Sevgili Ulaş Özdemir işin somut bölümünü yazmış, çok da güzel yazmış, durun o zaman ben de duygu yönünü yazayım…
Salah geldiğinden beri mesaj kutularım susmadı,
“Trabzonspor parayı nereden buldu, devlet yardım etti, belediye forma nasıl alır?”
Şaşkınlığı geçtim, artık gülüyorum..!
Gelin önce bu kulübün misyonuna bakalım, sonra da işin teknik boyutuna..!
Yıl 1989.
Başkan Mehmet Ali Yılmaz.
Transfer: Jean-Marie Pfaff.
Geldiği kulüp: Bayern Münih.
(Karıştırmayalım, 7 yıl direkt oynayarak gelmiş.)
Belçika Millî Takım kalecisi.
Hâlâ dünyanın en iyi 10 kalecisi arasında.
O geldiğinde bu seviyede bu ülkede sadece 1 transfer yapılmış..!
O da 1 yıl önce Toni Schumacher – Fenerbahçe.
Galatasaray bu seviyeyi 96’da Hagi ile, Beşiktaş ise biraz daha sonra görmüş…
Burası tamam mı?
Rahmetli Özal Malatyalı – Fenerbahçeli.
Rahmetli Demirel – Ispartalı, Beşiktaşlı.
Rahmetli Ecevit – Zonguldaklı, Beşiktaşlı.
Rahmetli Türkeş – Pınarbaşı – Fenerbahçe.
Anlayacağınız, Trabzonlu Trabzonsporlu yok, Rizeli bile yok o dönem..!
O zaman da tüm dünya bu transferi yazmıştı…
“Dünyanın en büyük kalecisi Türkiye’ye gidiyor” diye…
Gelelim teknik boyutuna; bu ülkede bir kulüp 80, diğeri 40, öbürü 30 milyon sadece 1 oyuncuya bonservis veriyorsa, toplamda 150 milyon avronun üzerine çıkan kulübümüz varsa, Trabzonspor alınca mı bu dertlenmeler..!
Bonservisi yok,
Getirisi çok,
Riski yok,
Umudu çok,
Bir meydan okuma.
Bir doğru planlama transferi,
Ayrıca da bu yıl şu dakikaya kadar açık ara en fazla oyuncu satan kar eden kulüp Trabzonspor…
Devletimiz destek vermiş..!
Verdiyse Allah razı olsun, ülkeyi de ilgilendiriyor bu transfer…
Sayın Cumhurbaşkanımız futbolu çok sevdiği gibi bilir de, oynamış çünkü.
Gidin Aykut Kocaman’a, Rıdvan Dilmen’e sorun Show transferini, bizzat izleyerek Brezilyalı Borges’i değil, Mousa’yı alın dedi, iyi ki de demiş…
Kante’yi de bizzat çözdü, Icardi’de net biliyorum, var. Stadyumlar, tesisler verdi, hepinize verdi…
Vergilerinizi sildi, hepinize yardım etti.
İmarlar verdi, okullar verdi, kışlalar verdi size, bir defa da demedi ki size şunu verdim, bunu verdim..!
Ama siz ne yaptınız?
Santrforları gönder; yapı var.
Penaltıyı atama; yapı var.
Daha sezon başı; bizi şampiyon yapmayacaklar.
Elindeki Salah’ı alamama; Trabzon’a devlet aldı..!
Tamam, devlet aldı, kabul. Aynı devletimizin size verdiği Maltepe, Florya, Dikilitaş arazilerinden birine karşılık Trabzonspor Salah + kurulduğundan beri tüm devlet yardımları + stadyum + tesisleri veriyor, kabul mü?
Türk futbolunda yıllardır değişmeyen tuhaf bir alışkanlık var!
Para İstanbul’da harcanınca adına “vizyon” deniyor. Gayrimenkul İstanbul’da geliştirilince “mali bağımsızlık projesi” oluyor. Dünya yıldızı İstanbul’a gelince “Türkiye’nin marka değerine katkı” diye alkışlanıyor. Aynı şey Trabzon’da yaşanınca birileri hemen hesap makinesini çıkarıyor:
“Bu para nereden geldi?”
