İstanbul 3 Nolu Şube (112) Başkanımız Sezer Yıldız ve şube yöneticilerimiz ziyaretimize gelerek sendikal çalışmaları ve 112 çalışanlarının meseleleri ile ilgili bilgi verdiler.
Kendileri nezdinde İstanbul'da görev yapan tüm teşkilat mensuplarımıza sendikal mücadelelerinde başarı ve kolaylıklar diliyorum.
YANAN HER AĞAÇLA GELECEĞİMİZ DE YOK OLUYOR
Yaz sıcaklarının bastırmasıyla orman yangınları da hız kazanmış bulunmaktadır. Ülkemizin farklı bölgelerinde peş peşe meydana gelen orman yangınları, millet olarak hepimizi derinden üzmektedir.
Ormanlar; yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Onlar, temiz havamızın kaynağı, doğal hayatın yuvası, su kaynaklarımızın güvencesi ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır. Alevlere teslim olan her orman parçası, sadece doğamızın değil, ülkemizin geleceğinin de zarar görmesi anlamına gelmektedir.
Bu zorlu süreçte, yangınları söndürmek için gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla görev yapan orman teşkilatımızın mensupları başta olmak üzere, çalışmalara katılan tüm kamu görevlilerine ve gönüllülerimize minnettarız.
Canlarını hiçe sayarak yürüttükleri mücadele, milletimizin birlik ve dayanışma ruhunun en güçlü örneklerinden biridir.
Ancak bilinmelidir ki, yangınlarla mücadele yalnızca ilgili kurumların değil, toplumun her ferdinin ortak sorumluluğudur. En küçük bir ihmalin dahi telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği unutulmamalı; doğamızı koruma konusunda herkes azami hassasiyet göstermelidir.
Özellikle tarımsal hasat mevsiminin ardından anız yakılması, piknik ateşlerinin tam olarak söndürülmemesi, dikkatsizlik gibi etkenler ülkemizdeki orman yangınlarının başlıca nedenlerini oluşturmakta, orman yangınları büyük oranda insan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Nasıl ki gök vatan, mavi vatan diyerek ülkemizin sahip olduğu zenginlikleri koruyorsak ülkesini seven her vatandaşımızın yeşil vatanımızı da aynı hassasiyetle koruması ve gözetmesi milli bir görevdir.
Türkiye Kamu-Sen olarak, devletimizin yürüttüğü söndürme çalışmalarının en kısa sürede başarıyla sonuçlanmasını temenni ediyor; yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın acısını yürekten paylaşıyoruz. İnsanüstü gayret göstererek adeta alevlere göğüs geren mücadele ekiplerine, kamu görevlilerine ve gönüllülere minnetlerimizi sunuyor, kolaylıklar diliyoruz. İnancımız odur ki, milletimizin dayanışması ve devletimizin gücüyle bu felaketin izleri silinecek, kaybettiğimiz yeşil vatan yeniden filizlenerek geleceğe umut olacaktır.
Antalya Şube Başkanlarımız Turhan Turan ve Şahin Gür ziyaretimize geldiler.
Yeni kurulan Antalya 2 No’lu Şubemiz ile birlikte sahada daha etkin ve güçlü bir mücadele yürüteceklerine inanıyor, yeni Şube Başkanımız Şahin Gür’e, yönetimine ve yeni görev alan tüm teşkilat mensuplarımıza başarı ve kolaylıklar diliyorum.
İnanıyorum ki Antalya şubelerimiz birlik ve beraberlik içerisinde teşkilatımızı daha da büyütecek, Türk Sağlık-Sen ailemizi daha da güçlendireceklerdir.
Meraklısına notlar:
Marie Antoinette giyotine götürülürken celladının ayağına basar.
Marie çok dağınık ve şaşkın bir kadındır.
Cellata dönerek,
“Pardon mösyö,yanlışlıkla oldu.”
Cellat sırıtır…. Sonuç malum.
Yeni kurulan Mersin 2 No'lu Şubemizin Başkanı Mehmet Ali Güçlü ziyaretimize geldi.
