İran hükümeti, şehit Rehberin cenaze töreninden önce kişisel mal varlığına dair ayrıntıları açıkladı. İşte detaylar:
Sahip olduğu tek şey küçük bir kamyonet.
Hiçbir mülkü, banka hesabı, sarayı, şirketi ve gizli fonu yok.
İran'da 47 yıl liderlik yaptı; bunun yaklaşık 40 yılı savunma bakanı, cumhurbaşkanı ve İran'ın yüce lideri olarak geçti. İran, petrol, doğalgaz ve sanayi açısından zengin bir ülke ve dünyanın en ağır baskılarına ve bölgesel projelerine karşı koymuş bir devlettir.
Milyonlarca mukallid'i olan ve milyarlarca rupi değerinde dini vergi (humus ve zekât) ödenen bir dini liderdi.
Ancak bu dünyadan ayrıldığında, Amerikan ve Siyonist füzeler tarafından yok edilen eski ev eşyalarından başka hiçbir şeyi yoktu.
Dünyevi mal varlığının gerçek detayları şöyledir:
1. Eski küçük bir kamyonet (Suzuki Kamyonet)
2. Eski ev eşyaları (füzeler tarafından yok edildi).
3. Gayrimenkul veya mülk. Sıfır (yok)
4. Aktif banka hesapları. Sıfır (yok)
5. Saray veya özel konut. Sıfır (yok)
6. Şirket hisseleri veya özel şirketler. Sıfır (yok)
7. Gizli fonlar veya yabancı (offshore) hesaplar. Sıfır (yok)
Büyüklük şöyle tanımlanır: ABD Başkanı Donald Trump gibi aile imparatorlukları kurarak değil; kişisel servet biriktirerek değil; ve birçok Arap lideri gibi milyarlarca rupiyi yurtdışına kaçırarak değil.
On yıllarca, Filistin, Lübnan ve bölge de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ezilen halkları açıkça destekleyerek duruşunu korudu.
Onlara, Arap dünyasındaki birçok hükümdardan daha zengin olmalarını sağlayabilecek nadir fırsatlar ve kazançlı anlaşmalar sunuldu, ancak hepsini reddettiler.
Dünyanın en güçlü süper gücünden gelen tehditlerle karşı karşıya kaldılar, ancak ilkelerinden asla vazgeçmediler.
Yoğun baskıya, yaptırımlara ve sürekli suikast tehditlerine rağmen, on yıllarca benimsedikleri aynı pozisyonlara bağlı kaldılar.
Aksa Tufanı'nın 1000. günü!
Direniş asrını başlatan kutlu güne selam olsun.
Direnişin komutanlarını rahmetle anıyorum.
Siyonist işgale boyun eğmeyen direniş cephesine, bütün Filistinlilere ve Filistin dostlarına selam olsun.
Saadet Partisi 127 bin 882 yeni üyesi ile muhalefet partileri arasında en fazla artış gerçekleştiren parti oldu.
Yaşanabilir bir Türkiye,
Yeniden büyük Türkiye ve
Yeni bir dünya için,
bütün gücümüzle…
Bir gün lokantacı bir arkadaşım bana dedi ki: "Hocam, ölen çocukların sayısına değil, Brent petrolün fiyatına bak: Varil fiyatı yükseliyorsa İran bu savaşı kazanıyor demektir!"
Gerçekten de bu savaştan çıkarmamız gereken en önemli derslerden biri buydu. Utanç vericiydi, iğrençti, korkunçtu ama gerçek buydu.
ABD neden geri adım attı? Neden İran'a onca taviz verip o zaptı kabul etmek durumunda kaldı?
Minab'taki kız okulu kan gölüne döndüğü için değil.
ABD ve İsrail; hastaneleri, üniversiteleri, sivil binaları, ambulansları, içme suyu kaynaklarını vurduğu için değil.
Soykırım yaptıkları için değil!
Hayır!
Dünya bunlar için ayağa kalkmadı!
Hürmüz boğazı kapatıldığı için ayağa kalktılar. İran, körfez rejimlerindeki petrol ve doğalgaz sahalarını vurduğu için; Brent petrolün varili yükseldiği için ayağa kalktılar.
Şunu unutmayın: Bizim kanımızın hiç bir değeri yok. Çocuklarımızın hiç bir değeri yok.
Hani şu bizim Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamalarda sürekli "uluslararası toplum"a seslenip duyuyor ya.. İşte o uluslararası topluma seslenmenin zerre kadar faydası yok.
Dünyanın en büyük aldatmacası müstekbirlerin "empati" yapacağını zannetmektir.
Mr. Robot dizisinde geçtiği gibi: "Bir holdingi kalbini hedef alarak çökertemezsin. Onların kalbi olmaz."
Mazlumiyetimizi, haklılığımızı anlatmanın hiç bir kıymeti harbiyesi yok.
Eğer bu zalimlerin canını yakmıyorsanız bunların hiç ama hiç bir önemi yok.
Kendinizi acındırarak, onlara "haklı" olduğunuzu ispat etmeye çalışarak hiç bir şey elde edemezsiniz.
