Erdoğan demiş ki: "Faizin olduğu yerde bereket olmaz."
El Hak doğru.
Faizin olduğu yerde bereket olmaz.
Peki, şu açıdan baksak:
Hukuksuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Yolsuzluğun olduğu yerde faiz olur.
Hırsızlığın olduğu yerde faiz olur.
İsrafın olduğu yerde faiz olur.
Faiz bir sonuçtur, Türkiye de sizin yaptıklarınızın sonucudur!
Benim #EmekliMemur maaşım tarihte ilk olan memur ve emekli memur ayırımı ile verilen seyyanen den dolayı haziran itibari ile 548.388 TL ve kurum kadro ayırımı ile verilen 3600 Ek Gösterge den dolayı da 181.905 TL eksik ödendi. Artık seçimde göreceğiz 2.5 milyon memur emeklisi eşi dostu çevresi ile beraber sandıkta kaç milyon OY eder.
AK Parti'nin Milli Takım Marşı niye olmamış:
AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar kusura bakmasın ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla hazırlattığı Milli Takım Marşı olmamış.
Amaç güya Milli Takım’a ve taraftara coşku vermekti, bu klipteyse seçmene parti propagandası yapılıyor.
Daha önce yapılan marşlara da mı bakmadınız?
2002 Dünya Kupası için Tarkan’ın hazırladığı marş, "Bir Oluruz Yolunda" diyordu. Milleti ayrıştıracak siyasi, dini, etnik, ideolojik hiçbir sembol kullanmamıştı.
2026 Dünya Kupası için Sinan Akçıl da bir marş besteledi. “Türkler Geliyor” adında bir pop mehter. Akçıl’ın marşı, Tarkan’ınki kadar yalın, birleştirici ve futbola odaklı değil. Siyaset tribünlerine de selam çakıp göz kırpıyor. Maça takım motive etmek yerine, dünyayı fethe ordu çıkarıyormuş havasında.
Bakın, yine de Akçıl’ınki, hem ümmetçi hem turancı Kızılelma Marşı’ndan çok daha sade ve kendi içinde tutarlı. Din, ırk göndermeleri olmakla birlikte, daha az sembol ve duygu karmaşasına boğmuş. Öyle top, tüfek, asker, cenk görüntüleri de kullanmamış. Klibinde al bayrağımız var, hiçbir partinin amblemi yok. Sadece futbol, tribün ve taraftar gösteriliyor.
Semicenk’in de derdi, müzikten çok mesaj. Onun bozkurtlu dombrası da stat tribünlerinden çok siyasi tribünlerin amigoluğuna oynuyor.
Fakat Semicenk dahi “Tek Bilek Tek Yürek Türkiye’m” koydu adını. Milli Takım’ın arkasında bir olmaya çağırıyor. Futbol marşına siyasi çağrışım soksa da partizanlığın gözünü çıkarmıyor, ayrılık gayrılığa kışkırtmıyor, parti amblemine filan klipte yer vermiyor.
Yahu, inanır mısınız, MHP lideri Bahçeli’nin talimatıyla ülkücü Ahmet Öngel’in hazırladığı Milli Takım Marşı hepsinden daha sade, hepsinden daha futbola siyaset karıştırmaktan uzak.
Öngel’in klibinde bozkurt işaretine dahi rastlamadım. “Arkanızdayız, Bizim Çocuklar” adlandırması da derdini anlatıyor. Müziğinde mehter zurnasıyla davulu duyuyor ama klibinde futbolcular ve al bayraklı taraftarlardan başka bir şey görmüyorsunuz. Nerede kaldı MHP amblemi, parti sembolü koymak...
Peki, AK Parti’nin Milli Takım Marşı öyle mi? Diğer marş ve klipler için söylediklerimizi, onun için de söyleyebiliyor muyuz?
