İnsan güneşi teraziye koyup tarttıktan, ayı adım adım ölçtükten, yedi kat göğün yıldız yıldız haritasını çıkarttıktan sonra bile, geriye kendisi kalır. Kendi ruhunun yörüngesini kim hesaplayabilir?
“Değişir miyim seni bir yaz gününe?
Çok daha güzelsin sen çok daha ince,
Mayısın goncaları sert rüzgarlarla titrer,
Yaz günleri kısa bir düş gibi gelir geçer,
Bazen cehennemin ateşi tepende parlar.” William Shakespeare
🎞 Nomadland - Chloé Zhao
“Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez.”
SEVMEK ZAMANI’nın restore edilmiş kopyasından ilk fragman. Metin Erksan’ın ölümsüz klasiği, 3 Kasım’da ilk kez ve sadece MUBI’de.
Bu uzun yürüyüş, bu arayış; uygarlık en üst seviyeye geldiğinde bile bitmeyecek. Geride bıraktığı izlere bakarken uzayan gölgesi konuşuyor: Nereye gidiyoruz?
Bu uçsuz bucaksız düzlükte mesafesini koruyacağı kimse yok, sadece ayak izleriyle ve gölgesiyle samimi. Attığı her adım hem nereye yaklaştığını hem de nereden uzaklaştığını gösteriyor. Yönü inandıklarını, gözleri bakış açısını ve ayak izleri geçmişini anlatıyor.
Her adım bir zincirin halkası, her adım bir hareket. Bir adımla başladı, bir adımla göç etti, bir adımla döndü. Adım eylemdir. Bir adımla sokağa çıktı; bir adımla yetişti, bir adımla dünyayı değiştirdi. Adım ilerleme...
Kimsenin senin ahlaki değerlerine erişemeyeceğinden o kadar eminsin ki, herkesi bağışlıyorsun.Bundan daha kibir dolu bir davranış olamaz. Esas kibir, insanın kendine göre daha bilgisiz saydığı kişilerin yanlışlarına hoşgörüyle bakması,bunları düzeltmeden anlayışla karşılamasıdır.