Tüm avukatların bildiği yazılı olmayan bir meslek kuralı vardır: Avukatını darlayan, dosyayı avukatından çok kurcalayan, esası bırakıp tali meselelerde strateji belirlemeye çalışan müvekkilin işi rast gitmez. Dosya nazara gelir; olmayacak aksilik olur, çıkmayacak pürüz çıkar, dönmeyecek iş döner. Hukukta buna “müvekkilin dosyaya negatif enerjisi” denir.
Kirden kararmış tüylerinin altında masum bir kalp var ama o kadar yorulmuş, o kadar bitkin ki..
Kapı eşiğinden geçerken yüzündeki hüzün, insanın içine sessizce yerleşiyor. Sanki ‘ben de varım’ demeye çalışır gibi.
Kim ve hangi makamda olduğunuzun hiç bir önemi yok. Sokak hayvanlarına düşman kim varsa şu kedinin boku kadar değeriniz yok bilin istedim. #beslemeyasaklanamaz
Gelmiş geçmiş en güzel Yargıtay kararı;
"Hakim; tabiata, olağana, gerçeğe uygun bir biçimde; Katı kalpler ve katı kalıplar içerisinde sıkışıp kalmadan, uyuşmazlığa İNSAN KOKUSU taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır." Yargıtay 1.HD., 31.12.1976 T., 1976/9370 E., 1976/13138 K.
İnsanlara veda etmeyi öğrenin.
Noktası koyulan hikayeye virgül koyup uzatmaya çalışmayın.
Bazı hikayelerin ömrü bu kadardır.
Uzatmaya çalışırsan olmayacak duaya amin dersen hayat suratına şamarı çarpar.
Bazı şeyleri zor yoldan öğrenmeye gerek yok.
Görünen köy kılavuz istemez.
Hayat kaldığı yerden devam etmeli.
Biten bitmiştir.
Bugün, Mersin ... Ağır Ceza Mahkemesinin duruşmasında bir savcı,
önce sanığa “Sen gay misin, baktırmak lazım, senin ananı sinkaf ederim” şeklinde hakaret ve homofobik sözler sarf etmiş; ardından meslektaşımıza da hakaret ederek eliyle edep dışı hareket çekmiş “İşte böyle gelir gidersiniz duruşmaya” demiştir.
Bu saldırı yalnızca avukata değil, bizzat savcılık makamına da yapılmış hakarettir.
Savcılık görevindeki kişi, oturduğu koltuğu kirletmiş, temsil ettiği makama gölge düşürmüştür.
Savunmaya ve adalete uzanan bu rezaleti affetmeyeceğiz.
Şimdi HSK’ye soruyoruz;
Bu savcı hakkında harekete geçmeniz için başka ne yapması gerekiyor?
#AHG #AvukatHakları