TÜİK tarafından açıklanan altı aylık enflasyon %17,76 olarak duyurulmuştur. Ancak kamu görevlilerinin Temmuz ayında alacağı zam, bu oranın bile gerisinde kalmıştır.
Bu durum, kamu çalışanlarının alım gücünün her geçen gün eridiğini ve giderek yoksullaştıklarını net bir biçimde ortaya koymaktadır. Açıklanan enflasyon, vatandaşın günlük hayatında hissettiği fiyat artışlarıyla örtüşmüyor; dolayısıyla verilen zam, memuru adım adım fakirleşmeye, alım gücünün sürekli düşmesine mahkûm etmektedir.
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası olarak, bu adaletsizliği kabul etmiyoruz. Haklı taleplerimizden vazgeçmeyecek, emeğimizin karşılığını alana kadar kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.
#tüik
#maaş
Konteyner kentlerin öğretmenlerimiz de dâhil olmak üzere 1 Temmuz itibariyle boşaltılması gerektiği bildirildi. Tercih dönemi başlayacak ve psikolojik danışmanlar komisyonda görev alacaklar. Öğrencilerin tercihleri ile mi yoksa öğretmen ev tutmakla mı uğraşmalı? Bu konuda gerekli destek verilerek çıkış süresinin uzatılmasını talep ediyorum.
@MustafaMasatli@harun_tysz@HatayValiligi@hataymem@ANTAKYAMEM@AhmetTecimen
Hatay’da attığımız bu adım, güçlü teşkilatlanma hedefimizin önemli bir parçasıdır.
İl Başkanımız Halil MART’ı ve emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyor, Hatay Şube Ofisimizin hayırlı olmasını diliyorum. Birlik ve kararlılıkla büyümeye devam edeceğiz.
Bir tarafta deprem bölgesinde görev yapan öğretmenler,
diğer tarafta masa başında hazırlanmış katı tarihler…
Sonuç:
Binlerce öğretmen eşinden ve çocuğundan ayrı.
Bu karar yeniden gözden geçirilmeli, deprem sonrası atanan öğretmenler Ağustos 2026 özür grubu kapsamına alınmalıdır.
#ÖğretmeninSesiniDuyun
Benim hiçbir üyeme hiçbir idareci tokat atamaz!
Üslubum sert evet bunu herkes bilir oraya gelir hesabını sorarım.
Gencecik bir öğretmenimiz vefat etti.
Üyesi olduğu üslubu düzgün sendika başkanı, sendikası ne yapmış?
Evet üslubum sert ben o Ağrı’ya gelir o öğretmenime biri tokat attıysa gereğini yapardım.
Gencecik öğretmen öldükten sonra açıklama yapıyorlar, o öğretmen ölmeden önce neredeydiniz ?
İlk adım Samsun’da atılmıştı…
İZİNDEN yürüyoruz…
Eğitim Gücü Sendikası Hatay Şubesi ve Kilis Şubesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde “Geçilmez Kanyonu” doğa yürüyüşü gerçekleştirildi.
150 Üye ve Üye yakınının katılımıyla anlamlı, güzel bir gün geçti.
Eğitim Gücü Sendikası olarak hem eğitim ve eğitimci odaklı çalışmalar yapıyoruz hem de ortak değerlerimize sahip çıkıyoruz.
#19MayısGenclikveSporBayramı
@egitimgucuhatay@oguzozat
Irmak Öğretmenimizin hayatını kaybettiğini büyük üzüntüyle öğrendim.
Irmak Öğretmenimizin sesini Ağrı’da neden kimse duymadı?
Devletin memuru, Bakanlığın öğretmenidir. İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, mülki amirler öğretmenimizin defalarca ilettiği sorunları, talepleri neden görmezden geldi? Neden yalnız bırakılmış, sorunları çözülmemiştir?
Eğitim çalışanları Ağrı’da görülmez, duyulmaz mıdır? Ağrı’daki idari ve mülki amirlere sesleniyorum; çalışanlarınıza, öğretmeninize böyle mi sahip çıkıyorsunuz?
O müdire kim ki öğretmene tokat atıyor? Bu olay üzerine Irmak öğretmenin görevlendirmesini iptal edenler, çalıştığı yere mi hakim değil, kağıda hiç mi bakmadı?
