La création de Fanta n'a rien de festif ou d'innocent.
C'est le pur produit du cynisme de Coca-Cola, prêt à tout pour sécuriser ses profits sous le Troisième Reich.
Parce que même au milieu de la pire guerre de l'Histoire, le business ne fait pas de pause.
Oubliez la morale. Oubliez les valeurs d'entreprise. Tout commence par un vulgaire problème d'approvisionnement.
Allemagne, 1940. La filiale allemande de Coca-Cola est un empire florissant.
Puis le blocus allié paralyse le pays. Impossible d'importer la fameuse boisson d'Atlanta.
Les usines allemandes doivent s'arrêter. La faillite est assurée.
Max Keith, le patron de la filiale locale, n'a aucune intention de fermer boutique. L'effondrement de l'Europe n'est pas une excuse acceptable pour cesser de faire du profit.
Il ne peut plus vendre de Coca-Cola. Alors il va inventer une nouvelle boisson. Avec les seuls ingrédients encore disponibles dans une économie de guerre rationnée.
C'est-à-dire les poubelles de l'industrie alimentaire.
Il mélange du petit-lait, un résidu de fromagerie, et de la fibre de pomme récupérée des pressoirs à cidre.
Il demande à son équipe d'utiliser son imagination pour trouver un nom commercial. Imagination se dit Fantasie en allemand.
Le Fanta est né.
Le succès est foudroyant. Non pas pour ses qualités gustatives, mais parce qu'il n'y a littéralement plus rien d'autre de sucré à boire dans le pays.
Le Fanta sert même de base de cuisson pour les ménagères privées de sucre.
En 1943, la filiale écoule 3 millions de caisses. L'entreprise survit, s'adapte à la dictature, et prospère.
Mais le vrai chef-d'œuvre de cynisme intervient en 1945.
À la fin de la guerre, le siège de Coca-Cola à Atlanta ne pose aucune question embarrassante sur la façon dont sa branche a collaboré avec l'économie nazie.
La maison mère récupère tranquillement ses usines allemandes intactes, ses bénéfices accumulés pendant le conflit, et s'approprie la marque Fanta pour l'exporter dans le monde entier.
Le capital n'a pas d'idéologie. Il ne fait pas de politique.
Il s'adapte aux pires régimes, survit aux guerres, et à la fin, il encaisse toujours les profits.
🔴🔻Yoldaş ve Büyük Enternasyonalist Devrimci Savaşçı İçin Taziye Bildirisi
Halk Cephesi, büyük enternasyonalist devrimci ve ölümsüz Lod Havaalanı destanının kahramanlarından Yoldaş Kozo Okamoto'nun (Ahmed al-Yabani) vefatından dolayı derin üzüntü duymaktadır
En büyük gurur ve şeref ifadeleriyle, en büyük sadakat ve uluslararası mücadele duygularıyla, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Genel Sekreteri, yardımcısı, Siyasi Bürosu, Merkez Komitesi ve anavatan ve diasporadaki tüm üyeleri ve destekçileri adına, kahraman Filistin halkımızın kitlelerine, Arap ulusumuza ve dünyanın tüm özgür halklarına ve devrimcilerine, bugün, 23 Temmuz 2026 Perşembe günü, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, şan ve devrim dolu bir yaşamın ardından, ilkelerine sadık kalarak ve Filistin davasının yanında onlarca yıl süren mücadele alanlarındaki muazzam fedakârlıkların ardından vefat eden uluslararası şövalye yoldaş Kozo Okamoto'nun (Ahmed al-Yabani) ölümünü yasla bildirir. Ne taviz verdi ne de geri adım attı, aksine son nefesine kadar ilkelerine sıkıca bağlı kaldı.
♦️Şan ve Gurur Dolu Bir Yaşam... Filistin'in En Uzak Köşelerinden Merkezine
• Yoldaş Kozo Okamoto, 7 Aralık 1947'de Japonya'nın güneyindeki Kumamoto'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Yedi kardeşin en küçüğüydü.
• Yoldaş Okamoto olağanüstü zekâ ve yeteneklere sahipti. Botanik okudu ve kısa sürede eşsiz bir beceriyle birçok dili (İngilizce, İbranice, Arapça, Çince ve Rusça) öğrendi ve bilgi ve uzmanlığını sevdiği davaya adadı. • Yoldaş Okamoto ve yoldaşlarının kanları ve zihinleriyle Siyonist varlıkla olan çatışma tarihindeki en cesur ve zekice fedakarlık operasyonlarından birini yazdıkları, 30 Mayıs 1972'deki destansı Lod Havaalanı operasyonunun kahramanlarından biridir. Bu operasyon, 1968'de Beyrut Havaalanı'na yapılan işgal saldırısına misilleme olarak, Japon Kızıl Ordusu kahramanları tarafından Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ile işbirliği içinde gerçekleştirildi.
