Yıllarca troll troll diyerek bana musallat olan, Ahbap güzellemesi yapan sözde EGOnomist. Hepsinin ortak çıkarlar dahilinde organize hareket ettiğine inanıyorum. Biz zamanında bunları yazınca linç ediliyorduk. Ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu var.
İnsanlık tarihinin şahit olduğu en vahşi sahnelerden biri.
Han Yunis'daki Mawasi bölgesinde, yerinden edilmiş insanların çadırlarının bombalandığı ve 500'den fazla sivilin öldüğü anlar.
İYİ Parti Genel başkanı
Kemal Bey'in CHP Genel Başkanlığı'na dönmesini eleştirmiş
"Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi siyasi muhatap kabul etmem." demiş.
Bugünkü varlığını Kılıçdaroğlu'na borçlu olan partisi
O zaman Erdoğan'ın başkanlığını önlemek için başka partiden seçilenleri göstermelik olarak transfer etmekte sorun görmemişti.
Bugün de parayla delegelerin oylarının bir genel başkandan bir başka genel başkana transfer edilmesinde sorun görmemesi çok doğal.
Neyse ki siyaset onların keyfi transferleri temelinde değil Türkiye Cumhuriyeti yasalarının ve adaletinin işletilmesi ve haksız kazanımların önlenmesi temelinde yürütülüyor bugün.
1 milyon üzerindeki borsa yatırımcısı umursamadı Özgür Özel'in evine gitmek yerine genel merkeze yerleşmesini, Dervişoğlu umursuyormuş.
Erbakan'ın 4 partisini kapatan yargı bağımsız yargı idi!
28 Şubat'ta Genelkurmay Karargahında cuntacı generallerin verdiği siyasi otorite ve milli irade karşıtı brifinglere katılıp komutanları ayakta alkışlayan yargı, bağımsız yargı idi!
29 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbeci kadroları ilk tebrik eden yargı, bağımsız yargı idi!
Üst düzey yargı mensuplarının emekli olduktan sonra koşarak TBMM'ndeki CHP Grubuna gidip CHP rozeti takmaları bile yargı bağımsızlığına gölge düşürmedi!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 312.Madde'den yargılayıp ömür boyu siyasi yasaklı yapan yargı, bağımsız yargı idi!
AK Parti hakkında kapatılma davası açan yargı da bağımsız yargı idi!
Ama CHP'li bir yetkiliye, Milletvekiline, belediye başkanına dokunan yargı;
- Sarayın yargısı!
- AK Parti yargısı!
- Reisin yargısı!
(Alıntı)
1) Yıllardır UYARIYORUZ
Terör örgütü destekli mafya şehirlerde terör estiriyorlar.
Büyükşehirler ve sahillerde her yere ve her sektöre çöküyorlar!
Alabildikleri yerleri parayla, alamadıkları yerlere tehdit ve şantajla çöküyorlar!
Garibanı eziyorlar, devlete meydan okuyorlar!
Bu @dailyislamist diye bir hesap var.
Bu hesap İsrail yanlısı ajan provokatör bir hesap. Türkiye’de başta Kemalistler olmak üzere bütün Siyonistlerle ve İslam düşmanı kesimlerle işbirliği halinde psikolojik harp yapıyorlar.
Bu hesabı takip etmeyin, mesajlarını yaymayın. Türkiye’ye karşı asimetrik bir savaşta patlatılmak üzere büyütülen bu hesabın patronu emperyalistlerin değirmenine su taşımayın.
Yahudiler İsrail içinde güvenli bölgelere doğru kaçıyor.
Ülke dışına çıkışlar yasaklandı.
Gazzeliler iki yıldır yıkıntılar arasında ordan oraya sürülüyor.
Yaşattığınızı yaşamadan ölmeyin!
Son derece asabi bir şekilde ülkenin en başarılı olduğu savunma sanayine şu şekil saldırmayı hiç masum bulmuyorum. Daha dün "S-400'lere ne gerek var" diyenlerin hepsi bugün savunma uzmanı olmuş, devlete akıl veriyor. Ama güzelleme yaptığı F-35'lere görünmezlik özelliği kazandıranın bile bir Türk mühendis olduğunu bilmez. "KAAN'ın üretilmesi 20 yıl sürer" diyor, oysa KAAN'ın 2028 sonunda Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi bekleniyor. Daha yeni Endonezya 48 tane KAAN siparişi verdi, teslimat 2030 için programlandı. "Hava üstünlüğü kimdeyse kazanan o olur" diyor, daha yeni Hindistan-Pakistan savaşında, Pakistan Hindistan'ın 5 tane savaş uçağını düşürdü, Hindistan da olayı Türkiye'ye bağladı...Onu da geçtim, küçümsediği Türkiye şu anda yurt dışında en çok askeri üsse sahip 4. ülke. Daha yazacak o kadar çok şey var ki. Sanki sadece her şey hava gücü. O savaş uçaklarını kullanacak deneyimli pilot lazım, kara gücü, saha hakimiyeti, disiplinli ordu, istihbari güç lazım vesaire. ABD gibi koca bir ülke bile uzaktan düğmeye basarak savaş yapılacağını düşündüğü için birçok bölgede sahada paralı askerleri kepaze oldu.
Nevşin Mengü kendisini "yılların gazetecisi" olarak konumlandırıyorsa bu tür yanıltıcı bilgileri cahillikten dolayı paylaşmadığı çıkarımını yapabiliriz. Geçen gün yine bu şekilde "korkudan uyuyamıyorum" diye paylaşım yapan bir doktoru sizlere göstermiştim. Uluslararası ilişkiler literatüründe son günlerde kasıtlı olarak ve giderek artan bu tür davranışlara "etki ajanlığı" deniliyor. Psikolojik harp döneminde Türkiye'yi olduğundan güçsüz, çaresiz göstermek, gereksiz korku pompalamak sizce kimin işine gelir?
Bakın altını çiziyorum: Şu videodaki hiçbir söylem tutarlı ve gerçekçi değil. Burada ciddi bir manipülasyon ve propaganda söz konusu.