İnanıyorum ki yeni şubelerimizle birlikte sahadaki mücadelemiz daha da güçlenecek, teşkilatımız büyüyerek yoluna emin adımlarla devam edecektir.
Mersin 2 No'lu Şubemizin teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, faaliyet alanında görev yapan tüm teşkilat mensuplarımıza başarılar ve çalışmalarında kolaylıklar diliyorum.
Türkiye Kamu-Sen Trabzon İl Temsilcimiz Çoşkun Dilber, Türk Sağlık-Sen Trabzon Şube Başkanı Süleyman Çolak ve Türk Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Şenol Bayram’a ziyaretleri nedeniyle teşekkür ediyorum.
📢 2026 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası İlan Metni yayımlandı!
🔹 Çeşitli sağlık meslek kadrolarında toplam 1.458 kadro ilan edildi.
🗓 Tercih Başvuruları:
📅 4 Ağustos 2026 saat 18.00'e kadar
💻 Başvurular, EKİP (Entegre Kurumsal İşlem Platformu) üzerinden gerçekleştirilecektir.
Kura Tarihi:
📅 2 Eylül 2026
Başvuru sürecini son güne bırakmadan tercihlerinizi tamamlamayı unutmayın. ��lan metni ve münhal kadrolar için👇
🔗https://t.co/O3vSKGF0H3
#SağlıkBakanlığı #Atama #Kura #EKİP #SağlıkPersoneli #2026Atama #YenidenAtama
Bu yıl YKS’de elde ettiğimiz göz kamaştırıcı sonuçlar, Gaziantep adına hepimizi gururlandırdı.
Türkiye genelinde;
İlk 100’de 10,
İlk 500’de 53,
İlk 1.000’de 99,
İlk 5.000’de 435,
İlk 10.000’de 815,
İlk 20.000’de ise 1.408 öğrencimiz var.
Gaziantep’te son yıllarda en büyük dönüşüm hangi alanda yaşandı diye sorulsa, hiç düşünmeden eğitim derim. Çünkü bu başarı artık tek seferlik değil, her yıl daha da güçlenen, kökleşen bir başarı hikayesine dönüştü.
Belediyelerin görev tanımı denildiğinde akla ilk olarak yol, park, altyapı ve üstyapı hizmetleri gelir. Elbette bunlar bizim asli görevlerimiz ama biz işimizi bunlardan ibaret görmüyor,
bir şehrin geleceğinin, çocuklarının eğitimine yapılan yatırımla şekillendiğine inanıyoruz.
Bu anlayışla GASMEK’lerimizin sayısını 3’ten 36’ya çıkardık. Çünkü hangi mahallede, evde doğarsa doğsun, hangi ekonomik imkanlara sahip olursa olsun her çocuğumuzun bu yarışa eşit şartlarda başlamasını istiyoruz.
Bu gurur öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, fedakâr ailelerimizin, Sayın Valimizin, İl Milli Eğitim Müdürümüzün ve eğitime emek veren herkesindir, bizimdir.
En büyük teşekkürü ise sevgili evlatlarımıza etmek istiyorum. Unutmayın, siz çalıştıkça, hayal kurdukça ve başardıkça Gaziantep büyüyecek.
İnanıyorum ki bu daha başlangıç. Bu şehir eğitimde çok daha büyük başarılara imza atacak. Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin yanında olmaya, onların hayallerine destek vermeye devam edeceğiz.
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği İle İlgili Danıştay Kararı Ne Anlama Geliyor, Süreç Nasıl Devam Edecek ?
Ayrıntılar👇
🔗https://t.co/JtiQr4nq7I
Açtığımız Dava İle Aile Hekimliğinde Danıştay’dan Önemli İptaller
10.07.2025 tarih ve 32952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ilgili maddelerine karşı Sendikamız tarafından dava açılmıştı. Açtığımız davada Danıştay İkinci Dairesi Yönetmelik’in aşağıda belirtilen maddelerinde yürütmenin durdurulmas�� kararı vermiştir.
Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının son 12 ayda birimden sağlık hizmeti almayanlar için katsayılarının yarısının esas alınacağına dair düzenlemenin,
Bakanlığın, farklı nüfus grupları için 12 aylık süreyi belirleme yetkisine ilişkin düzenlemenin,
Hasta memnuniyet kriterine bağlı yapılacak teşvik ödemesinde memnuniyet oranın Türkiye oranın üzerinde olması şartına ilişkin düzenlemenin,
Akılcı ilaç kullanımına bağlı yapılacak teşvik ek ödemesinde aile hekimince akılcı ilaç kullanım oranının il oranının veya Türkiye oranının ya da bir önceki yılın aynı ayının kendisine ait oranının veya Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ortalamalarının % 30’undan fazla olmamak üzere Bakanlıkça belirlenen hedefin altında olması şartı içeren düzenlemenin,
Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde aile sağlığı çalışanın aylık 96 saatten az olmamak kaydıyla 5 nöbet tutma şartına ilişkin düzenlemenin,
Yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
TEBRİKLER BİZİM KIZLAR!🏆🏅💫
FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde Brezilya’yı 3-1 yenerek bir kez daha tarih yazan ve şampiyonluğa uzanan #FileninSultanları A Milli Kadın Voleybol Takımımızı gönülden tebrik ediyorum🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Diyanet ve Vakıf hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanlarımızın öncü sendikası Türk Diyanet-Vakıf-Sen’in kuruluşunun 25. yılını kutluyorum.
@Kadirsahin701@tdvsgm2001
FİNALDEYİZ! 🇹🇷
2026 Voleybol Milletler Ligi’nde Çin’i 3-0 mağlup ederek finale yükselen #FileninSultanları’nı tebrik ediyorum 👏👏
Size Altın madalya 🥇 yakışır 🇹🇷
Bursa’da işyeri temsilcilerimiz, üyelerimiz ve Türkiye Kamu-Sen Bursa teşkilatımıza mensup yöneticilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz geniş kapsamlı toplantıda teşkilatımızla bir araya geldik.
Toplantımızda kamu ve sağlık gündemini, sendikal çalışmalarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi kapsamlı bir şekilde değerlendirdik.
Toplantımıza katılarak bizleri onurlandıran Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili Sayın İsmet Büyükataman’a, değerli misafirlerimiz Milliyetçi Hareket Partisi Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ve Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin’e teşekkürlerimi sunuyorum.
Bursa şubelerimizin il genelinde yetki alma hedefine kararlılıkla ulaşacaklarına inanıyor, tüm teşkilat mensuplarımıza çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diliyorum.
Bugün Hilmi Demir hocanın tabutuna omuz verenler, kabrine toprak atanlar duasına amin dileyenler ve orada olmasa da taziyesini dileyenlerin hepsi devlet, millet ve mukaddesat insanlarıydı. Hepsi hocanın alimliğine, samimiyetine şahitlik ettiler. Rahmetli hocamızın naaşı toprakla buluşmadan fitne çıkaran, sosyal medyadan kin kusanlar ise Türk ve devlet düşmanlarıdır. Allah onlara Kahhar ismiyle muamele etsin. Hocamıza rahmet eylesin.
Bazı insanlar vardır; makamlarıyla değil, gönülleriyle iz bırakırlar. Prof. Hilmi Demir de benim için öyle bir insandı.
Devletinin ve milletinin derdiyle dertlenmek, onun için akademik bir çalışma alanı değil; hayatının bizzat kendisiydi. Gecenin kaçı olursa olsun, önemli bir makale ya da yeni bir kaynak bulduğunda çocuk gibi heyecanlanır, hemen paylaşırdı. Bir profesörün ilmî olgunluğunu taşırken, içinde hiç bitmeyen bir araştırma görevlisi heyecanı yaşardı. Ne çalışması biterdi ne de memleket meseleleri...