Marşın adı, “Siz Hepiniz, Biz Türkiye”. Müzik orijinal değil, bir türküden toplama. Klipte takım, taraftar ve futboldan çok TOGG, İHA, füze, savaş uçağıyla gemileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan görüntüleri öne çıkıyor. Sonunda da AK Parti amblemiyle bitiyor zaten.
Milli Takım’ın X hesabından AK Parti’ye teşekkürle yayınlanınca tepki çekti.
Faruk Acar’ın tepkilere tepkisi, meseleyi anlatıyor esasen. Şöyle köpürüyor:
“Başka bir ülkenin vatandaşı mısınız da Türkiye’nin başarılarından, savunma sanayiindeki atılımlarından ve millî kazanımlarından rahatsız oluyorsunuz?... Şarkıda da geçtiği üzere; Siz Hepiniz, Biz Türkiye!”
Özrü, kabahatinden büyük.
Sormazlar mı; asıl dert Milli Takım’dan siyasi güç ve destek devşirmek değil de Milli Takım’a destek verip milleti arkasında birliğe, beraberliğe çağırmaksa... Kendi insanınıza karşı bu ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı dilin sizde, parti ambleminin klibinizde işi ne?
Futbola partizan propaganda karıştırmamış, bir çuval inciri berbat etmemiş, Kızılelma Marşı’ndan daha tutarsız bir iş çıkarmamış gibi. Üste tüy dikmek, dedikleri bu işte.
⤵️ https://t.co/RZVfQBXclB
Ümit Demirel: “Söz Verildi, 3 Yıl Geçti; Artık Vaat Değil Kanun İstiyoruz”
2023 seçimleri öncesinde kamuoyuna açık şekilde 3 önemli söz verilmiştir:
1. dereceye gelen kamu çalışanlarına ve emeklilerine 3600 ek gösterge verilmesi,
Memur emeklilerine seyyanen zam yapılması,
Kamuda görevde yükselme ve atama süreçlerinde sözlü sınav uygulamalarına son verilmesi.
Bu üç başlık, kamu çalışanlarının ve emeklilerin yıllardır beklediği temel adalet başlıklarıdır.
Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; bu sözler hâlâ kanuni düzenlemeye dönüşmemiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine yeterli kararlılıkla taşınmamış, milyonların beklentisi karşılıksız bırakılmıştır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
3 yıl beklemek için çok uzun bir süredir.
Kamu çalışanlarının sabrı daha fazla zorlanmamalıdır.
Memur ve memur emeklisi verilen sözlerin gereğinin yapılmasını beklemektedir.
“1. Dereceye Gelen Tüm Kamu Çalışanlarına 3600 Ek Gösterge Verilmelidir”
3600 ek gösterge meselesi, yalnızca teknik bir maaş katsayısı düzenlemesi değildir. Bu düzenleme; emekli aylığını, emekli ikramiyesini, çalışma hayatındaki statüyü ve kamu görevlisinin geleceğe güvenle bakmasını doğrudan ilgilendiren bir haktır.
2023 seçimleri öncesinde, 1. dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına ve emeklilerine 3600 ek gösterge verileceği ifade edilmiştir. Buna rağmen aradan geçen 3 yılda, bu söz tüm yönleriyle hayata geçirilmemiştir.
TEÇ-SEN olarak talebimiz nettir:
1. dereceye gelen tüm kamu çalışanları ve emekliler, unvan ayrımı yapılmaksızın 3600 ek gösterge kapsamına alınmalıdır.
Bu düzenleme yalnızca belirli meslek gruplarıyla sınırlı tutulmamalıdır. Kamu hizmeti bir bütündür. Devletin her kademesinde görev yapan memur, şef, teknisyen, tekniker, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, bilgisayar işletmeni, hizmetli, şoför, koruma ve güvenlik görevlisi, idari personel ve diğer tüm kamu çalışanları bu hakkın dışında bırakılamaz.
Ayrım değil, adalet istiyoruz.
