Haklarımızı elimizden alan ve kısıtlayan hiçbir yasayı ve onları dayatan yasakçı zihniyeti istemiyoruz! İstemeyeceğiz!
Oyunumuza, platformumuza, konserimize ve sosyal medyamıza saldıranların ne değeri, ne kültürü ne zorla dayatmaları umrumuzda olmaz.
Sadece kendilerinden ve savunduklarından daha da nefret ettirirler. Gelecek neticede biziz ve eğer bizi böyle kötü yollara başvurarak kaybederseniz, dayattığınız şeyler çok rahat unutulabilir. Kim hak ve özgürlüklerimize değer verirse onu destekleriz. Tavrımız nettir.
Oyunuma, platformuma, konserime, sosyal medyama dokunma!
Panelciler birçok bilgilerimizi çaldılar e-devlet ile bağlama yaptığımız da sosyal medya hesaplarımız çalındığında e-devletimize erişmeyecekleri ne malum #SOSYALMEDYAMADOKUNMA
#OYUNUMADOKUNMA#SOSYALMEDYAMADOKUNMA
bu yasayı Türkiye'ye sen soktun zaten senin amacın çocukları korumak değil yasayı yürülüğe sokup muhalifleri hapise atırıp susturup ve sivil masum halkıda fişleyip hükümeti eleştireni hapise atırmak yemezler manihur özdemir
Gençliğimiz, yıllardır dertlerimize aynı masallarla karşılık veren, siyaseti zenginleşme aracına çevirmiş ve koltuğu bırakmayan yaşlı siyasetçileri dinleyerek geçiyor.
Geleceğimize dair kararları onlar alıyor, sonuçlarıyla biz yaşıyoruz. Bize biçilen seyirci rolünü kabul etmediğimiz için Hürriyet Partisini kurduk.
Siyasetçilerin göremediği, görse de kendi çıkarları için gözlerini kapattığı şeyleri genelde vatandaşlar görüyor.
Kılıçdaroğlu’nun aday olursa seçimi kazanamayacağını herkes biliyordu, insanlar buna karşı çıkarken Özgür Özel kendisini gözyaşları içinde yolcu ediyordu.
2024 seçimlerinin ardından CHP’nin erken seçim talep etmesi gerekiyordu, vatandaş bunu görüyordu, Özgür Özel erken talebimiz yok diyordu.
19 Mart sürecinde vatandaşlar eylemlerin sürmesi gerektiğini, geniş katılımlı boykot yaparak iktidarın saldırganlığına bir set çekilmesi gerektiğini görüyordu, Özgür Özel meseleyi kişisel şovuna çevirerek sönümlendirmeyi tercih etti.
2025 Ağustos’unda CHP’nin komisyona katılmaması gerektiğini vatandaş görüyordu, Özgür Özel Bahçeli’nin kendisini ve partisini koruyacağını düşünerek komisyona katılmayı tercih etti.
2026 yılında vatandaş Yeni Parti’nin çerçeve yasaya destek vermemesi gerektiğini görüyordu, Özgür Özel vermeyi tercih etti.
Bu liste uzar gider. Bu kadar facia bir yönetime rağmen hala “Özgür Özel her şeyi görüyor, bir bildiği vardır” minvalinde konuşmak için gerçeklere gözleri kapatmak gerekiyor.
Bugün muhalefetin bu halde olmasının nedenlerinden birisi de zaten bu gerçeklere gözünü kapatan tavır.
Türkiye’de insanlar sokaklara dökülüyorlar. Üstelik böyle bir istibdat rejimine rağmen dökülüyorlar. 19 Mart süreci bunu gösterdi. Senelerdir anlatılan benzer hikayelerin ne kadar boş olduğunu gözler önüne serdi. Fakat buna rağmen insanlar aynı hikayeleri anlatmaya devam ediyor.
Avrupa mis gibi kalsın diye haklarını savunuyorlar. Sizin gibi yağı 50 tl ucuza almak için 4 market gezip sonra ülke şahlanıyor diyecek kadar beyinsiz değiller..
Türkiye'de büyük bir gençlik krizi falan yok. Türkiye'de büyük bir yaşlı krizi var. Her değerin içini boşaltan, geleceği yok eden, kindar, kıskanç ve beceriksiz bir yaşlılar topluluğu. Ne toplumdan haberi var, ne gerçekleri önemserler. Hiçbirisi ülkesini sevmiyor sadece parayı ve gücü seviyor. Peki gençlik nerede? Gençlik iş arıyor. Abdullah gibilerin etkileşim almak için kullandığı nesne konumundalar... İnsan biraz utanır bu cümleleri kurmak için. Utanıyorum.
Çok çalışma ayağına milleti siktiğiniz için kimse yemiyor bunları. İş dediğiniz de sikimsonik şeyler , önce çalıştırdığınız insana adam gibi ödeme yapın. Vereceğiniz bı insanca maaş, pavyon karısı gibi kıvırıp duruyorsunuz. Sik kafalı TR patronunun çalmaktan başka vizyonu yok.
Ne kadar berbat bir eğitim bakanı hakikaten. Şu dile, şu açıklamanın ucuzluğuna bakın. Böyle bir buhranın içinde yine hayali düşman yaratma derdinde. İdeolojik saplantılarınızı da alıp gidin.
Memleketimizin dürüst ve çalışkan vatandaşları,
Türkiye’de ne yazık ki sizinle aynı dertleri paylaşmayan, aynı hukuka tâbi olmayan seçkin bir zümre bulunmaktadır.
Suyun başını tutan AKP zenginlerinin de dahil olduğu bu zümre sizin dertlerinizle dertlenmemekte, bilakis sizin geçim derdiniz onların servetlerini oluşturmaktadır.
En son vurgununu borsada işlem gören fonlar üzerinden yapan bu zümre, Türkiye’deki ikili hukuk sisteminin asla kaybetmeyen tarafında yer almaktadır.
Bizler ise Hürriyetçiler olarak AKP seçkinleri tarafından hayatın her alanında daima kaybetmeye mahkum edilen sıradan vatandaşların tarafındayız ve hatta o vatandaşların bizzat kendileriyiz.
AKP seçkinlerinin sıradan vatandaşları mahkum ettiği bu kaybedenler kulübünün bir parçası olmayı reddediyoruz.
Bizleri yoksulluğun, yolsuzluğun ve hukuksuzluğun hüküm sürdüğü bu düzene müebbet mahkum edenlere karşı dimdik ayakta duruyoruz.
Bu topraklarda ilelebet hür yaşamak isteyen tüm vatandaşlarımızı Hürriyet Partisine davet ediyoruz.