Bebeğiyle birlikte tutuklanan Gurbet Karadağ, cezaevinde yaşadığı günleri şu sözlerle anlattı:
“Yapılan psikolojik baskılar sonucu kendimi o kadar çaresiz hissediyordum ki defalarca ölümü diledim. Yan hücreden gelen sesi duyduğum an ise o karanlığın içinde hücre benim için bir cennet bahçesine dönüştü.”
Bu sözler, özgürlüğünden mahrum bırakılan insanların yaşadığı yalnızlığı ve en zor anlarda insan dayanışmasının nasıl bir umut kaynağına dönüşebildiğini anlatıyor.
@eczozgurozel
Adaletİçin SesVer
“KIZIM BEN TUTUKLANDIKTAN SONRA HASTALANDI VE ÖLDÜ”
KHK'lı akademisyen İbrahim Coşkun:
"Ben tutuklandığımda kızım 4 yaşlarındaydı. Adı Hümeyra Sinem. Normalde sağlıklı bir çocuktu ama ben tutuklandıktan iki yıl sonra hastalandı. Gen bozulmasıyla ortaya çıkan ve nadir görülen bir beyin hastalığı vardı. Bu hastalıkta vücut fonksiyonları tamamen duruyor. Önce konuşmayı, yürümeyi, daha sonra tüm motor hareketleri kaybetti. Yürümek, koşmak, yemek, içmek, görmek… Hiçbiri yoktu. Daha sonra ileri derece kasılmalar başlıyor. Hastalığın tedavisi yok ve 10’lu yaşlarda vefatla neticeleniyor.
“ÇIKMAK İÇİN KIZINI KULLANIYOR BİLE DEDİLER”
Kız çocukları babalarına düşkün oluyorlar, kızım da bana düşkün ve bu halde bana görüşe geliyorlardı. Aramalarda yüzde 99 ağır engelli çocuğa müthiş bir zorluk çıkarılıyordu. Sırf bu yüzden eve gitmek isterdi hemen. 2021’de denetimli sürecim başladı. Kızıma bakabilmek ve son zamanlarında yanında olabilmek için denetimli ve koşullu hakkımı verin diye başvurdum. İyi halli olduğum sabitti. Ama buna rağmen verilmedi ve 8 yıl 9 aylık bütün infaz süreci cezaevinde geçirildi. Çıkmama 1 yıl kala kızım 2024’te vefat etti. İzin vermemeleri ayrı problem, gerekçeleri ayrı problemdi. ‘Çıkmak için kızının hastalığını kullanıyor’ dediler. Oysa hukuki olarak şartları tutan bir insana zaten bu haklar veriliyordu.
Bir babanın ölüm döşeğindeki kızını görebilme hissiyatına karşı bunu söyleyebilmek, karar vericilerin vicdani hassasiyetlerini kaybetmek olarak görüyorum. Vicdan zamanla bürokrasi içinde kayboluyor. Babalar bir dosya numarası, evlatlar birer prosedürden başka bir şey değil. Vicdanını kaybetmiş bir bürokrasinin yapamacağı hiçbir şey olmadığını ben yaşayarak gördüm.
“CENAZEYE ELLERİM KELEPÇELİ GİTTİM”
Necip Fazıl’ın meşhur bir şiiri var. Zindandan Mehmet’e mektup. İlk iki hece şöyledi. Zindan iki hece/Mehmed’im lafta diye. Ben onu biraz değiştirdim. Sincan iki hece Sinemim lafta/ Mazlumlarla baban bir safta/ Bir de, geri adam, elinde yafta /Halimi düşünüp de üzülme Sinem/ Kavuşmak mı/ Belki/ Daha ölmedim. Ben bunu yazarken kavuşmak için bir umudum vardı. Ama çıkana kadar hatırası kaldı. Kızımın cenazesine gitmem müsaade ettiler, ellerim kelepçeli. Köyde bile. Altı jandarma vardı yanımda. Toprak atmama müsaade ettiler, kızımı toprağa ben koydum, ona müsaade ettiler.