Lütuf değil, verilen sözün yerine getirilmesini istiyoruz.
“Memur Emeklilerine Seyyanen Zam Verilmemesi Büyük Bir Adaletsizliktir”
Kamu çalışanlarına yapılan seyyanen artışın memur emeklilerine yansıtılmaması, emekliler açısından derin bir gelir kaybı oluşturmuştur. Bugün memur emeklileri, yıllarca devlete hizmet etmiş olmanın karşılığında insanca yaşayabilecek bir gelir talep etmektedir.
Memur emeklileri bu ülkeye yıllarını vermiştir. Masada, sahada, okulda, hastanede, adliyede, üniversitede, kamu kurumlarında ömürlerini kamu hizmetine adamıştır.
Ancak bugün memur emeklileri;
yüksek enflasyonla,
artan kira ve fatura yüküyle,
gıda fiyatlarındaki artışla,
sağlık ve temel yaşam giderleriyle
baş başa bırakılmıştır.
Emekli olmuş bir kamu görevlisinin geçim derdiyle mücadele etmesi sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
TEÇ-SEN olarak bir kez daha ifade ediyoruz:
Memur emeklilerine seyyanen zam verilmelidir.
Görevdeki memura verilen seyyanen artış emekliye de yansıtılmalıdır.
Emekli kamu görevlileri yoksulluğa mahkûm edilmemelidir.
Emekliler ülkenin yükü değil, bu ülkenin hafızasıdır. Emekliye vefa, sadece sözle değil, maaşa ve sosyal haklara yansıyan düzenlemeyle gösterilmelidir.
“Sözlü Sınav Uygulaması Kamu Vicdanını Yaralamaktadır”
Kamuda görevde yükselme, unvan değişikliği ve atama süreçlerinde sözlü sınav uygulamaları yıllardır tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Sözlü sınav uygulaması; objektiflik, liyakat, ölçülebilirlik ve denetlenebilirlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Yazılı sınavda yüksek puan alan kamu çalışanlarının, sözlü sınav sonucunda elenmesi ya da sıralamasının değişmesi kamu vicdanını zedelemektedir.
Kamu çalışanları şu soruyu sormaktadır:
Yazılı sınavda başarı gösteren bir memur, hangi objektif kriterle sözlü sınavda başarısız sayılmaktadır?
Görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde esas alınması gereken ölçüt;
bilgi,
emek,
tecrübe,
hizmet yılı,
yazılı sınav başarısı,
liyakat
olmalıdır.
TBMM Genel Kurulu'nda gündemi değerlendirdim👇🏼
🚩Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in ölümünün 11'inci yıl dönümü
🚩3600 ek gösterge
🚩Kademeli emeklilik
🚩Staj ve çıraklık sigortası mağdurları
🚩Taşeron işçilere kadro verilmesi
🚩Kamuda mülakatın kaldırılması
🚩Akın Gürlek diyor ki: "Bu Avrupa Parlamentosu benim hakkımda ne konuşuyor! Türkiye egemen bir devlettir." Ya, senin hakkında konuşmuyor, egemenliğe de bir şey dediği yok
🚩Özel sektörde çalışan öğretmenler
🚩Beyaz et sektörü
Teşekkürler Sayın Grupbaşkanvekilim. Biz #BirinciDereceye3600 ek gösterge için verilen sözleri de söz verip unutanları da, bize destek verenleri de unutmayız, unutturmayız. İlk seçimde görüşeceğiz.
📌 İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmamasından kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi için yürüttüğümüz hukuki mücadele kapsamında Anayasa Mahkemesi önünde yaptığımız basın açıklaması basında geniş yer buldu.
📌 İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması talebiyle, sendikamız tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun öncelikle gündeme alınması ve adil bir karara bağlanması amacıyla kurumlarımızdan toplanan on binlerce dilekçeyi bugün Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediğimiz basın açıklamasının ardından teslim ettik.