Günlük 3 bin lira taksi parası vererek ulaşım olmayan, lojmanda konaklamasının imkansız olduğu köye geri gönderildi.
Ağrı Valisi, her şeyden haberdar olduğunuz söyleniyor, bu mu sizin Devlet anlayışınız? Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, siz eğitimi bu şekilde mi yönetiyorsunuz? Öğretmenimiz aylarca çırpınmış.
Genel başkan olarak Ağrı gitmediğim yer değil bunu şuan yolda yazıyorum haberim olsaydı Ağrı’ya gelir, üyemiz olsun olmasın yanında olur, hesabını sorardım. Ağrı il başkanımız da duruşuyla gerekeni yapardı.
Ama borcum olsun. Süreci bizzat takip edeceğim. Sorumluları hakkında gereken ne ise Eğitim Gücü Sen olarak yapacağız.
Öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve camiamıza sabırlar diliyorum.
Değerli Arkadaşlar,
Bugün 40 civarı kişiden oluşan bir grubun sendikamızdan istifa ettiği ve buna ilişkin çeşitli paylaşımlar yapıldığı görülmektedir. Paylaşılan afişlerde yer alan isimlere baktığımızda, Bursa İl Başkanımız dışında adı geçen kişilerin hiçbirinin sendikamızın il başkanı olmadığı açıktır. Dolayısıyla kamuoyuna yansıtılan bilgilerin önemli bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.
İlgili kişilerin bir süredir çeşitli makam ve görev taleplerinde bulunduğu, bu talepler karşılanmayınca farklı sendikalarla görüşmeler yaptığı tarafımızca bilinmektedir. Nitekim bugün, geçmişte ağır eleştiriler yönelttikleri sendikalara katılmayı tercih etmişlerdir. Bu durumun değerlendirmesini üyelerimizin takdirine bırakıyoruz.
Sendikamız; genel merkez yöneticileri, il başkanları, ilçe temsilcileri ve üyeleriyle güçlü bir şekilde yoluna devam etmektedir. Her geçen gün büyümemizin temel nedeni de ücretsiz hukuki desteklerimiz, eğitim faaliyetlerimiz ve teşkilatlarımızın sahada ortaya koyduğu özverili çalışmalardır.
İftiralar ve yalanlarla yürüttükleri algı çalışmasına üyelerimizin dikkat etmesi önemlidir.
Gönlünü ve emeğini sendikal mücadelemize vakfetmiş değerli üyelerimiz, kıymetli eğitim çalışanları ve aziz kamuoyu;
Son günlerde sendikamızın iç işleyişi ve idari tasarrufları üzerinden kamuoyuna servis edilen açıklama, hakikati ortaya koyma gayesinden ziyade kurumsal itibarımızı hedef alan bir karalama metni niteliği taşımaktadır. Eğitim Gücü Sen; köklerini şahsi hesaplardan, geçici makamlardan ve bireysel hırslardan değil, eğitim çalışanlarının hak mücadelesine inanmış binlerce emekçinin ortak iradesinden alan köklü bir teşkilattır. Bu nedenle kişisel çıkarların, hırsların ve gerçekleşmeyen beklentilerin kurumsal mücadelemizin önüne geçirilmesini doğru bulmadığımızı ifade etmek isteriz.
Söz konusu açıklamayı okuyan herkesin aklına doğal olarak şu soru gelmektedir: Bugün en ağır ithamları dile getirenler, düne kadar neredeydi? Aynı toplantılarda bulunan, aynı kararların altında imzası olan, aynı süreçlerde görev yapan kişilerin bugün geçmişi tamamen inkâr eden bir söylem geliştirmesi ciddi bir tutarsızlıktır. O gün alkışlanan kararların, bugün farklı pozisyonlar oluşunca eleştiri konusu yapılması ilkesel bir duruştan çok kişisel bir husumetin,hırsın ve hesaplaşmanın yansıması olarak görülmektedir.
