Geçmişte "çatıda namaz kılan öğrencileri" kovalayan laikçi yobazları kudurtacak bir video daha ..
*
Bir okul düşünün…
*
Türkiye’de "Çince hazırlık sınıfı" olan...
*
Bilimde, teknolojide ve üretimde söz söyleyen öğrenciler yetiştiren...
*
🚀 Astronomiden Teknofest’e,
🎮 oyunu oynamaktan üretmeye,
🤖 projelerden Türkiye derecelerine uzanan...
*
🏓 Sporda, 🎨 sanatta, 🎼 müzikte ve 🤍 mescitte
öğrencilerin hem aklını hem kalbini birlikte geliştiren...
*
Neresi mi?
*
Tabii ki...
*
Küçükçekmece Şehit Mehmet Güder Anadolu İmam Hatip Lisesi...
Güne merhaba.
FETÖ,
15 Temmuz ile çok açık hâle geldi; çünkü yaşananlar bir işgal girişimiydi ve gereken cevabı aldı. Ancak işgal girişimi sürecine gelene kadar bu örgüt nasıl bir akıl ve modelle şekillendi; ülkesine, milletine ve devletine düşman bir yapıyı nasıl üretti? Buna bakmak zorundayız.
Maalesef, 15 Temmuz’dan sonra bu işgalci örgüt klasik bir terör örgütü kategorisinde değerlendirilerek mücadele edildi; hedef, devleti yönetilemez, çöken bir hâle getirmek ve Anadolu topraklarında Evanjelik bir modeli egemen kılmaktı. Bu yaklaşım eksik kalmıştır. Çünkü tehlike hâlâ devam etmektedir.
Neden devam ediyor? İsrail Gazze’de katliam yaparken “hiç vazgeçeceğiz” demedi çünkü FETÖ’yü şekillendiren akıl ile Gazze’de soykırımı gerçekleştiren akıl aynı merkezdir.
O hâlde kritik soru şudur: FETÖ kimin örgütüdür; nasıl bir yapı ve fikir modeline sahiptir?
Milletin evlatlarını devlete düşman hâle getiren yöntemler nelerdir?
Bu örgüt, insanları ailelerinden nasıl kopardı; ezoterik ve Mesihçi bir modelle nasıl buluşturdu?
@15TemmuzCephesi’nin bu konudaki günlük, ders niteliğindeki çalışmaları takdire şayandır.
Bu çalışmalar geniş çevrelerde okunmalı, okutulmalı; hatta okullarda öğretmenler tarafından ders olarak işlenmelidir.
Son söz: Milli Eğitim Bakanlığı, “Evangelizm” ve “Siyonizm” gibi akımları ders kitabı hâline getirmeli ve ezoterik toplulukları müfredata dahil etmelidir. Bu konuda gecikiyoruz.
Türkiye’de
5 yıl ilkokul
3 yıl ortaokul
3 yıl lise
5 yıl üniversite okudum,
16 yıl boyunca M. Kemal’i sevmem için sürekli baskı yapıldı, yine de sevmedim o Selanikliyi.
100 yıldır uğraşıyorsunuz, ama halk hala sevemiyor. Anlayın artık şunu arkadaş!
.
M.Kemal'in kapattığı Hacı Bektaş-ı Veli türbesi 35 sene sonra Adnan Menderes döneminde açıldı.
Ama Aleviler, kapatana kahraman, açana ise hain gözüyle bakıyor.
Çünkü Tarih bilmiyorlar.
DİKKAT!
SIRA BİZDE
7 Ekim Gazze saldırılarından sonra, İsrail’in soykırım ve katliam politikalarıyla küresel ölçekte sokaklarda büyüyen nefret, artık devletler ve küresel ticaret tekelleri nezdinde de açıkça görülmektedir ve dünya bu yükü taşımak istemiyor.
İsrail,taşınamaz bir ur hâline gelmiş ve kurucuları bile ondan kurtulmak istemektedir.
Yani, kendi elleriyle kurdukları bu yapının başlarına bela olacağını bile bile, bugün şeytani bir cinnet hâline bürünen kehanetçi yapıdan kurtulmak için her gün yeni bir senaryo sahnelenmektedir.
Ancak bir gerçek var ki; Theodor Herzl’dan bu yana güçlenen Siyonizm, eklemlenen Evanjelizm ile birlikte, karşımızda son derece metotlu çalışan ve kendi inanmışlığı uğruna hiçbir engel tanımayan bir yapı vardır.