Asıl konuşmamız gereken biraz da bu ikiyüzlü ölçü. Çünkü rakamlar ortada. Galatasaray, Victor Osimhen için Napoli’ye 75 milyon Euro bonservis açıkladı. Wilfried Singo için 30 milyon 769 bin Euro ödedi.
Fenerbahçe, Temmuz 2026’da Mason Greenwood için 39 milyon Euro bonservis açıkladı. Bir önceki dönemde Youssef En-Nesyri’ye 19,5 milyon Euro bonservis ödemişti. N’Golo Kanté anlaşmasında 14,4 milyon Euro imza parası ardından milyonlarca Euro’luk sezonluk ücretler KAP’a bildirildi. Ederson’un yıllık garanti ücreti ise 11 milyon Euro.
Beşiktaş, Orkun Kökçü için şartların gerçekleşmesi halinde 25 milyon Euro bonservis ve beş sezon boyunca toplam 25 milyon Euro garanti ücret içeren bir sözleşme yaptı.
Bunları eleştirmek için yazmıyorum. Parayı üretebilen kulüp harcar. Gelirini büyüten yatırım yapar. Markasını genişleten dünya yıldızını getirir. Futbol ekonomisinin doğası budur. Fakat aynı ekonomik mantığı Trabzonspor uyguladığında ortaya çıkan şu kuşku dili artık sorgulanmalı! İstanbul’un parası ticaret de Trabzon’un parası neden siyaset?
Spor kulüpleri artık haftada bir maç oynayıp bilet parası toplayarak yaşayamaz. Gayrimenkul geliştirir, mağazacılık yapar, sponsorluk üretir, marka haklarını pazarlar, dijital gelir yaratır ve tesislerini ekonomik değere dönüştürür.
Galatasaray yapınca gayrimenkul yönetimi… Fenerbahçe yapınca finansal bağımsızlık… Trabzonspor yapınca “devlet desteği”.
Bu hesabın matematiğinde bir sorun var. Aynı devletin kurumları, aynı mevzuat, aynı ekonomik modeller, aynı futbol endüstrisi…Kulübün adı değişince kavramların anlamı da değişmemeli!
Trabzonspor son yıllarda ciddi bir ekonomik dönüşüm geçirdi. Bankalar Birliği olarak bilinen yapılandırmadaki kredi anapara ve faizlerinin tamamı kapatıldı. 2025’te gerçekleştirilen sermaye artırımı sürecinde 6,4 milyar TL’nin üzerinde fon girişi sağlandı. Kulübün finansal raporlarında mali disiplin, gelir artırıcı projeler, sponsorluk faaliyetleri ve futbolcu transferlerinden kazanılan bonservis bedelleri açık biçimde yer alıyor.
Bu yapının başında da Ertuğrul Doğan var.
Fakat ortaya çıkan ekonomik dönüşümü görmezden gelerek Mohamed Salah transferini birkaç telefon görüşmesine, birkaç siyasi isme veya Ankara’dan geldiği varsayılan görünmez bir paraya bağlayarak salya sümük ağlayan gazetecilik tiplemesiyle sözüm ona ekonomik analiz sayılmaz.
Mohamed Salah satın alınan bir futbolcudan daha büyük ekonomik ölçeğe sahip bir marka. Onu Trabzon’a getirdiğiniz anda forma satarsınız. TS Club’ın müşteri kitlesini büyütürsünüz. Kombine talebini yükseltirsiniz. Locaların değerini artırırsınız. Yeni sponsorların kapısını açarsınız.
Trabzonspor armasını Kahire’den Londra’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar milyonlarca insanın ekranına taşırsınız. Saha içinde sağ kanattan içeri kat eden Mohamed Salah’ı alırsınız saha dışında küresel bir dağıtım ağı kazanırsınız.
Asıl mesele şu! İstanbul’un üç kulübüne tanınan ekonomik aklı Trabzonspor’a çok görmek!. Onlar arazi geliştirince proje, Trabzonspor geliştirince iltimas demeyin. Onlar 30, 40, 75 milyon Euro’luk transferler yapınca vizyon yazıp, Trabzonspor Salah’ı getirince Ankara’da para aramayın.
