📌Yazar, dilbilimci Sevan Nişanyan'dan cesur çıkış:
💬''Gülen cemaatine, insanlığı ayaklar altına alarak uyguladıkları alçakça zulüm politikasının tasvip edilir yanı yok''
💬''Bu politika sürdüğü müddetçe ben Gülen cemaati aleyhine söz söylemeyi doğru bulmuyorum. İki yüzlülük olarak görüyorum. Düşene tekme atılmaz. Nokta! Bu kadar...''
Fatih10Yıldır AdaletBekliyor
Yine özür dileyerek söyleyeceğim, karaktersiz herif
Güya 2007-2010 f*tö korkusunden Azerbaycan'a kaçmış
Ki o dönem Hizmet'in Azerbaycan'da en kuvvetli olduğu dönem
Sonra da korkmamış
Dönünce 31 Mart 2015'te STV'de Oktay Usta'nın Yeşil Elma programına çıkmış
Utanmazlık, yalancılık, iftiracılık böyle bir problem işte...
@OzlemGurses ise çanak tutmuş...
1. Following the arrest of Emre Çinar, a Turkish citizen, on 30 December, in Maputo city, at the extradition request of the Turkish authorities, there are grave concerns of an illegal "black site" detention or imminent unlawful extradition linked to Turkish political requests.
🚨 URGENT: FEARS OF ENFORCED DISAPPEARANCE IN MOZAMBIQUE
A Turkish lawyer Emre Çınar (35), who has lived in exile in Maputo since 2017, was detained on 30 Dec 2025 (~15:00) by officials believed to be Mozambican intelligence.
His whereabouts remain unknown, raising serious risk of enforced disappearance & unlawful extradition.
According to information provided by his family and local Mozambican reports, his phone and personal belongings were confiscated, and he was told that he would be taken to the public prosecutor’s office. However, the alarming reality:
❌ He has NOT appeared before a prosecutor.
❌ He is NOT registered at any police station.
❌ There is NO official record of his detention.
❌ His whereabouts are currently UNKNOWN.
No official explanation has been provided to his lawyers or family.
Emre has lived lawfully in Mozambique since 2017 after fleeing political pressure in Türkiye. There are grave concerns of an illegal "black site" detention or imminent unlawful extradition (refoulement) linked to Turkish political requests.
As a result of ongoing inquiries, grave concerns have emerged that this incident may be linked to politically motivated extradition requests by the Turkish authorities.
It is widely known within the international community that Türkiye has, for many years, pursued the return of individuals abroad for political reasons.
The link for local Mozambican reports, "the legal representative of Willow International School in Mozambique, Emre Çınar, was allegedly kidnapped in an operation linked to Turkish political persecution targeting critics abroad."
https://t.co/pWVkp2vI9R
📣For this reasons, we call upon:
• The United Nations (UN)
• The UN Working Group on Arbitrary Detention
• The UN Working Group on Enforced or Involuntary Disappearances
• Amnesty International
• Human Rights Watch
• The African Commission on Human and Peoples’ Rights as well as all international human rights institutions, lawyers, journalists, and people of conscience, to urgently raise their voices.
⚠️ Any secret detention or extradition that violates the rule of law, human rights, and international conventions is unacceptable.
We demand that:
• Emre Çınar’s whereabouts be immediately disclosed,
• He be granted access to his lawyers,
• His legal and procedural safeguards be fully ensured.
Silence is the greatest enabler of such violations.
@RMDDH_Moz@CDD_Moz@LHR_SA@LRCSouthAfrica@Follow_SALC@LegalAidSA1@IntlCrimCourt@ArrestedLawyers@fidh_en@UNHumanRights@UN_SPExperts@amnesty@AmnestySARO@hrw@RSDDHCADHP@achpr_cadhp@MaryLawlorhrds@Refugees@amnestypress@AmnestyKenya@TheRWCHR@IBAHRI@silencedturkey@ForeignOfficeKE@HRF@StockholmCF@nordicmonitor@AFP@ReutersAfrica@bonifacemwangi@FrontLineHRD@AP_Africa@SAHRCommission
# Acil Çağrı: Kenya'da Hukuk Sınavı ve Bir Eğitimcinin Özgürlük Mücadelesi
Uluslararası hukuk ve insan hakları savunucuları bugünlerde gözlerini Kenya'ya çevirmiş durumda. Uzun yıllardır Kenya'da yaşayan Türk eğitimci Mustafa Güngör'ün gözaltına alınması, sadece bir kişinin özgürlüğünü değil, uluslararası koruma altındaki bireylerin güvenliğini ve hukukun evrensel ilkesi olan "Geri Göndermeme" (Non-Refoulement) prensibini de tartışmaya açıyor.
