1896 yılında çekilen bu muhteşem fotoğrafta Girit'in Hanya şehrinde bulunan İclâliye İnas Mektebi'nde okuyan kızlarımızın el işi maharetlerini görüyoruz.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
Eğer Kıbrıs'a 1974 yılında müdahale etmeseydik Kıbrıs, günümüzde bir tane bile Türk'ün yaşamadığı Girit adasına dönüşecekti.
Şimdi fotoğrafa bir kez daha bakın ve şu güzelim eserleri ürettiğimiz ve yüzlerce yıl yaşadığımız adamızın elimizden nasıl çıktığını hiçbir zaman unutmayın.
#kaybolantarihinpeşinde
Macaristan seçiminden sonra özellikle eski tüfek kalemşörler, "kızım sana söylüyorum ama gelinim sen anla" kıvamında yazmaya başladılar. Çok sevinçli çok çoşkulular.
@karatasgokhan_ Aynı vurdumduymazlığı Çanakkale Savaşında da yaptılar. Bugün de utanmadan,hayasızca devam ediyorlar. Söz geldiğinde Selanikliyiz, suyun ötesinden gelmişiz gibi, sahtekarlıklar yapanlar Balkan faciasını ve bu büyük göçü görmezden bilmezden geliyorlar.
Ankara’da iktidarın kurduğu kumpas sebebiyle ortaya çıkan yaşamsal tuzaklar kentte hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor…
Ortada bir "beceriksizlik" olmadığının altını çizen CHP yetkilileri bir kez daha “Büyükşehirlere su getirmek DSİ’nin görevidir” hatırlatmasında bulundu.
Aslında görevi olmamasına ve yoğun iş programına rağmen Mansur Yavaş’ın Ankara’yı susuz bırakmamak için büyük çaba harcadığının belirtildiği açıklamada “ Gölge etmeyin, engel olmayın, kanunun size yüklediği görevi yapın” kritik uyarısı dikkat çekti.
Ankaralılara yaşamsal tuzaklar kurmaktan bir türlü vazgeçmeyen iktidarın Mansur Yavaş’ın su sorununu çözmesini engellemek için dış güçleri de devreye soktuğu öğrenildi.
Öte yandan Ankara’da su sorunu çözülene kadar konser organizasyonlarına son verilme kararı alınması ise kentte büyük üzüntü yarattı.
Uzmanlar bir kentin gerekirse susuz da kalabileceğini ama ruhun gıdası işlevi gören konsersiz yaşayamayacağını belirtiyor.
Ankara genelinde “Konsersizlik sendromu” sebebiyle ortaya çıkabilecek hasarın önlenmesi için “Dijital konserler” verilmesi gündemde. Bu karar vatandaşlar arasında sevinçle karşılandı.
Kaynaklar ayrıca şehrin belli noktalarında “Su bulunması kaydıyla” ��orba dağıtımına devam edileceği müjdesini de verdi. Belediyenin kısa süre içinde açıkladığı bu iki müjde sosyal medyada TT oldu.
Ankara’da çeşme başlarında ellerinde plastik şişelerle su dolduran kişilerin ise kente dışardan getirilen bindirilmiş kıtalar olduğu tespit edildi.
Bu kişilerin iktidarın Ankara’ya kurduğu yaşamsal tuzakların bir parçası olduğu tahmin ediliyor.
Kentteki küçük ölçekli su sorununu “Kriz” gibi göstererek algı yapan bu kişilerin çorba üretiminde kullanılacak organik Ankara suyunu başka kentlere taşıdığı ve asıl amaçlarının belediyenin bu hizmetini engellemek olduğu ortaya çıktı.