Hakikat arayanlar belge konuşur, hukuk konuşur ve somut deliller ortaya koyar. Algı oluşturmak isteyenler ise ithamları büyütür, gerçekleri küçültür ve kamuoyunu yönlendirmeye çalışır. Ne yazık ki son günlerde yaşanan süreçte tercih edilen yöntem ikinci yol olmuştur. Sendikal mücadele; dedikodu, karalama ve yandaşlarının baskısıyla değil, hukuk ve demokratik mekanizmalar içerisinde yürütülmelidir.
Daha dikkat çekici olan husus ise sendikamız bünyesinde görevlerini sürdürürken farklı sendikal yapılarla temas kuran, henüz ayrılık süreci tamamlanmadan başka adreslerde siyasi ve sendikal pozisyon arayışına giren bazı isimlerin bugün kendilerini ilke mücadelesinin temsilcisi gibi göstermeye çalışmasıdır. Eğitim çalışanlarının takdirine bırakıyoruz ki; bir yandan başka yapılarda gelecek planları yaparken diğer yandan mevcut teşkilatı suçlamak ne kadar tutarlı bir tavırdır?
Ortaya konulan metin bir eleştiriden çok, kurumsal yapıyı yıpratmaya dönük bir siyasi bildiri görünümündedir. Özellikle gece yarılarında teşkilat mensuplarına yönelik organize mesaj trafiği yürütülmesi, istifa sonrasında dahi kurumsal iletişim kanalları üzerinde tasarrufta bulunulmaya çalışılması ve teşkilatın ortak hafızasının kişisel mülk gibi görülmesi kabul edilemez bir anlayışın tezahürüdür. Kurumsal aidiyetin sona erdiği yerde kurumsal yetkinin de sona ereceği açıktır.
Eğitim Gücü Sen'de görevler kişiler için değil kurum içindir. Yapılan her idari düzenleme, her görevlendirme ve her tasarruf; tüzüğümüzün verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu kararları kişisel hesaplaşmalar üzerinden değerlendirmek hem kurumsal yapımıza hem de yıllardır emek veren teşkilat mensuplarımıza haksızlıktır.
Bizler ne polemikten ne de kişisel kavgalardan besleniyoruz. Ancak kendi beklentileri karşılanmadığı için yıllarca emek verdiği kurumu hedef tahtasına koyan anlayışın da eğitim çalışanlarının vicdanında karşılık bulmayacağını biliyoruz. Çünkü bu dava makam davası değil, emek davasıdır. Bu mücadele kişisel ikbal mücadelesi değil, eğitim çalışanlarının hak ve hukuk mücadelesidir.
Eğitim Gücü Sen dün olduğu gibi bugün de dedikodulara değil gerçeklere, sloganlara değil icraatlara, kişisel hırslara değil üyelerinin ortak iradesine dayanacaktır. Eğitim çalışanlarının gerçek gündemi kişisel çekişmeler değil; özlük hakları, ekonomik sorunlar, çalışma koşulları ve mesleki itibardır. Biz enerjimizi polemiklere değil, bu sorunların çözümüne harcamaya devam edeceğiz.
Tarih,bu kutlu mücadeleye emek verenleri de kaydeder kişisel hesapları uğruna kendi kurumunu yıpratmaya çalışanları da...
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İbrahim Halil Topallar
Eğitim Gücü Sen Genel Başkan Yardımcısı
@egitimgucusen@oguzozat
20.000’i aşan büyük güç!
Milli Eğitim Bakanlığı’nda sendika üye sayılarının belirlenmesine ilişkin mutabakat süreci Genel Merkez Yönetim Kurulumuz tarafından imzalanmıştır.
MEB ve YÖK’e bağlı kurumlarda görev yapan üniversite personelimiz ve akademisyenlerimiz dahil olmak üzere 19.779 üyemiz kayıt altına alınmıştır. Bakanlık kaynaklı teknik eksiklik nedeniyle 322 üyemiz tabloya yansımamış olsa da gerçek gücümüz ortadadır!
%44 büyüme ile eğitim sendikaları arasında en hızlı yükselen sendikayız!
Bu güç; hiçbir siyasi gölgeden değil, apolitik duruşumuzdan, bağımsız sendikal çizgimizden ve yalnızca eğitim çalışanlarının hakkını merkeze koymamızdan doğmaktadır!
