“Bir millet, iki devlet” ülküsünün savunucusu; kardeş Azerbaycan’ın bağımsızlığı için ömrünü mücadeleye adayan, Türk dünyasının birlik ve istikbaline büyük bir inançla bağlı olan devlet adamı Ebulfez Elçibey’i vefatının yıl dönümünde rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Yarın saat 12.00'de genel merkezimizde düzenlenecek basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayacağım.
@1Seveyruz@muratefe15 Konuşmanın tamamını dinledin ne demek istediğini bal gibi anladın. Ancak sizin gibi fikir yoksunlarının yapabileceği bundan öte değil. Masa masa pazarlık kovalayan siz mi muhalifsiniz? Mide bulandırmaktan başka iş yaptığınız yok. Ayağımıza dolanmayın.
Anahtar Parti Manisa İl Başkanlığımızın düzenlediği şehitlik ziyaretine; İlçe Başkanımız Muhammed Yıldız, İlçe Teşkilat Başkanımız Velit Kırıcı, İlçe Sekreterimiz Mehmet Ay ve İlçe Medya ve Tanıtım Başkanımız Kadirhan Diner ile katılım sağladık.
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
@demirciakincisi Biz vatan düşmanlarına vururken sizde bize vurun, vurun vurun yaptığınız en iyi iş bu zaten. bu konuşmayı nerenle dinledinde bu kanıya vardın, edepli olun ahlaklı olun sizin bu çukurluğunuzdan bıktık usandık artık.
@DailyTurkst adamın milliyetçilik ile milliyetçiler ile alakasının olmadığı ortada zaten, azmi miiliyetçilik referansında ilk 50 ye girermiş. yok başbuğ azmi😀
sende tedavi ol kurtul @onuraydinnet
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
Muhterem hocalar,
Türk ve İslam Devlet Geleneğinde ulema, umeranın önündedir. Alimler, amirlerin önünde eğilmez; ilmini de eğip bükmez.
Sanki kavmiyetçilik yapan varmış gibi; birinci çözülme sürecindeki hutbelerde verilen, dinimizce kavmiyetçiliğin men edildiği mesajları halen aklımızda. Bunu söyleyenler, ma’şeri vicdanda hala hesap verebilmiş değil. Kaç kişinin itikadının bozulmasına sebebiyet verdiklerinin hesabını da mahşerde verebilirler mi, Allah bilir.
Bugün size bu hutbenin ne maksatla verdirildiğini de biliyoruz. Türk Milleti; İslam’ın sancaktarlığını yapmış, Hz. Peygamber ve ehli beyt sevdasıyla ümmetin içinde müstesna bir yer edinmiş, geri kalan bütün dünyanın aklına Müslüman diyince Türk, Türk deyince Müslüman getirmiş ali cenap ve hamiyyetperver bir millettir.
Kürtler de bu mahrecin dışında değildir. Kardeşliğimizin ispata ve teşvike ihtiyacı yoktur. Biz birbirimize hiç sormadan kayın, bacanak, damat ve enişte olmuşuz, olmaktayız ve olacağız.
Kürtlerini ırzını, iffetini, namusunu iğfal eden, kardeşliğimize kast eden, marksist-leninist umdelerle kurulan ve zerdüşt ritüellere yönetilen bölücü terör örgütü pkk ve apo ise Kürtlerle birlikte bizim hiçbir şeyimiz değildir, olamayacaktır!
Sizlerden istirhamımız, Hak ve hakikat namına asli işinize dönmenizdir. Toplumdaki tefessühe, ahlaksızlığa, hırsızlığa, yalana, talana, kumara, uyuşturucuya dur diyecek dini ve hayri hizmetlerde bulunmanız; ilahi ve nebevi mesajları, sufli gündemlere kurban etmemenizdir.
Allah sizi dünyamızı yakanlardan etmesin. Dünya dünyada kalacak, ahiretinizi de yakmayın, kimsenin de ahiretini yakmayın!
@diyanetbasin@DIBSafiArpagus
Bakın olayın asıl vahameti bu zihniyetin, bu adamın insanları şucu bucu diye diye yaftalamaktan başka meziyeti olmaması. Bu kafanın bu zihniyetin insanlığa verebilecek tek bir artısı yoktur. Gerçek yüzleri bu. Hastalık bu. Tedavi ol kurtul Azmi bey @AzmiKaramahmut
Son yıllarda yeni bir milliyetçilik anlayışı siyasal alana dikte ediliyor. Adeta bir nevi “tekfirci milliyetçilik”. Bu anlayışa göre Türk olabilmek kabule bağlı, ancak Türk milliyetçisi olmak adeta onaya tabi!
Oysa müşterek siyasi tarihlerinde “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman” olan; Türklük gurur ve şuuru ile İslam ahlak ve faziletine sarılan; “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” ve hatta “Ne kamusal alanı ulan, Allah her yerde!” diyen bir siyasal hareketin mensupları arasında bu tür tartışmalar beyhudedir.
2000’li yıllara kadar ayakkabı ile girilen ocak sayısı iki haneli rakamları geçmeyen bir siyasal hareketin yüzleşmesi gereken asıl gerçek “tekâmüldür”.
Gerçek şudur: Milliyetçi hareket tekâmül etmektedir. 1980 darbesi ile yaşadığı çok ağır travmalar ve buna bağlı savrulmalardan zamanla kurtulmuş ve bugün bir olgunlaşma, gelişme yaşamaktadır. Bu aşama aşama mükemmele doğru olan yolculuğu devam etmektedir.
Bugün milliyetçi hareketin, muhafazakârından sekülerine, kahir ekseriyeti Cumhuriyet’in kurucu ilkelerini içselleştirmiş, başta Atatürk olmak üzere kurucu kadrolara hak ettikleri saygıyı gösterir hâle gelmiştir.
Yine dünün ölçülerinde kolaylıkla siyasal ümmetçi olarak tanımlanabilecek özellikle şehirli muhafazakârlar, son 25 yıllık AK Parti tecrübesi sonrası Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine çok daha yüksek bir inançla sarılmaktadırlar. Onun kurucu liderliğinin haklılığına her gün çok daha fazla inanmaktadır.
Cumhuriyet kazandı. Bundan sonrası, demokrasinin bütün imkânlarından faydalanarak iktidara gelmiş ve şimdi gitmemek için her türlü hukuk dışı fiili işlemekten çekinmeyen bir iktidardan kurtulmak için gelişen sosyolojiye uygun siyasi zemini inşa etmek… Onu da birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu tekâmül gerçeğini reddeden tekfirci milliyetçilik anlayışını hızla terk etmeliyiz. Şüphe yok ki bu anlayış esasen doğrudan Erdoğan’nın iktidarına hizmet eder.
Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve Yavuz Ağıralioğlu’nun milliyetçiliğini sorgulamak kılıçdaroğlu’na oy verme ve oy isteme utancını yaşamış şahıs için çok iddialı değil mi?
Muhsin Başkan’ın MHP’den ayrılmasını ileştiriyorsun.
Sen neden ayrıldın MHP’den?
@AzmiKaramahmut
@bdincaslan1 Tedavi olun kurtulun bence bahadırhan. bu zihniyetin sonu 50 derece sıcakta sizi parka ile dolaştırır. Azmi abinin yerinde olsam geçmişi hatır eder insan içine çıkmam. ben şunu yaptım ben bunu yatım diye böbürlendiği oluşumların vaziyeti ortada. tavsiyemdir ediyorum tedavi olun.