• Bu operasyon, Siyonist yapının temellerini sarstı ve direniş güçlerini Siyonist kibirle mücadele için olağanüstü yöntemler geliştirmeye teşvik etti. Ayrıca, o dönemde Cephe sözcüsü olan şehit yazar ve lider Ghassan Kanafani'nin sorumluluğu üstlenmesine yol açtı. Kanafani, daha sonra Temmuz 1972'de hain bir Siyonist bombalamasıyla öldürüldü.
• Kahraman Yoldaş Okamoto, işgal hapishanelerinde, çoğu iradesini, zihnini ve bedenini kırmak amacıyla tek başına hücrede olmak on üç yıl geçirdi. Dünya, onu elleri arkadan kelepçeli halde yemek yemeye zorlayan gardiyanın vahşetine tanık oldu. Yine de, sarsılmaz iradesi gardiyana meydan okudu ve yükselen bir dağ gibi dimdik durdu.
• 20 Mayıs 1985'te, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Komutanlığı önderliğinde gerçekleştirilen bir esir takası (Galile Operasyonu) kapsamında serbest bırakıldı. Direniş geçmişi nedeniyle Lübnan devleti tarafından 2000 yılında siyasi sığınma hakkı verilene kadar mücadelenin yaşayan bir sembolü olarak kaldı. Beyrut'taki ölümüne kadar yılmaz bir savaşçı olarak yaşadı.
• 2016 yılında, Filistin davasına yaptığı kalıcı katkılar ve büyük fedakârlıklar için Halk Cephesi tarafından onurlandırıldı.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, bugün binlerce kilometre yol kat ederek bu dünyanın rahatlığını geride bırakıp Filistin davasının yükünü omuzlayan cesur ve öncü bir yoldaşa veda ederken, "Ahmed el-Yabani"nin devrimci Filistin varlığının ayrılmaz bir üyesi ve gerçek enternasyonalizmin- emperyalizme karşı küresel direnişe inanan bir enternasyonalizmin- sembolü olduğunu ifade eder. Japonya'da doğdu, ruhunu ellerinde Filistin'e taşıdı ve düşmana asla teslim olmadan Beyrut'un El-Azz banliyösünde teslim etti.
Cephe, onun mirasına ve uluslararası mücadelenin tüm tarihine, Filistin'in nehrinden denizine kadar, başkenti Kudüs olan tüm topraklarının kurtuluşuna kadar, ahde sadık kalmaya, kılıcını kaldırmaya ve adalet bayraklarını taşımaya söz veriyor.
Yoldaş Kozo Okamoto'nun vefatını, emperyalizm ve küresel Siyonizm karşısında uluslararası devrimci birliği güçlendirmek için bir dönüm noktası yapalım.
Büyük savaşçının ruhuna ve tüm özgürlük savaşçılarına şan olsun...
Esirlere özgürlük...
Şüphesiz ki zafer kazanacağız.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi
23 Temmuz 2026
Amerikan ve İsrail ordularının tam entegrasyonunu sağlayan yasa Temsilciler Meclisi'nden geçti...
Böylelikle Trump Amerikası'nın İsrail'e olan sadakati de kez daha kanıtlanmış oldu.
Trump, Gazze'de Soykırıma tam destek vermişti ve şimdi İsrail ordusunu resmi bir biçimde Amerikan sistemine eklemliyor.
.
Yasanın detaylarını ele alan makale...
https://t.co/rV8gopMJLy
Haber Alternatif Genel Yayın Yönetmrni Celal Eren Çelik'ten çok kouşulacak Erdem Atay yazısı..
GAZETECİLİĞİN SELASINI OKUYAN, "SEKÜLER ŞEYH": ERDEM ATAY
https://t.co/cRA4I1N2ti
هذا هو الشكل التقريبي الحقيقي لكوكب الأرض، ويُعرف علميًا باسم “الجيويد” Geoid.
فالأرض ليست كرة مثالية كما تُصوَّر غالبًا، بل لها سطح غير منتظم قليلًا يتأثر بتوزيع الجاذبية وكتلة اليابسة والمحيطات وما يوجد في باطنها.
والجيويد هو الشكل الذي تحدده جاذبية الأرض؛ أي أنه يمثل السطح الافتراضي الذي سيكون عليه متوسط مستوى سطح البحر لو لم تكن هناك رياح أو تيارات بحرية أو مدّ وجزر.
وتظهر في هذا الشكل نتوءات وانخفاضات بسبب اختلاف توزيع الكتل داخل الأرض، لكن يجب الانتباه إلى أن الفيديوهات أو النماذج التي تعرض الجيويد غالبًا تبالغ في الارتفاعات والانخفاضات آلاف المرات، وقد تصل المبالغة إلى 10,000 مرة حتى تصبح الفروقات مرئية للعين.