Biz hiçbir siyasi yapıya değil, yalnızca üyelerimize bağlıyız!
Bizim gücümüz bağımsızlığımızdır!
Bu başarı; inananların, emek verenlerin ve birlikte yürüyenlerin başarısıdır!
2026’da da değişimin, bağımsız sendikacılığın ve eğitim çalışanlarının güçlü sesi olmaya devam ediyoruz! 🇹🇷
Kısa sürede gösterdiğimiz %44’lük büyüme; samimiyetin, mücadelenin ve güvenin eseridir.
20 bini aşan büyük ailemizle; hiçbir siyasi yapının gölgesine sığınmadan, yalnızca eğitim çalışanlarının hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Bu başarı; inananların, mücadeleden vazgeçmeyenlerin ve “başka bir sendikacılık mümkün” diyenlerin başarısıdır.
Bizlere güvenen tüm üyelerimize sonsuz teşekkürler.
Birlikte güçlüyüz, birlikte büyüyoruz!
🇹🇷 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!
Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın umutla, sevgiyle ve güvenle büyüdüğü bir Türkiye temennisiyle…
Çocukların gülüşü eksik olmasın, yarınlarımız aydınlık olsun. ✨
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan, geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bayramıdır.
Her çocuğun güvenle büyüdüğü, hayallerini özgürce kurabildiği bir gelecek en büyük dileğimizdir.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷
Üyelerimize özel ücretsiz Şema Terapi Kursu Başvuruları Başladı ✨
Üyelerimizin kariyer yolculuklarında yanlarında olmaya devam ediyoruz.
Üye olmak isteyen meslektaşlarımız için geç değil, kursumuz başlamadan önce üyelik formunu doldurarak üye olabilir kurs sürecine dahil olabilirsiniz.
Başvuru linki Web sitemizdedir;
https://t.co/lhwRFSMZop
Üyelik formu;
https://t.co/U3vBimzXbG
Okullarımızda yaşanan travmatik olayların ardından öğrencilerimizin psikolojik iyi oluşunu desteklemek amacıyla, sendikamız tarafından psikososyal destek kapsamında bir Veli Bilgilendirme Rehberi hazırlanmıştır.
Bu rehberde; velilerimizin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurabilmeleri, travma sonrası oluşabilecek duygusal ve davranışsal tepkileri doğru şekilde gözlemleyebilmeleri ve çocuklarına güvenli bir destek ortamı sunabilmeleri için dikkat edilmesi gereken hususlar sade ve anlaşılır bir dille ele alınmaktadır.
Tüm velilerimizin, çocuklarımızın bu süreci daha sağlıklı atlatabilmeleri adına rehberde yer alan önerileri dikkate almaları önemle tavsiye edilmektedir.
🔗 https://t.co/yuoQcoUxdH
Şanlıurfa Siverek’te yaşanan saldırı sonucunda öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz yaralanmıştır.
Bu durum okulların güvensiz olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Eğitim Gücü Sen Yönetim Kurulu olarak can güvenliğimizin sağlanması, okulların daha güvenli hale getirilmesi ve tepkimizi göstermek için 15-16.04.2026 tarihlerinde iki gün (Çarşamba, Perşembe) iş bırakma eylem kararı aldık.
Tüm üyelerimizi bu haklı ve hayati eylemde birlikte durmaya çağırıyoruz.
Türk Bayrağının dalgalandığı her yerde görev yapmaya hazırım dediler. Atandılar, zorunlu hizmeti tamamladılar, üzerinden yıllar geçti ama yaşamak istediklere şehirlere yaklaşamadılar.
Biz “MEB’in üvey evlatları mıyız?” diyorlar, haklılar.
81 ilin her branş için açıldığı bir il dışı atama dönemi talep ediyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
#MEBİlDışına81ilBolKontenjan
Doğum/ Analık izninin 24 haftaya çıkarılması için verilen kanun teklifinin kabulünde bir gün dahi annelerimiz için çok şey ifade ediyor. Siyasi partilere yeterli çoğunluğun sağlanması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi için çağrıda bulunuyoruz.
Bu konu önemlidir, siyasi tartışmalarla, anlaşmazlıklarla geciktirilmemelidir.
#doğumizni #analıkizni