Avukatı kriminalize eden yaklaşım terk edilmediği sürece bu son ölümümüz olmayacak. Yine öldürecekler bizi. Yine tutsak edecekler. Yine kınamalarla geçiştirecekler. Bu mesleğe hakkı olan itibar verilmediği müddetçe bunların hiçbiri durmayacak.
Borcunu ödemez, takibi yapan avukat suçlu olur.
Eşine iyi davranmaz, boşanma davasını açan avukat suçlu olur.
Çalışanın ücreti ödenmez, işçinin hakkını isteyen avukat suçlu olur.
Kendini kusursuz görüp avukatı suçlu ilan ediyorlar; çünkü avukatın yanında duran bir devlet yok.
İÜHF’ten alt dönemlerimizden Hatice Kocaefe alçak bir saldırı sonucu vefat etti. Gencecik ve çok başarılı bir hukukçuydu. İlk değil, belli ki son da olmayacak.
Avukatların ��ok güçlü olması lazım, haklı olsa da olmasa da. Bugün için avukatlar bırakın toplumu adliyede bile ayrımcılığa ve haksızlığa uğruyor. Avukatların örgütlü olması lazım, bir avukat haksızlığa uğradığı zaman tüm avukatların sesi tek bir yerden ve titretecek biçimde çıkması lazım.
En büyük iki kurum olan İstanbul Barosu ve TBB’ye bakıyorum;
İstanbul Barosu Başkanlığı CHP’nin gölge kuruluşu gibi hareket ediyor, meslek örgütlenmesinden ziyade siyasi saiklerin daha ağırlıkta olduğu bir yönetim var maalesef. Muhtemelen bu sebeple de bu Ekim’de yönetim değişecek.
Türkiye Barolar Birliği, Erinç Sağkan’ın koltuğunu koruyup tüm Ankara bürokrasisiyle arasını sütliman yaptığı bir makama evrildi. Feyzioğlu’nu eleştiriyorduk, daha kötüsü geldi.
Bu iki kurumun da “korunması gereken” avukatların mücadelesini üstlenen yapıları yok. Keyfi kararlar alıyorlar.
Türkiye’de belki en büyük meslek gruplarından olan avukatları tek yumruk yapamıyorlar. Kıymetli arkadaşımız, aynı sıralardan geçtiğimiz Hatice Kocaefe’nin ölümü belki bazı insanları durup düşünmeye iter.
Koltuğunuzu değil, avukatları koruyun.
ben çok öfkeliyim. bu mesleğin bu kadar ayaklar altına düşürülmesine ve bu kadar korunmasız hissetmeye çok öfkeliyim. ne emeklerle geldik buralara. ne binlerce sayfalar okuduğumuz uykusuz okul geceleri, ne üç kuruş paralarla modern kölelik yaptığımız stajlar. avukatlık bu değil.
hukuki olarak bir kadının bu iddiada bulunması ve hakkını araması bu ülkede çok zor. hem bir avukat hem de bir kadın olarak ifade ediyorum. bu durumda yapılan şey açık bir aklamadır, aklama da sizin işiniz değil yargının işidir.
Trtİddialara Susma
bu arada bu mevzu gerçekten izleyiciye açık saygısızlık, tamam ortada bir iddia var, belki ispata muhtaç, ama ülkede sahnelerini keselim yurtdışındakiler izlesin olayı millete sus payı vermek resmen.
Trtİddialara Susma
şimdi mevzu şu; hakkında taciz iddiası olan bir oyuncu erkek birey var, iddialar konuşulmaya başlanınca TR’de sahneleri kesilip ekrana verilmiyor tepki almamak için, ama yabancı ülkede yayınlanan bölümde veriliyor. neyi koruyorsun?
Trtİddialara Susma
günlerdir maden emekçilerinin yanındaydık, şimdi de vergisini verdiğimiz devlet kanalı TRT’nin, bir dizisinde hakkında taciz iddiası olan bir erkek için nasıl bir aksiyon alacağının peşine düşelim
TrtSusma AçıklamaYap
Bacılar bu şekilde herkes ayrı telden çalarsa hiç bir şey alamayız Organize olmalıyız.Yarın 20.30 da açalım bir tag eşek sürüsü kadar KADINIZ taciz iddiası olan ve bu ithamdan zerre rahatsızlık duymayan aklama çalışması yapılan birinin karşısında biz değil de kim duracak?