“KIZIMIN KALBİNDEN EVVEL SİZİN KALBİNİZ DURMUŞ, DİYE DİLEKÇE YAZDIM”
Cezaevine döndüğümden savcıya ve ilgili kurula ‘Benim kızımın kalbinden evvel sizin kalbiniz durmuş.’ diye dilekçe yazdım. Bunun üzerine beni ağırlaştırılmış müebbetlerin yerine hücreye gönderdiler. Son 14 ayımı hücrede geçirdim. Evlat acısı çok farklı bir şey. Ne zaman bir annen babanın yanında çocuk görseniz yaranız kanıyor. Ve acılarınızla yaşamaya çalışıyorsunuz çünkü unutmak mümkün değil. Ben bu süreçte içerideyken otoriter rejimlerin tabii genotipleri nedir? DNA’sı nedir? Nasıl davranırlar bunlar? Ve tarih boyunca sergiledikleri davranış şekilleri nelerdir? diye çalışma yaptım. Bizim kültürel kodlarımızda, inancımızda merhamet emredilir, şefkat emredilir, adil olunması emredilir. Ama ne yazık ki otoritelik öyle bir hastalık ki tersine çevirebiliyor ve şu denilebiliyor. ‘Merhamet ederseniz merhamet edilecek hale gelirsiniz.’ Oysa Peygamber Efendimiz diyor ki, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez.' Bu bir sadece ahirete yönelik bir söylem değil. Aileden en tepedeki yöneticiye kadar, karar vericiye kadar söylenmiş bir ahlak dersi.”
#KHKlaraSon
⏳ SON 2 GÜN ⚖️
2 gün sonra Strazburg'da, adalet bekleyen milyonlar için 5. kez bir aradayız.
📅 24 Haziran Çarşamba
🕐 11:00
📍 Av. de l'Europe
Geri sayım bitiyor — sen de gel, sesini yükselt. 🕊️
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
Gündemle alakası yok, çünkü uzun zamandır kimse burada ne oluyor diye dönüp bakmıyor.
Ama bir bakıma gündemle çok alakası var — başka bir başlık altında (terörsüz Türkiye süreci) “hasta ve yaşlı mahkumların tahliyesi” sürekli konuşuluyor. Süreci desteklemiş biri olarak ben de defalarca bu tahliyelerin gerçekleşmesi gerektiğini söyledim.
Ancak Gergerlioğlu’nun bahsettiği Abdullah Tırpan gibi isimlerin kapsama girmemesi için direnenler olduğu da malum.
Oysa adalet seçici ve ayrıştırıcı olamaz. Bir hukuk prensibi birini koruyup diğerine tekme atacak şekilde uygulanamaz.
Hikayeyi Ömer Bey anlattı ama iki gün önce Esra Tırpan Yakut bana da ulaştı, anlattı.
Abdullah Tırpan 73 yaşında, Tekirdağ’da köftecilik yapan bir esnaf. 2025’te tutuklandığından bu yana onlarca kez rahatsızlanmış, 40 kez hastaneye kaldırılmış.
Bank Asya hesabı, sohbet, bağış. Bunları sonradan terör örgütü ilan edilen bir yapıyla ilişkilendirip “üyelik” saymak, Anayasa Mahkemesi ve AİHM tarafından hak ihlali olarak değerlendirildi ( Yüksel Yakçınkaya kararı örneği) .
Ama Abdullah Tırpan hâlâ içeride.
Adli tıp bilirkişi raporu, sonuç bölümünde Tırpan’ın durumunun 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş. Değişen bir şey olmamış.
Aile, babalarının kalan 23 ayı atlatamayacağını söylüyor.
Olan bitenin adaletle ilgisi yok. Umarım gereken değerlendirme yapılır.
Hasta ve yaşlı mahkumlar hapiste ölmesin.
FELÇ KALABİLİR ❗️
Sn @gergerliogluof
"Beyin damarlarında %75 oranında tıkanıklık var. Bu ne demektir? Her an yoğun bakıma kaldırılabilir, her an felç geçirebilir, hayatını kaybedebilir."
@aydinsule1
AbdullahTırpan AcilTahliye
Fatih Terim
Ali Ünal yazdığı 7 köşe yazısı sebebiyle 19 yıla mahkum edildi ve yaklaşık 10 yıldır sağlık sorunlarına rağmen tek kişilik hücrede tutuluyor.
