Sinema oyuncusu Erkan Can, şair Orhan Veli'nin en güzel şiirlerinden birini okuyor spontane.
Biz memurlar,
Saat dokuzda, saat on ikide, saat beşte,
Biz bizeyizdir caddelerde.
Böyle yazmış yazımızı Ulu Tanrı;
Ya paydos zilini bekleriz,
Ya aybaşını.
Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman bile durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir.
Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız bile beni takip edeceksiniz.
-Mustafa Kemal Atatürk
Kimse size hangi renksiniz diye sormadığı ya da sabahları evden çıktığınızda hiçbir canlıya kediye, kuşa, köpeğe günaydın demediğiniz/ diyemediğiniz için mi bu kadar kötüsünüz? Ruhunuz aslında yaşayan bir ölü olduğu için mi yani!?
Bir hafta önce sahte diploma skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir ay önce LGS skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce yenidoğan çetesi skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Beş ay önce Bolu otel yangını skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Bir yıl önce 3 milletvekilinin altın kaçakçılığı skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Dört yıl önce ticaret bakanının kendi şirketinden bakanlığa dezenfektan satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
İki yıl önce Kızılay'ın depremzedelere çadır satması skandalı yaşanmış bir ülke gibi değiliz.
Sağımız savaş, solumuz savaş. Bize sıçramasın diye dua ediyoruz resmen. Peki biz neden kadınlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı, bebeklerimizi gömüyoruz abi?! Madem sulh içindeyiz, neden askerlerimize, itfaiyecilerimize, madencilerimize ağıt yakıyoruz? Savaşa girdik de bomba mı attılar ormanlarımıza? Neden yanıyoruz abi!? Savaş yok diye şükrediyoruz. Şükrediyoruz da… Hangi düşman, hangi bayrağın altında saf tutsa bize biz kadar zarar verebilirdi acaba? Savaş olsa, düşman tankla, topla, uçakla gelse… Şanlı şerefli tarihin mirasçılarıyız, elbette dimdik dururduk karşılarında. Neden öldüğümüzü bilirdik en azından... Şimdi cephe yok, taraf yok, savaş yok. Peki biz sulh içindeyken, yürürken, çalışırken, tatildeyken hatta… Neden ölüyoruz abi?
Allah sonumuzu hayır etsin.
Şahsi duruşumdur. Ailemi ve sevenlerimi bağlamaz.
En çok ben isterim huzur dolu yılları. Bizzat yerinde şahit olduğum acıların son bulmasını. Yıllardır konuşa konuşa anlaşma çabasındayım zaten, şahidim çoktur. Barışmak elbette güzeldir ama önce verilen tavize bakarım. Dünü hatırlarım. İlk açılımda sırf terörist mutlu olsun diye cezalandırılan vatanseverleri anarım.
Büyük oyunları, genişleyen sınırları, satranç tahtasındaki adımları falan da anlamam ben. Yüzümü kızartıyorsa verdiğim taviz, sonunda gelen zaferi de zul sayarım.
Önceden antrenmanlıyım. Barışa evet, tavize hayır dediğim için çok hırpalandım. ‘İşte bunlaaaar, kan akmaya devam etsin isteyenlerdiiiir’ dediler, susmadım, susmayacağım. Sebebi her ne olursa olsun, vatanın bölünmez bütünlüğüne halel getirmeye yeltenen herkese, dün olduğu gibi bugün de ettiğim yemindir tek cevabım.
Asker ocağında isteyerek ve hissederek bir yemin ettim. İftiralarla yorsanız, küçük düşürücü yalanlarla da boğsanız yeminimden dönmem. Hükmümü verseniz, ipimi çekseniz, arkamda tek insan kalmayıncaya kadar dövseniz dönmem. Gerekirse işimi, gücümü, ailemi, sevenlerimi geride bırakırım. Canımı veririm, yeminimden dönmem.
Gücüm yetmese de, sözüm geçmese de, en karanlık zindanda yapayalnız da kalsam korkmayacağım, sinmeyeceğim! Laf atana sözümle, vatanıma el uzatana o yeminle cevap vereceğim.
TÜRK SANCAĞININ ŞANINI CANIMDAN AZİZ BİLİP İCABINDA VATAN, CUMHURİYET VE VAZİFE UĞRUNDA SEVE SEVE HAYATIMI FEDA EYLEYECE��İME NAMUSUM ÜZERİNE AND İÇERİM. 🇹🇷