Oyunları bozuldukça saldırganlaşan, saldırganlaştıkça cinnet hâline gelen, bütün peygamberlere yaptıklarını şimdi de tüm insanlığa yapmaya hazır bir yapıdan söz ediyoruz. Öyle ki bu yapı, nükleer soykırım yapabilecek kadar gözü dönmüş bir hâlde.
Ve bu yapının doğrudan hedefinde Türkiye var.
Suriye’de olduğu gibi, dürzilerin içindeki bir gruba verdikleri destekle bölgede etnik ve mezhep temelli bir çatışmanın önünü açtılar. Bu çatışmayı da sürekli büyütmeye çalışıyorlar. Beraberinde, Suriye’deki YPG unsurlarını kullanarak hayal peşindeki bu yapılar, İsrail’in iki dudağı arasında kendilerine yer bulup Suriye devleti üzerinde baskı kurma peşindeler.
DİKKAT!
Şimdi sıra Türkiye’de.
Vatan topraklarında yaşayan tüm farklılıklarımızla biriz.
Mezhep temelli ayrılıkları aşarak, vatan temelli, devlet temelli, bağımsızlık temelli birlikteyiz.
Etnik farklılıkları aşan, vatan-millet-devlet bağımsızlık ve egemenlik temelli bir birlik anlayışına sahibiz.
Dindar ya da dindar olmayan, Atatürkçü ya da olmayan, laik ya da anti-laik… Kısacası tüm farklılıklarımızı aşan bir akılla, vatanseverlik odaklı, bağımsızlık odaklı, millet-devlet egemenliği temelli bir anlayışla bir ve beraber olmalıyız.
Çok açık bir hedefiz.
Hiç ummadığımız bir anda bir fitne ateşi yakılabilir.
Tarihimizde Çorum olaylarını, Maraş Katliamı’nı, Sivas olaylarını, Gazi Mahallesi olaylarını, faili meçhul cinayetleri biliyoruz.
Uğur Mumcu’nun neden katledildiğini, İsrail’in bu cinnet geçiren politikalarına baktığımızda şimdi daha iyi anlayabiliyor muyuz?
Eşref Bitlis Paşa’nın uçağının neden düşürüldüğünü, neden şehit edildiğini şimdi daha iyi anlayabiliyor muyuz?
Erbakan Hoca’nın neden yıllarca itibarsızlaştırıldığını, itibar suikastlarına kurban gittiğini şimdi daha iyi anlayabiliyor muyuz?
Neden Sayın Erdoğan’a yönelik saldırıların onu itibarsızlaştırmak, zayıflatmak ve devirmek üzere organize edildiğini;
Tarihleri çalma, fesat ve bozgunculuk temelli bir aklın Sayın Erdoğan’a neden bu kadar saldırdığını;
PKK’yı, FETÖ’yü ve özellikle içerideki dindar kesim içinden seçilen unsurları nasıl araç olarak kullandıklarını şimdi daha iyi anlayabiliyor muyuz?
Gelin, bütün farklılıklarımızı bir kenara bırakarak bir olalım.
Elbette kendi içimizde sert tartışmalar yapabiliriz; bunların hepsine saygı duyarız. Ancak çok dikkatli olmalıyız.
Vatan paramparça olursa, bu tartışmaları yapacak toprak da bulamayız.
Başımızı yaslayacağımız bir devlet baba da, devlet ana da bulamayız.
Özellikle Adana, Mersin ve Hatay hattına çok dikkat!
Beraberinde İzmir’e çok dikkat!
İstanbul, Bursa ve sahil bölgelerine özellikle çok dikkat!
Gelin şimdi hep birlikte, elimizde bayrağımızla huzur ve güven içinde yaşadığımızı hatırlayarak,
bayrağımıza daha güçlü bir şekilde sahip çıkalım.
İç cephenin birlik ve beraberliğine sahip çıkalım.
Açıkça söylüyorum:
SIRA BİZDE!
Güne Merhaba.
Hakkında tutuklama kararı alınan ve maalesef cezaevinde olan
@burakbekiroglu
ilişikteki görsellerde Michael Rubin ve bağlı olduğu şebeke hakkında yakalama kararı aldırmayı başarmıştı.
Söyler misiniz, Bekiroğlu'nun başına gelen kimi sevindirmiştir?
Oturup herkes şapkasını önüne koysun ve düşünsün.