HastaMahpuslara Tahliye
Adli Tıp Kurumu @ADLITIPKURUMU ,temel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamayan Abdullah Tırpan(72) için “Cezaevinde kalabilir!” yönünde rapor verdi. Bu bir ciddi hak ihlalidir. İnsan hayatı bu kadar ucuz olamaz.
AbdullahTırpanın SesiOl @profdrhalukkoc
KHK ile kapatılan bir okulda din dersi öğretmeni olarak çalıştığı gerekçesiyle tutuklanan kanser hastası Nermin Varol bir yıldır cezaevinde.
Sn. @gergerliogluof: "Kanser hastası Nermin Varol cezaevinde tedaviye erişemiyor."
NerminVarol TahliyeOlmalı
Sosyal Bilgiler öğretmeni Emine Sarıoğlu, suç teşkil etmeyen gerekçelerle 27 Ekim 2025’te 23 aylık bebeğiyle birlikte cezaevine gönderildi. Küçük bir çocuk parmaklıklar ardında büyürken, 4 yaşındaki kardeşi de annesinden ayrı kalıyor. Bir çocuğun büyümesi gereken yer cezaevi değil; ailesinin yanıdır.
@umit_k
YaşlıVeHasta ErolŞengök
72 yaşındaki Abdullah Tırpan’ın birçok kronik hastalığı var. Kişisel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamayacak durumda. Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde tutuluyor.
Haksızlığa DurDe
Nurcan ve Abdülkadir Arslan, Eylül 2023’ten bu yana cezaevinde tutuluyor. Yargıtay kararları bozmasına rağmen anne ve baba hâlâ özgür değil. Biri engelli olan 7 yaşındaki beşizler ile 13 yaşındaki kızları yaklaşık iki yıldır anne-babalarından ayrı yaşıyor. Altı çocuk sağlık sorunlarıyla baş başa bırakıldı. Bu aile derhal serbest bırakılmalı, çocuklar anne ve babalarına kavuşmalı.
@KeskinEren1
Haksızlığa DurDe
Milletvekili Meral Danış Beştaş: “İstisnasız tüm AHİM kararları uygulanmalıdır ve artık KHK meselesi de çözüme kavuşturulmalıdır.”
@meraldanis#KHKlılarÇözümBekliyor
Ekonomik durumları, mensup oldukları muhafazakâr aile yapıları ve geldikleri sosyal çevre şartları itibarıyla özellikle yükseköğrenim imkânlarından yararlanabilmek için, Fetullah Gülen’e izafe edilen yapılanmalara yönlendirilen insanları, somut bir suç işlemedikleri ve hatta somut bir suç işlemeye yönelik hazırlık içinde bulunmadıkları takdirde, terör suçlusu olarak damgalamak, hukuk vicdanıyla bağdaşmaz.
Yargısal uygulamamızın ortaya çıkardığı bu yanlışlığın telafisi için af kanunu çıkarılmasına gerek yoktur. Çünkü af kanunu suç işleyenle işlemeyen ayrımını gözetmez. Bunun için malum FETÖ ile bağlantılı olarak silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum edilen kişilerle ilgili olarak yeniden yargılama sürecini işletmeye yönelik bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır.
Emine Sarıoğlu ve 24 aylık bebeğine özgürlük!
Hayata yeni adım atan küçücük bir çocuk, dışarıdaki renkli dünyayı tanımak yerine dar bir alanın içinde büyüyor.
Oysa bu yaşlar; dokunarak öğrenmenin, koşarak güçlenmenin, güvenle bağ kurmanın zamanı.
Bir çocuğun en hassas çağlarını böyle geçirmesi içimizi sızlatmıyor mu?
@Valimutlu
#KHKlarİçinBüyükÇağrı
Der Jahresbericht 2026 der Menschenrechtsorganisation #HumanRightsWatch zeichnet ein alarmierendes Bild der globalen Lage von #Demokratie und Freiheitsrechten. Besonders deutlich fällt die Kritik an der #Tuerkei aus.
#Erdogan#AKP#Imamoglu#CHP#PKK
https://t.co/e0CuAmX2pP