Genel Başkanımız Erkan Baş, TMMOB 49. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu:
"Memleketin en çok akla, bilime, vicdana ihtiyacı var. Bilim insanlarının, ufkunu bilimle çizenlerin yaşadıkları zorlukları biliyorum.
Bu mücadelenin birikimini ve deneyimlerini tüm Türkiye toplumuna, toplumsal muhalefetin tümüne taşıyacak bir TMMOB'a ekmek kadar, su kadar ihtiyacımız var."
Direnişte son duruma dair sendikamızın yaptığı açıklama budur.
Son işçi arkadaşımız son kuruş alacağını alana kadar takip etmemizin, desteğe devam etmemizin ne kadar önemli olduğunu gördüğümüz bir gün yaşadık.
Madenciler ne karar alırlarsa ona uygun davranacak, üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar yanlarında duracağız.
Bir rezilliğe tanıklık ediyoruz.
Haftalar önce madenci kardeşlerimiz bileğinin hakkıyla, çocuklarının geleceği için bedenini açlığa yatırarak burada bir direniş kazandı. Devletin 3 bakanı söz verdi, “patron işçilerin tüm haklarını ödeyecek” dedi. Haftalar sonra bugün biz yine Yıldızlar SSS Holding önünde, tutulmayan sözlerin peşinde direniyoruz.
Soruyorum: Devlet daha verdiği bir sözü tutmayacaksa nerede bunun kudreti? Türkiye Cumhuriyeti devleti bir tane patron bozuntusuna işçilerin hakkını ödetemiyor öyle mi? Gençlere cop vurup biber gazı sıkarken çok güçlüsünüz ama bir patrona söz geçirmekten acizsiniz, öyle mi?
Bu süreçte birkaç defa “bütün alacaklar ödendi” açıklaması yaparak işçileri kandırdılar, biraz önce de benzer bir açıklama yapıldı. Patronların ve yetkililerin sözüne güven duymadığımız için işçi arkadaşlarımız avukatlarımızla görüşme halinde, tüm hesaplar kontrol ediliyor ve herkes tüm haklarını alana kadar burada beklemeyi sürdürüyoruz.
Şunu iyi bilsinler: İşçi kardeşlerimizin tek bir lirası bile patronda kalmayacak. Devran nasıl olsa dönecek; söz verip oyaladığınız, kandırdığınız işçilerin hesabı mahşere kalır zannediyorsanız yanılıyorsunuz!
"Faşistler işçi haklarını savunamaz" fikri hatalı. Faşistler nihai olarak sermaye sınıfına hizmet etse de kitle tabanlarını diğer hareketler gibi alt ve orta sınıflardan oluşturdukları için bir noktaya kadar işçi savunusu yapabilirler. Ancak işçilerin bağımsız bir siyasi güç olmasını istemezler ve milliyetçilik üzerinden onları sermaye ve devlete bağlamak isterler. İşçilerin kendi güç ve talepleriyle siyasete dahil olmasını isteyen sosyalistlere düşman olma sebepleri de budur.
Gemileri yaktık, geri dönüş yok!
Bütün işçi kardeşlerimiz hakkını almadan dönmeyeceğiz. Görüşmelerimiz devam ediyor.
Yıldızlar SSS Holding önünde halkımızla birlikte direnişi sürdürüyoruz. Tüm kamuoyunu holding önüne çağırıyoruz!
#MadencilerAyakta
Örgütsüzlük, parçalanmışlık, sarıdan beter hayalet sendikal pratiklerin artışı ve sonunda açlık sınırı altındaki ücretlere dahi çökmeye çalışan sermaye. O zaman Engels’in dediği gibi "Eğer yenilmişsek, yapmamız gereken tek şey, baştan başlamaktır."
Bu net biçimde sağcılığın mevzi kaybıdır bu arada, asla negatif bulmuyorum
Yıllarca emek mücadelesi veren solcuları teröristlik, Rusçuluk, Moskof uşaklığı vb. yaftalayan ülkücü kökenliler bugün halk nezdinde meşruiyet kazanabilmek için işçi direnişlerinin yanında konumlanma ihtiyacı duyuyorlarsa bunda hayır vardır. Bu hayırda da solun ısrarlı tutumunun tartışmasız katkısı vardır.
Pizzacılar gibi marjinal maaşlı istihbari unsurları bir kenara ayırıp kendisini milliyetçi, Türkçü, ülkücü vb. tanımlayan ama bu direnişlerin parçası olmak zorunda hisseden -özellikle gençlere- solun öcü olmadığını, devrimcilerin bu toprakların ve milletin düşmanı olmadığını, emek mücadelesinin Türkçülükle Kürtçülükle Ermenicilikle vb. alakası olmadığını anlatmak gerekiyor.