Son gelen bilgilere göre, Mustafa Güngör'ün durumu kritik ve uluslararası toplumun dikkati bu davanın üzerinde. İşte yaşananların perde arkası ve hukuki süreçte gelinen son nokta.
## Olayın Kronolojisi: Neler Yaşandı?
Hukuksuzluk endişesi yaratan süreç, geçtiğimiz Cumartesi akşamı başladı. Mustafa Güngör, Mombasa'dan Nairobi'ye trenle seyahat ederken istasyonda durdurularak gözaltına alındı ve Terörle Mücadele Polis Birimi'ne (ATPU) sevk edildi.
Edinilen bilgilere göre, aynı günün erken saatlerinde bir polis ekibi, Güngör ailesinin altı yıl önce yaşadığı adrese giderek orada yaşayıp yaşamadıklarını teyit etti. Bu durum, operasyonun planlı olduğunu gösteriyor. Güvenilir kaynaklar, bu eylemin Türk makamlarının başlattığı bir Adli Yardımlaşma (MLA) talebi üzerine gerçekleştiğini işaret ediyor.
## Hukuki Durum ve Belirsizlikler
Kenya makamlarından alınan bilgilere göre, şu anki hukuki tablo karmaşık ancak belirli güvenceler söz konusu:
* **Tutuklama Emri Yok:** Mustafa Güngör hakkında sunulmuş resmi bir tutuklama emri bulunmuyor.
* **Sınırdışı Kararı Yok:** Şu an için herhangi bir iade veya sınırdışı (deport) kararı verilmiş değil.
* **Süreç:** Yetkililer, sürecin bir mahkeme kararına dayalı "soruşturma" olduğunu ve mahkemenin vereceği karara göre ilerleneceğini belirtiyor.
Resmi makamlar, "Bu bir soruşturmadır. Sorular sorulacak ve süreç mahkeme kararına göre işleyecektir" açıklamasını yaparak hukuki prosedürün işlediğini vurguluyor.
## Şu Anki Durum: Gözler Kenya Yargısında
Mustafa Güngör halen gözaltında tutuluyor. Aile üyeleri serbest bırakıldıktan sonra bir insan hakları yetkilisi kendisiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Yetkililer şu an için avukat erişimine, ziyaretlere ve temel insani ihtiyaçların (gıda, giysi vb.) karşılanmasına izin veriyor. Ayrıca BM'den üst düzey bir yetkilinin de konuyla ilgili resmi girişimlerde bulunduğu belirtiliyor.
## Uluslararası Hukuk Ne Diyor?
Kenya'nın uluslararası ve bölgesel hukuk kapsamındaki yükümlülükleri çok açık. "Non-refoulement" ilkesi gereği, bir kişinin işkence veya kötü muamele riskiyle karşı karşıya kalacağı bir yere geri gönderilmesi kesinlikle yasaktır.
Hukukçular ve insan hakları örgütleri Kenya hükümetine şu çağrıda bulunuyor:
1. **Hukuka Bağlılık:** Adil yargılanma süreci ve etkili bir yargı denetimi sağlanmalıdır.
2. **Yasal Erişim:** Mustafa Güngör'ün avukatlarına ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) erişimi engellenmemelidir.
3. **Baskıya Direnç:** Siyasi veya diplomatik baskıların, hukuki güvencelerin önüne geçmesine izin verilmemelidir.
## Sonuç: Bu Bir İnsan Hakları Sınavıdır
HRS (Human Rights Solidarity) ve uluslararası gözlemciler; Kenya yargısını, DCI ve ATPU birimlerini hukukun üstünlüğüne uymaya davet ediyor. Bu dava, sadece Mustafa Güngör'ün değil, uluslararası koruma mekanizmalarının güvenilirliğinin de bir testidir.
