci duruşması vardı.
MEB avukatları salonda yine yoktu.
Milli Eğitim Bakanlığı duruşma salonunda da öğretmenini yalnız bıraktı.
Ahtapot bu gezegene ait değil. Bunu ben demiyorum, 2018'de 33 bilim insanının imzaladığı bir makale söylüyor. Ahtapot yumurtalarının meteorlarla dünyaya taşınmış olabileceğini yazdılar ve dosya sessizce kapatıldı.
Çünkü evrim ağacında bu yaratığın durduğu yer boş. Atası yok, ara formu yok, kuzeni yok. Birden ortaya çıkmış gibi duruyor. Dokuz beyni var, üç kalbi var, kanı mavi ve en kritiği: kendi RNAsını anlık olarak yeniden kodluyor. Soğuk suya girdiğinde sinir sistemini kelimenin tam anlamıyla yeniden yazıyor. Hiçbir canlıda olmayan bir yetenek. Her an yeniden doğuyor.
Kabala'da Leviathan denen bir varlık geçer. Derinliklerin efendisi, sekiz kollu, bilgeliği insanın kavrayamayacağı bir yaratık. Zohar onu "denizin aklı" diye tanımlar ve der ki o uyanmadan önce dünya dilini değiştirecek. Sümer tabletlerinde Enki su altından gelen bilgiyi getirir ve sembolü sekiz koldur. Hepsi ahtapotu işaret eder.
Sen ahtapot görüp sevimli bir deniz canlısı sanıyorsun. O seni görüp katalogluyor. Üç kalbi ayrı ritimde atarken dokuz beyni aynı anda dokuz farklı problem çözüyor. Kollarının her biri merkezi beyne danışmadan karar veriyor. Sen tek kafanla zor düşünürken o, dağıtılmış bir bilinçle çalışıyor.
Denizin dibinde ne yaşadığını bilmiyoruz. Çünkü o bizi gözlemliyor, biz onu değil.
"Ahtapottan Öğrendiklerim" [My Octopus Teacher] isimli belgesel film hem ağlatmış hem de bunu araştırmaya teşvik etmişti beni.
Bir ülkenin yarını, bir çocuğun bugününde saklıdır.
Atatürk’ün 'ışık' dediği tüm çocukların şefkatle büyüdükleri, güvenle var oldukları bir dünya hayaliyle...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
#23Nisan#MustafaKemalAtatürk#İnkılapKitabevi