Onları pizzacıların yanına itersek kimseyi kazanamayız, kimseyi kazanamazsak solu toplumsallaştıramayız.
Buradan Sosyalistlere sesleniyorum. Eğer bir faşist size fikren uymayan bir sol partiye saldırıyorsa; siz onlara karşı çıkarken: "aslında ben o partiyi tutmuyorum ama", "bana bu partiyi savundurtacaksınız" gibi cümleler kurmayın. Faşistlerin karşısında bu şekilde eziklenmeyin. Unutmayın, onlara göre bizim aramızda hiçbir fark yok, hepimiz teröristiz.
İstiklal Kadınları Hareketi denen operasyonel oluşum, bu gece niyetlerini açık etmiş. Şimdi adım adım, tane tane gidelim arkadaşlar.
(1) Sağ ne zaman bu tür "mücadelelere gömülü" operasyonlara kalkar? Solun ivme kazanma ihtimali doğduğunda kalkar. Burada bir iyiye işaret var.
(2) Bu operasyon hangi kesimlerde alıcı bulur? Yoksul, güvencesiz, sendikasız işçi kesimlerinde alıcı bulur.
(3) Sendikalı işçilerde niye alıcısı olmaz? Çünkü sendikalı işçi, onunla kimin neden ve nasıl temas ettiğini, daha temasın ilk anında anlar.
(4) Neden anlar? Kolektif bilinç, grup halinde olmanın feraseti; ona yaklaşanın niyetlerini anında deşifre eder.
(5) O zaman bu operasyonlar nasıl kalıcı olarak engellenir? Bildiniz! Sendikalı işçilerin sayısını artırarak.
(6) AKP'nin aparatlarını, NATO'nun operasyoncularını, faşizmin irili ufaklı boy veren gerici gruplarını püskürtmek için ne yapacağız? Yan masamızda oturan iş arkadaşımızı, marketteki kasiyeri, mağazadaki reyoncuyu sendikalı yapacağız.
Kolaylıklar.
TİP'liyim. Bozkırın göbeğinde sosyalizm mücadelesi veriyorum. Asgari ücretle çalışan bir emekçiyim. TİP'in sosyalizm mücadelesini "Kadıköy"e indirgeyenler önce kafasını kaldırıp etrafına baksın. Biz güvenli limanlarda siyaset yapmıyoruz; iktidar ideolojisinin gölgesine sığınmadan, yaşadığımız memleketin gerçek sorunlarıyla yüzleşiyoruz.
Sosyalizmi birkaç semte, birkaç insana ya da belirli bir yaşam tarzına sıkıştırmak, Türkiye'yi tanımamaktır. Kira ödeyen, faturalarını yetiştirmeye çalışan, emeğiyle ayakta duran insanlar sadece büyük şehirlerde yaşamıyor. Anadolu'da da emek sömürüsüne, adaletsizliğe ve yoksulluğa itiraz eden binlerce insan var.
Asıl sorun, insanların ne düşündüğünü anlamaya çalışmak yerine onları etiketlere hapsetmek. Sosyalizmi "Kadıköy", Anadolu'yu da tek tip sananlar yanılıyor. Çünkü bu ülkenin bozkırında da eşitlik, özgürlük ve emek mücadelesi veren insanlar var; hem de sandıklarından çok daha fazla.
"Kadıköy partisinden" birkaç fotoğraf... Bu vesileyle Elazığ'dan Iğdır'a memleketin dört bir yanında kısıtlı imkanlarla sosyalizm mücadelesini büyütenleri takip edelim, görünür kılalım. Operasyon hesaplarına en iyi yanıt bu olacaktır. @tipigdir@tipelazig@tip_bitlis@tip_van65
Madenci hakkını alacak!
Tutulmayan sözlere, zulme, zorbalığa karşı Doruk Maden işçileriyle omuz omuza; mücadele neredeyse orada olacağız. Madencilerin Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemine Genel Başkanımız Erkan Baş ile birlikte katılacağız; birlikte direnecek, birlikte kazanacağız!
🗓️ 4 Haziran Perşembe
⏰ 11.00 | Buluşma | TİP Ankara İl Binası
⏰ 12.00 | Yıldızlar SSS Holding
Tüm halkımızı yarın saat 12.00'de Yıldızlar SSS Holding önüne çağırıyoruz.
Doruk Maden İşçileri
📍 İşçi Blokları, Mevlana Blv. 174/A, 06650 Çankaya/Ankara