Uluslararası toplum, bu davayı yüksek riskli bir geri gönderme vakası olarak ele almalı ve Mustafa Güngör'ün güvenliği garanti altına alınana kadar diplomatik ve hukuki takibi sürdürmelidir.
Kenya must never be a hellhole for refugees. It should be a place of refuge in the truest sense—a safe haven that stands the test of time. Our history, our humanity, and our values call on us to protect the vulnerable, uphold dignity, and offer hope to those fleeing hardship. A just and compassionate Kenya is one that treats refugees not as a burden, but as human beings deserving safety, respect, and opportunity. @irunguhoughton@amnesty@AmnestyUK #RefugeesWelcome @UN
JWF’s Report to Committee on Enforced Disappearances’ Call for Inputs on Women, Girls and Enforced Disappearances is published on OHCHR’s website @UNHumanRights@UNSRVAW@UN_EndViolence - https://t.co/16dezy9csr
15T’nin ne olduğu, kimin kim olduğu hakkında şahane bir belgesel olmuş. Nereden mi biliyorum. Dava dosyalarından tabii ki…
SPOILER : The Epaulette Curtain | A July 15th Documentary https://t.co/EycoMQPvTG via @YouTube
"Öldürülen 250 kişinin otopsi raporlarıyla silahların balistik muayenesi eşleştirilmedi."
15 Temmuz Darbe Tiyatrosu sonrası oğlu ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Emekli Albay Haşim Efe yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti...
15 Temmuz Tiyatrosu sonrası pek çok AKP'li itiraf gibi açıklamalarda bulunarak 15 Temmuz'u ihraçlar için lütuf gibi anlatmıştı... Toplumda o kadar büyük bir korku oluşturuldu ki kimse o karanlık geceyi ağzına dahi alamadı! Yılmaz Özdil'den yıllar sonra acı bir itiraf geldi...
AVRUPA KONSEYİ PARLAMENTERLER MECLİSİ MİLLETVEKİLLERİ KHK'LILARI YALNIZ BIRAKMADI
İspanya Milletvekili Laura Castel
Almanya Milletvekili Vinzenz Glasser
Belçika Milletvekili Benjamin Dalle
Fransa Milletvekili Emmanuel Fenandes
Belçika Milletvekili Christophe Lacroix
Fransa Milletvekili Sandra Regol,
4. Strasbourg Adalet Buluşması'nda özgürlük ve adalet temalı konuşma yaptılar.
Herkesİçin Adalet
#StrazburgAdaletBuluşması
Eski Diplomat Rumi Ünal:
“Çok sayıda milletvekili AİHM kararlarının uygulanması için gerekeni yapacaklarını söyledi. Çabaların karşılık bulduğunu görüyoruz.”
@SuzanSahin1881
Herkesİçin Adalet
#StrazburgAdaletBuluşması
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen mahkûmiyet kararını açık bir siyasi hedef gösterme örneği olarak kınıyoruz.
@onur__erkan
Herkesİçin Adalet
#StrazburgAdaletBuluşması
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2024/189 Esas sayı ile görülmekte olan davanın bugünkü (13.6.2025) duruşmasında, Mahkeme başkanı olarak görev yapan zatın, hiçbir görüşüme katılmadığı ve kitabımı yırtıp attığı yönünde açıklamada bulunduğu bilgisini edinmiş bulunmaktayım.
Söz konusu davada, bir kısmı çocuk çok sayıda genç, işledikleri herhangi bir somut suç olmadığı halde, aralarındaki sosyal irtibattan hareketle, “suç örgütü üyesi” şüphesiyle yargılanmaktadır.
Mahkeme başkanı olarak görev yapan zatın, görüşlerimi benimsemek mecburiyeti yoktur; ancak, kitaplarımda yer alan görüşlerden hareketle savunma hakkını kullanan sanık müdafilerine hitaben bu şekilde bir açıklamada bulunması, söz konusu davada TARAFSIZLIĞINI ŞÜPHEYE DÜŞÜREN bir SEBEP mahiyeti taşımaktadır.
Turkey’s economy has taken a hit as a result of the ongoing protests. Stockmarket regulators have banned short selling, while the central bank is trying to avoid a currency crash. But the damage has already been done https://t.co/ifJ8YNvsRa