İstediğiniz kadar kitap yazın, seminer yapın, akademik kariyer yapın; istediğiniz kadar yürüyüş yapın.
Bunların hiç birinin Brent petrolün varil fiyatı kadar önemi yok!
O yüzden Gazze'de soykırım sürerken şunu söyledik: İsrail'e giden petrolün vanalarını kapatın!
Bize Filistin'in mazlumiyetini anlatmayın. İsrail'in ne kadar zalim olduğunu anlatmayın. Petrolün vanalarını kapatın!
Nutuk attılar, yürüyüş yaptılar ve sık sık "uluslararası topluma" seslendiler ama petrolün vanalarını kapatmadılar.
Bunları diplomasiyle yenemezsiniz; hukukla, felsefeyle, kalemle-kitapla yenemezsiniz.
O yüzden diyoruz ki, "direniş" tek seçenektir.
Direniş demek hukuktan, felsefeden, kalem ve kitaptan uzak olmak demek değildir.
Bilakis, direniş demek herşeyden ve hepsinden önce "haklı" olmak demektir.
Hakkını "bilgiyle" "hikmetle" ve "cesaretle" savunmak demektir.
Haklıysak ama hikmetle ve cesaretle düşmana karşı çıkmıyorsak haklı olmamızın da bir önemi yok.
O yüzden Hz. Ali (ra) ilelebet yolumuzu aydınlatan şu pusulayı vermiş bize:
"Haksızlığa karşı susarsanız, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz"
D-8 Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümünde; Necmettin Erbakan Hocamızın öncülüğünde ortaya konan bu büyük vizyonu bir kez daha hatırlıyoruz.
D-8, sadece bir ekonomik iş birliği değil; adaletsiz küresel düzene karşı “Daha adil bir dünya mümkündür.” iddiasının kurumsal ifadesidir.
Emperyalist ve siyonist tahakküme karşı adalet temelli bir dünyanın mümkün olduğunun en güçlü siyasi ifadesidir.
Bugün dünya yeniden çatışmalarla, eşitsizliklerle ve adaletsizliklerle sınanırken; D-8’in kuruluş ruhuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Bizler biliyoruz ki bu ruha sadece bölgemizin değil; dünyadaki tüm mazlumların ihtiyacı vardır.
Bu vesileyle, bu vizyonun mimarı Erbakan Hocamızı ve emeği geçenleri saygıyla anıyorum.
SON DAKİKA: İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİAN:
“Bir milleti hava gücü ve bombardımanla teslim olmaya zorlamak imkânsızdır.
Gazze, küçük boyutuna rağmen üç yıl sonra bile teslim olmaya zorlanmamıştır.
Onlar İran'ı da teslim olmaya zorlayamayacaklar, biz de elbette teslim olmayacağız.”
Filistin bayrağı açan Lamine Yamal tüm İsrail’de protesto ediliyor, formaları yırtılıyor.
O halde biz de Yamal’a çok büyük destek verelim!
Yamal’ı sevenler bu tweeti beğensin ve paylaşsın 🇵🇸
Davası uğruna mücadele ederken geçirdiği trafik kazası sonucu dokuz yıldır yatağa bağlı olarak yaşamakta olan, Sürmene efsane eski ilçe başkanımız ve Trabzon milli görüşün Çınarlarından; Ali Rıza memiş büyüğümü bu akşamki toplantıdan sonra ziyaret ederek duasını aldım.
Kassam Tugayları lideri Muhammed Avde, arife günü şehitler kervanına katıldı.
Rabbimiz şehadetini kabul etsin.
Şehit şehit büyüyen bu davada Filistin'e zafer nasip etsin.
Adana'mızda "1 Ayda 1000 Yeni Üye Katılım Töreni"nde hemşehrilerimiz ve Saadet Partimize katılan üyelerimizle bir aradaydık.
Partimize katılan her yeni üye, adalet, ahlak ve güçlü bir Türkiye idealimize atılan yeni bir adımdır. İnancımızı büyüten tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum.
Hep birlikte, daha büyük bir inanç ve heyecanla aziz milletimiz için mücadeleye devam edeceğiz.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan:
"Dünya hipersonik füze teknolojilerini konuşurken, bizimkiler araç içi ses sistemini, plakaları konuşuyor.
Sabah zam, öğlen vergi, akşam ceza!
Bu millet cezayla değil, adaletle yönetilmek istiyor!"
Siyasi ahlakı ve vatanperverliği ile milletimizin saygısını kazanmış değerli devlet ve siyaset adamı, Büyük Birlik Partisi Merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu vefatının yıldönümünde saygıyla yâd ediyoruz.
Şerefli İRAN'ı açıkça desteklediğim için her gün binlerce ŞİA çocuğu gibi iftiralar ve hakaretlere uğramaktayım.
haçlı BOP'un kanlı ve pis kuyruğu olmaktansa,ŞİA olmayı tercih ederim.
İRAN ehli kıble ve meşru müdafaa yapan mazlum olduğu için imanım gereği yanındayım.
Peki siz !