Bu kadar yoğunluğun içinde bile insanın en rahat ettiği yer yine hocanın yanı olurdu. Çünkü sadece yorulan zihniniz değil, gönlünüz de onun yanında dinlenirdi. Kim kapısını çalsa, mutlaka sofrasına oturtmak isterdi. Misafir aç kalkmamalıydı. Sofra kurmak sanki Pîr-i Türkistan'dan kendisine kalmış bir emanet gibiydi. Kendisi ne yiyorsa yanındakiler de en az onu yemeliydi; hatta mümkünse daha fazlasını... Bahane de hazır "benim şekerim var, siz gençsiniz, yiyin"
Kaygısı devleti, milleti ve Türk gençliğiydi. Bu ülkenin bir tek evladının bile FETÖ gibi yapılara ya da radikal örgütlere kaptırılmasına tahammülü yoktu. Doğru bildiğini söyledi, hiçbir zaman çekinmedi. Konuşulması gereken yerde susmadı, söylenmesi gereken sözünü yutmadı.
Bir öğrencisinin sıkıntısı olduğunda rahat uyuyamazdı. Mutlaka bir çare bulmalı, el uzatmalıydı. Çünkü Hocam, hayatın yükünü çok erken yaşta omuzlamış, yetim büyümüş, kimsenin gölgesinde yetişmemişti. Gurbetin de yalnızlığın da ne demek olduğunu da çok iyi bilirdi.
Gazete ve dergilere İslam üzerine yazılar yazdığında aldığı ücreti ihtiyaç sahibi öğrencilerine verirdi. "İslam hakkında yazdığım yazıdan kendime iaşe yapamam." derdi. Bu söz, onun dünyaya bakışını anlatmaya yeterdi.
Çağrıldığı her yere yüksünmeden giderdi. Konferans, seminer, söyleşi... Hiçbirinden ücret talep ettiğini duymadım. Derdi anlatmaktı; gerisi onun için teferruattı.
Hocamla özellikle FETÖ ve Selefîlik üzerine çalışırken, yeni bir yayın bulduğumda büyük bir heyecanla "Hocam, bunu gördünüz mü?" diye gönderirdim. Eğer ilk defa görüyorsa, hocamın heyecanı da bana ulaşırdı. Sonra saatlerce, günlerce kaynakların içinde kaybolurduk. Bazen de telefon çalar, karşıdan o tanıdık ses gelirdi: "Alper, şu konuyu bir çalışsana..." O cümle, yeni bir araştırmanın ve yeni bir fikrî yolculuğun başlangıcı olurdu.
Hocamın en çok anlattığı isimlerden biri İmam-ı Âzam'dı. Onun talebeleriyle yaptığı ilmî tartışmaları hayranlıkla anlatır, itirazı ilmin bereketi sayardı. Kendisine yöneltilen farklı fikirlerden rahatsız olmaz; aksine sorar, tahkik eder, birlikte hakikati arardı.
Sekülerleşme konusunda farklı düşündüğümüz bir gün, "Hocam, size reddiye yazacağım." dedim. Tebessüm etti: "Yaz tabii... Ama sıkı bir eleştiri olsun."
İşte hocam buydu. Kendisine benzeyen insanlar değil; kendisiyle tartışabilecek insanlar yetiştirmek istiyordu. Talebesinin kendisini tekrar etmesini değil, delille konuşmasını, düşünmesini ve gerektiğinde hocasına da itiraz edebilmesini istiyordu. İşte gerçek hocalık tam olarak buydu.
Belki de en çok içimi burkan hatıralardan biri şu oldu... Bu Ramazan ayında, bir gün bana dönüp, "Alper, yok mu Ankara'da bir aşk/zikir meydanı? Gidelim de biraz gönlümüz ferahlasın." demişti. Memleketin yükünü omuzlarında taşımaya çalışan bir gönlün aslında ne kadar yorulduğunu o gün daha iyi anlamıştım.
Şimdi ise ömrünü memleketin dertlerine kulak vererek geçiren o güzel insanın kendi derdine derman bulmasını niyaz ediyoruz. Şâfi olan O... Niyazım O'na...
Dualarımız sizinle hocam.
Allah, yıllarını ilme, hakikate, devletine, milletine ve talebelerine vakfeden bu güzel gönle acil şifalar ihsan eylesin.
Allah'ın izniyle daha beraber yürüyeceğimiz çok yol, vereceğimiz çok kavga var hocam. Bizi bu mücadelede yalnız bırakmayın.