Evde bayılmış olmasından endişelendiğim arkadaşımı bile bir kere aradıktan sonra açmayınca başka yollar aramış biri olarak spordayken komşum tarafından iki yumurtam var mı diye üst üste aranmam
Babam arada arabamı istiyor on dk lazım benimkini çıkartmiyim yerinden diyo, her defasında benzini fulleyip veriyor. Kırk yaşıma dayandım diye direk harçlık vermek yerine böyle bi yöntem geliştirdi gibi
Mühürsüz oylarla rejim değişirken avukatlarıyla birlikte YSK’nın kapısına gitmeyen Kılıçdaroğlu, bugün torbacılarla CHP’nin kapısına geliyor
Çok büyük bir vatan haini.
Füsun babasını kaybettiğinde kitapta “artık hiçbir şeyin önemi yok” minvalinde bir cümle kurmuştu Kemal’e. Kitabı 17 sene oluyordur okuyalı ama en aklımda kalan bu duyguydu, koymamışlar diziye.
Doğum günlerinde çalan cringe bir şarkı var, her isimde “doğum günün kutlu olsun x yeni yaşın kutlu olsun x” versiyonu var. Oğlumun öğretmeni birinin doğum günüyse onu açıyormuş öğle arasında, zavallı çocuğum bir aydır doğum gününde bundan kaçmak için planlar yapıp duruyormuş ahs
-Anne bence en güzel anne sensin. Çok makyaj yapmıyorsun, çok şık giyinmiyorsun, çok şişko da değilsin.
( Bu çocuğun beni övdüğünü sanıp arkasını dönerken, beşikten gol yemiş kaleci gibi kala kaldırması)
-Mozart’ın 40.senfonisiydi bu anne
+Aa bilmiyordum
-Tabii bilmezsin anne
(Çocuğuna bir konunun kör cahili değilmişsin de sadece her noktayı bilmiyormuşsun gibi yapamazsın)
Bütün bu karanlığa karşı düzgün çocuklar yetiştirmeye gayret ederken; bitmeyen, her gün daha inanılmazının ortaya döküldüğü ve asla yargılanmayan ahlaksızlığa maruz kalmanın yorgunluğu.
Ve bu kayıplara kendi içlerinde “ömrü bitmişti, taktir, taksirat, kader, demek ki bir şekilde ölecekti vs” diyen bir zihniyet, buna inanarak koruma oluşturuyorlar kendilerine, üzülmüyorlar, yas tutmuyorlar. Öyle bir cehennemin içindeyiz.
Askerlerimiz şehit oluyor “mağarada gaz varmış” diyorlar, işçilerimiz şehit oluyor “rüzgar ters esmiş” diyorlar. Sorumluluk onlar hariç herkeste. Sınır tanımaz bir yüzsüzlük bu.