DEVLETİMİZ UNUTMAZ! 🇹🇷
Devletimiz uyumaz, hiçbir suçluyu unutmaz. Vakti ve saati geldiğinde de suçluların tepesine biner.
Yılbaşından bu yana yürüttüğümüz “Sınır Ötesi Kapan” operasyonları kapsamında;
➡️ 332 asayiş,
➡️ 271 kaçakçılık ve organize suç,
➡️ 99 narkotik,
➡️ 12 terör suçundan aranan,
170’i organize suç elebaşı ve üyesi olmak üzere 44 ülkeden toplam 714 firari suçluyu ülkemize getirerek Türk adaletine teslim ettik.
Suç işleyip sıkışınca yurt dışına kaçarak kurtulacağını düşünenler bilsin:
Dünyanın neresine giderlerse gitsinler, hangi ülkeye kaçarlarsa kaçsınlar; İçişleri, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla izlerini sürecek, ülkemize iadelerini sağlayacak ve Türk adaletinin karşısına çıkaracağız.
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma@sahilguvkom@Gocidaresi
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet vatanda milletimiz özgürce yaşasın diye bedel ödeyen, kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü’nü tebrik ediyorum.
Hayatta olan gazilerimize bereketli ömürler diliyor, ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Bu gördüğünüz kişi Musul ve Kerkük’ü 500.000 sterline satan Selanik göçmeni Tevfik rüştü Aras.
Bugün mazot fiyatlarından muzdaripsen Erdoğan‘a değil bunlara hesap soracaksın!
“BU MİLLETİN HAFIZASINI İDAM EDEMEZSİNİZ!” 🇹🇷
Adnan Menderes Anıt Mezarı’nda; merhum Başvekilimiz Adnan Menderes ile Bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın vefatlarının yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programına katıldık.
Anma programımızın ardından 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın kabrini ziyaret ettik.
Darbeler millet iradesini susturmaya, vesayet ise milletimizin hafızasını silmeye yetmedi. Çünkü bir milletin iradesini baskı altına alabilirsiniz; ancak onun hafızasını, vicdanını ve hakikat arayışını ortadan kaldıramazsınız.
Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes ile çalışma arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu’yu, Hasan Polatkan’ı, Namık Gedik’i ve Ahmet Tevfik İleri’yi rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum.
Mekânları cennet, makamları âli, ruhları şad olsun. 🇹🇷
#AdnanMenderes
Sadece İstanbul’da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık.
Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri haline getirdik.
Kısa Bir Fatih Erbakan Özeti.
Adnan Oktar’a sahip ç��ktı! Devleti suçladı!
Esed’e sahip çıktı !
Devleti suçladı!
Alihan Kuriş’e sahip çıktı! Devleti suçladı!
Alparslan Kuytul’a sahip çıktı! Devleti suçladı!
❓ “Ben şimdi otobüsten aşağı inmemiş olsam Allah’a bunun hesabını nasıl veririm?”
📌 Özel gereksinimli Emre, annesiyle yürürken Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerini fark edip otobüsü durdurduğunu ve yanlarına geldiğini söyledi.
📌Başkan Erdoğan’ın kendisine “Bir isteğin var mı?” diye sorduğunu belirten Emre, o anları paylaştı.
Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği, şehir hastanelerimizdir.
Milletimizin “yapandan Allah razı olsun” dediği bu hastaneler, maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu.
“İsraf” dediler, “bu hastanelere ne gerek var” dediler, “sağlık sistemine hançer vuruyorlar” dediler…
Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi “büyük” diye eleştirdiler.
“Ne gerek var” dedikleri şehir hastaneleri, bilhassa yüzyılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar üstlendi.
Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı.
O zor günleri sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakârlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk.
Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner, ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı.
Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda “iyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz” diyoruz.
“Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız” diyoruz.
Türk milletinin tarih boyunca süren istiklal mücadelesindeki en büyük zaferlerinden Sakarya Zaferi’nin 105’inci yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını rahmet ve şükranla anıyorum.
Özgürlük ve bağımsızlığımıza, aziz vatanımıza sahip çıkmak için hayatlarını feda etmekten çekinmemiş olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
https://t.co/d4PXXofynj
Türkiye; dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir.
Türkiye’ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir.
Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.
Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir.
Bu ülke, kâğıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür.
En utanç verici kitap katliamları ise millî iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır.
En son 28 Şubat döneminde, 500’ü Sultan 2’nciAbdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi kütüphanesinden çöpe atılmıştır.
Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır.
İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum.