🇹🇷 Büyük Taarruz’un zaferle neticelenip Türk’ün vatanını geri alışını müjdeleyen büyük günümüz, 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 1926’dan bu yana her yıl artan bir coşkuyla kutladığımız bayramımız, yetişen nesiller tarafından da gururla kucaklansın.
Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kahraman silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Atamızın hür ve aydınlık yolu Türk Milleti’ne daima ışık tutsun.
Fatih Tekke'nin istifasının bize yeniden Okan Buruk'un ne kadar celik gibi sinirleri oldugunu gösterdiğini düşünüyorum.
Okan Buruk'a 4 senedir Turkiye'nin en zengin, güçlü insanları dahil olmak uzere koca camiaların baskisinin, kendi içindeki camianin bir kisminin şampiyon olsa, neden Avrupa'da basarili olamadın, hem şampiyon olup hem Avrupa'da basarili olsa, neden oyun kuramadın, neden genc oynatmadın vs vs diye sürekli muhalif olmasının karsisinda isini yapan ve sürekli Galatasaray'i ileri taşıyan bir hoca olması itibariyle ne zaman koşulsuz saygı duyulacak, hala nasil duymuyor insanlar, saskinlik icinde takip ediyorum.
Bugün artık enerjinin yanısıra, savunma ve yapay zekayla birlikte daha sık anılan stratejik alanlardan madencilikte 🇹🇷Türkiye-🇸🇾Suriye güç birliği güzel Ülkemize ve bölgemize hayırlı olsun.
@AksanSertac Sayın Bakanımızın @aBayraktar1 Suriye ziyaretinde atılan imzayı irdelemiş.
On yıllardır "Örgütü bitiremezsiniz," diye analiz kisvesi altında algı yönetmeye çalışanların, bir kez olsun örgüt ve sempatizanlarına "Türkiye Cumhuriyeti'ni bitiremezsiniz," dediğini işitmedik. Chrest Foundation'dan alınan dolarlarla yürütülen psikolojik harbin gereği bu tür söylemsel manipülasyonlardı çünkü. Örgüt Türklerin gösterdiği irade ve fedakârlıklarla askeri olarak yenilmiş, hatta aşağılanmıştır. Ancak örgütün siyasi ve dolayısıyla sivil kanadına, taşıdığı oy potansiyeli nedeniyle evin şımarık çocuğu muamelesi yapılmıştır. Bu ülkede FETÖ ve sempatizanlarına uygulanan, mal varlığını dondurmaktan yedi ceddinin kamuya adım atamamasına kadarki uygulamaları, çeyrek asır çelik gibi bir iradeyle PKK'nın sivil kanadına uygulamadan kimse "Örgütün bitirilemediğinden" bahsetmesin. Hele ki bu ülkenin on iki vatandaşını yakarak öldürmüş katiller, bu ülkenin topraklarında turne yapıp, "Biz pişman değiliz," diye şov yapabilecek cesareti bulurken hiç bahsetmesin.
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
Şimdiden yazmak istedim;
Yeni Parti’nin Öcalan’la demokratik cumhuriyet (!!!) kurmaya böylesine istekli olması sonucunda oyları en fazla %15-18 bandında kalacaktır.
Atatürkçü, cumhuriyetçi seçmen farkındalığın lanetini yaşıyor… Kimse tıpış tıpış oy verecek seçmen bulamaz.
Oy aldıkları seçmenin eğitim seviyesine baksanız yeter. Atatürk’ün cumhuriyeti kırmızı çizgimizdir.
Bugün Türkiye bir enerji bunalımı içerisindedir, dün ben çalışırken 6 defa elektrik kesildi…
Milli gelirin 270 milyar dolar ve nüfusun 67 milyon olduğu Ülkemizde derin enerji bunalımı yaşanırken, bugün 1,7 trilyon dolarlık ekonomiye ve 86 milyon nüfusa sahip Türkiyemizde enerji sektörümüz istikrar ve güvenle büyüyor. 🇹🇷 @TCEnerji
Çerçeve yasayı referanduma götürmeyi önermek yanlış. Lübnanlaşmanın önünü açacak süreci başlatan bir yasa oya sunulur mu? Şeriat hukuku uygulansın mı diye referandum yapılır mı mesela?
Bazıları ne yapılmak istendiğini ya anlamıyor ya da anlamazlıktan geliyor.
Net olun. İmzalamadığınız yasa teklifiydi. Usül ve kayyımla çelişkiyi eleştirip “komisyonda ve genel kurul’da destekleriz, yaklaşımımız değişmedi” dediniz.
Teklife imza atmanız zorunlu değildi zaten. Yasa teklifleri tek bir partinin grup başkanvekillerinin imzasıyla da Meclis’e sevk edilebilir. Önemli olan genel kurulda alacağınız tavır. @eczozgurozel@ozgurozeliletsm
-komisyona girerseniz oy yok...
+komisyona girmezsek ne konuştuklarını bilemeyiz.
-aponun ayağına giderseniz oy yok..
+gitmiyoruz ama görüşmeye itirazımız yok, online olsaydı keşke
-yasaya imza atarsanız oy yok...
+yasaya imza atmıyoruz ama aynı yerdeyiz, destekliyoruz.
keriz eyleme patterni bu.
Sanayisizleşen ve nüfusu yaşlanan AB27 için yasadışı göç ciddi tehdit.
Bu tehdidi, Avrupa Komisyonu Afrika özelinde açıkça “saatli bomba” olarak tanımlamıştı.
Enerji ve kritik hammaddelerden sonra yasadışı göç 🇪🇺AB’ye karşı silah olarak kullanılıyor.
Bitmedi, sırada AI var.
1• Fransa, 2035 içten yanmalı motor yasağını Almanya ve İtalya’ya rağmen uzun zamandır diretiyordu ve Almanya farklı tavizler ve paketler sunarak Fransa’nın direncini kırmaya çalışıyordu. Bu kere uzlaşıya varılmış. Politico’nun vurguladığı gibi İtalya da bu uzlaşıya, karşılığında alacağı ilave tavizlerle mutlaka eklenecektir. Ancak, AB otomotiv sektörünün altın çağının kapandığını kesinlikle söyleyebiliriz.
2• Almanya-Fransa uzlaşısı elbette ekonomi güvenliğinde korumacı yaklaşımın yansımalarından biri.
Ancak a) bu yaklaşım yeni değil, 2019 AB Yeşil Mutabakatıyla başlayan, CBAM(SKDM) gibi araçlarla ilerleyen ve küresel gelişmelerle hız kazanan bir eğilim. b) AB, ekonomide bu korumacı yaklaşımını i. CBAM’ı (SKDM) bir iklim politikaları aracı olarak sunarak ve ii. “Stratejik Özerklik” kavramı yerine ise “Açık Stratejik Özerklik” kavramını getirerek, kural temelli “serbest ticaret yaparmış” gibi yaparak ilerlemeyi tercih ediyor.
3• Kişisel düşüncem, her iki taraf için de kazan-kazan sonuçlar üretecek olsa da, AB bu yeni düzlemde, asla ama asla Gümrük Birliği’nin güncellenmesini kabul etmez!
Bu gerçeği kabullenerek, Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusunda ısrarcı olunması yerine, Gümrük Birliği’nin amacına, işleyişine ve özüne aykırı Sınırda Kargon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM/SKDM) Gümrük Birliği Üyesi Ülkemize karşı uygulanmasına itiraz edilerek masaya Gümrük Birliği yatırılmalı. Burada 2 kere haklıyız 1• Gümrük Birliği Üyesi olduğumuz için CBAM(SKDM) Ülkemize karşı uygulanamaz 2• CBAM(SKDM) kurgulanırken GB üyesi Ülkemize danışılmadı, uyum sağlamamız için gerekli ön çalışmalar/finans araçları sağlanmadı ve AB ETS’yle Ülkemiz ETS’sinin entegrasyonu konusunda AB hiçbir somut adım atmadı.
AB çalışan bir Doktora Öğrencisi olarak gözlemelerim bunlar.
Ver Ayasofya’yı al ekümenlği!
Millet Ayasofya ile zafer kazandık sanırken Vatikan biçimli bağımsız bir iç devletin doğumuna yol verilirken pek suskun! Zaten kurtuluş savaşında da İstanbul ve memleketin büyük bir bölümünde de böyleydi.
Sırada ne var?
Doğu ve Güneydoğu’da terörsüz Türkiye masalıyla ikinci bir bağımsız iç devlet mi?
Emperyalizm 9 Eylül 1922’de kaybettiklerini adım adım geri alıyor.
Millet mi?
Onu kula kul olmaktan kurtaran “sen bireysin, kayıtsız şartsız efendi sensin” diyene susarak ihanet eden hak ettiğini yaşasın.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
💭 Ahmet Türk: “Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
🗣️ Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: “Ahmet Türk kim mi?
— Devletin inkâr ettiği değil, devletin en üst makamlarına taşıdığı bir siyasetçi.
— Milletvekilliğinden belediye başkanlığına kadar devletin bütün demokratik imkânlarından yararlanmış, buna rağmen devleti ‘inkâr’ ile suçlayan bir siyaset figürü.
— Feodal düzenin içinden gelen, geniş toprak sahibi bir aileye mensup olmasına rağmen mağduriyet siyaseti yapan bir aktör.
— Cumhuriyet’in sağladığı siyasî imkânlarla yükselmiş, fakat Cumhuriyet’in kurucu kimliğiyle sürekli hesaplaşmış bir siyasetçi.
— Devletin dışladığı değil; devletin Meclis’te temsil ettirdiği, belediye yönetimini emanet ettiği bir isim.
— Türkiye Cumhuriyeti’nin sunduğu imkânlardan azami ölçüde yararlanmış, fakat Türkiye Cumhuriyeti’nin millî kimliğini tartışmaya açmayı sürdüren bir siyasetçi.
— Öncelikle açıkça ifade etmek gerekir ki, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ‘Kürdistan’ adında bir devlet, özerk bölge veya hukukî statü bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milleti bölünmez bir bütündür.
— Bu ülkenin vatandaşlığının adı Türk vatandaşlığıdır. Türk vatandaşlığı; etnik kökeni ne olursa olsun herkesi eşit kabul eden anayasal bir aidiyettir.
— ‘Kimliğim yok’ demek de, ‘dilim yok’ demek de gerçekle bağdaşmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, siyaset üretmiş ve büyük servet sahibi olmuş bir kişinin ‘yok sayıldığını’ iddia etmesi inandırıcı değildir.
— Eğer bir insan devletin sunduğu tüm siyasî haklardan yararlanmış, en üst düzey görevlerde bulunmuş ve ekonomik varlık edinmişse, ortada inkâr edilen bir kimlik değil; demokratik sistemin sağladığı imkânlardan yararlanmış bir vatandaşlık gerçeği vardır.
— Eleştiri başka şeydir, devleti ve milletin birliğini tartışmaya açmak başka şeydir. Türkiye Cumhuriyeti, bütün vatandaşlarına eşit fırsatlar sunmuş; karşılığında ise sadakat ve ortak gelecek bilinci beklemiştir.
— Bu topraklarda hak iddia etmenin temeli etnik ayrılık değil; ortak vatan, ortak tarih ve ortak vatandaşlık şuurudur. Ayrıştıran değil, birleştiren bir dil milletimizin geleceği için esastır.
— Sorun kardeşlik eksikliği değildir. Bu şahıs ve bunun gibilerinin amacı; ortak vatandaşlık değil, etnik kimliğin siyasallaştırılarak ayrı bir siyasî statü ve egemenlik alanı talebine dönüştürülmesidir.
— Kardeşlik söylemi üzerinden yürütülen bu sinsi yaklaşımın hedefi; Türk Milleti ve Türk vatandaşı tanımının değiştirilmesi ve hemen akabinde de devletin üniter yapısının aşındırılması ve etnik temelde yeni bir siyasî düzen kurulmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin buna rıza göstermesi düşünülemez.
— Türkiye’nin ihtiyacı geçmişin ayrılıkçı söylemleri değil; güçlü devlet, güçlü millet ve millî birliktir.”