Galatasaray’a sormadığınız soruyu Trabzonspor’a soruyorsanız. Fenerbahçe’de alkışladığınız ekonomik modeli Trabzon’da kriminal bir şüpheye dönüştürüyorsanız. Beşiktaş’ın tahsis edilmiş arazisini tarihsel hak sayıp Trabzonspor’un tahsisini siyasi imtiyaz diye sunuyorsanız… Orada ekonomi tartışmıyorsunuz.
Orada Trabzonspor’a biçtiğiniz sınırı tartışıyorsunuz. Aslında hepinizi iyi tanıyoruz. Sizi gidi maskeli süvariler sizi :)
Mohamed Salah may have put Trabzon in the spotlight, but this Black Sea city has a story far beyond football. From ancient history and breathtaking landscapes to incredible food and passionate fans, here’s what the city has to offer
All Paid Courses (Free for First 4500 People)
𝗣𝗮𝗶𝗱 𝗖𝗼𝘂𝗿𝘀𝗲 𝗙𝗥𝗘𝗘 (PART - 1)
1. Artificial Intelligence
2. Machine Learning
3. Prompt Engineering
4. Claude,Chatgpt,Grok
5. Data Analytics
6. AWS Certified
7. Data Science
8. BIG DATA
9. Python
10. Ethical Hacking
(72 Hours only )
Like + RT + comment ' Drive '
Must Follow me so I can DM you.
Çekiliş
Batı her alanda olduğu dini anlama, yorumlama ve yaşamamıza da etki edebiliyor. Dolayısıyla Batı'ya en azından aşina olmak gerekiyor.
Bu twiti beğenip rt eden iki kişiye Ketebe yayınlarından çıkan dört ciltlik eseri hediye edeceğim
📣 BÜYÜK ÇEKİLİŞ • KRONİK KİTAP 10 YAŞINDA!
📚Mutluluğumuzu siz değerli okurlarımızla paylaşmak istiyoruz!
10. Yaşımıza özel tam 10 şanslı takipçimize, 2025 yılında yayımladığımız 93 kitap içerisinden seçeceği 10 tanesini hediye ediyoruz.
🚨Kampanyaya katılım için yapmanız gerekenler:
- Hesabımızı takip etmek,
- Gönderiyi beğenip RT’lemek ve kaydetmek,
- Gönderinin altına katıldığınıza dair yanıt bırakmak.
📌 Kampanya sonucu, 19.01.2026 Pazartesi akşamı, bu gönderi alıntılanarak açıklanacaktır.
ALET İŞLER’de çekiliş zamanı!
28 Aralık Pazar saat 22:00’ye kadar;
* beğenen
* paylaşan
* yorum kısmında üç arkadaşını etiketleyen
10 takipçimize KANCA 2026 takvimi.
Yılbaşı çekilişimize katılın,
fotoğraf sanatçısı Erdal Yazıcı'nın USTALARA SAYGI serisinden oluşan bu özel, ARŞİVLİK takvimi kazanma şansı elde edin.
Bol şanslar!
@Adiguzel_Yusuf Sayın rektörüm iyi günler, Açıköğretim Fakültesi Öğrencisiyim. Kütüphane veri tabanına araştırma için giriş yapmak istiyorum ancak bu erişim açık öğretim öğrencilerine sunulmamaktadır. Bu konudaki kısıtlamanın kaldırılması hususunda gereğini arz ederim.
@arasbozkurt Sayın dekanım iyi günler, Ben Açıköğretim Fakültesi öğrencisiyim. Kütüphane veri tabanına araştırma için giriş yapmak istiyorum ancak bu erişim açık öğretim öğrencilerine sunulmamaktadır. Bu konudaki kısıtlamanın kaldırılması hususunda gereğini arz ederim.
2 kişiye Ekim kitaplarımız hediye!
Katılım şartları:
-@timasyayingrubu ‘nu takip etmek,
- Bu tweeti yeniden paylaşmak,
-Bir arkadaşını etiketlemek.
Son katılım tarihi: 27 Ekim 2025
Bol şanslar!✨
@BarackObama Who destroyed Gaza? Everyone knows it was Israel. So, won't Israel be held accountable for this destruction? Unfortunately, it won't, because on the other side there are the oppressed Muslim Palestinians.