أما في الواقع، فهذه الفروق صغيرة نسبيًا، وتدور تقريبًا حول ±100 متر فقط.
لذلك يُعد الجيويد من أدق النماذج المستخدمة في القياسات الجيوديسية وحساب الارتفاعات، لأنه لا يعتمد على الشكل الكروي المثالي، بل على مجال الجاذبية الحقيقي للأرض.
🚨🚨 Korkunç bir olay! Yeni nesil, gelecekte her şeyi yanlış öğrenebilir!
Belli ki yakında ortalık çok karışacak!
Hollanda, Almanya ve İsviçre başta olmak üzere birçok ülkede yaşanan şok dalgası, siber dünyanın en karanlık fütüristik senaryolarından birini gerçeğe dönüştürdü.
Milyar dolarlık yapay zeka devlerinin telif yasalarını arkadan dolaşmak ve botlarını kimsenin bilmediği bilgilerle eğitmek için başlattığı endüstriyel bir kültürel tasfiye operasyonu ifşa mı oldu?
Sahaflardan gelen ihbarlar ve ABD’deki dava dosyaları, siber dünyanın bu yeni gizli operasyonunun tüm teknik anatomisini, gerçek amacını ve geleceği nasıl tehdit ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
⚠️ Hollanda ve Avrupa’da neler yaşandı?
Olay, Avrupa'daki sahafların sistemlerine sabaha karşı (03.00 - 05.00 saatleri arasında) insan elinden çıkması imkansız olan, saniyeler içinde yağan binlerce kitap siparişiyle deşifre oldu. Hollanda radyosu BNR'nin raporlarına göre, Haarlem'deki De Vries & De Vries kitabevi gibi birçok noktaya Singapur merkezli 2077AI veya Kanada merkezli Zoom Books gibi paravan yapay zeka iştiraklerinden listeler gönderildi.
Sipariş edilen kitaplar piyasa değeri olan, koleksiyonluk popüler eserler değildi. Tam aksine; İrlanda folkloruna dair niş akademik tezler, 19. yüzyıldan kalma jeomekanik incelemeleri, yerel tarih kayıtları ve dijital dünyada taraması, PDF'i bulunmayan gölgede kalan nadir basımlardı.
Yapay zeka devi Anthropic'in (Claude) gizli iç yazışmalarından sızan ve siber davalara konu olan Project Panama (Panama Projesi), bu sürecin vahşetini gözler önüne serdi. Şirketler, sahaflardan ve kütüphanelerden milyonlarca dolar harcayarak topladıkları bu fiziksel kitapları devasa depolara yığıyorlar.
Ardından kitaplar "hidrolik endüstriyel kesim makinelerine" sokuluyor ve ciltleri dümdüz kesilerek sayfalar birbirinden tamamen bağımsız yapraklar haline getiriliyor. Cildinden koparılan sayfalar, dakikada yüzlerce sayfa tarayabilen endüstriyel, yüksek hızlı optik tarayıcılara gönderiliyor.
Taraması biten, dijital verisi alınan milyonlarca sayfalık o orijinal fiziksel kitaplar, geri dönüşüm makinelerinde yakılıyor veya kağıt hamuruna dönüştürülerek yok ediliyor.
⁉️ Peki asıl amaç ne? Gelecek nesillere yanlış tarih aktarmak mı?
Bu bir hakikat tekelleştirmesi ve tarihi yeniden yazma operasyonu olabilir. Amaç ilk aşamada kasıtlı olarak "yalan tarih üretmek" olmasa da, sonuç tam olarak buraya çıkıyor. Fiziksel kitaplar yok edildiğinde ve o niş bilgilere sahip tek kaynak OpenAI, Google veya Anthropic'in yapay zeka modelleri olduğunda ne olur? Tarihsel gerçeklik özelleştirilmiş olur. Gelecek nesiller ilerleyen yıllarda belki de 1900'lerin başındaki bir toplumsal olayı araştırmak istediğinde sahaf raflarına bakamayacak ve sadece yapay zekaya sorabilecekler.
Bu yüzden ne olursa olsun yapay zeka şirketlerinin devletlerin ve küresel sermayenin baskısıyla çalışan, "politik doğruculuk" filtrelerine sahip yapılar olduğunu unutmamak gerekiyor. Fiziksel orijinalleri imha edilmiş bir tarihi, yapay zeka kendi filtresinden geçirerek gelecek nesillere aktaracaktır. Şirket algoritması canı isterse tarihi bir gerçeği "hassas içerik" diyerek sansürleyebilir, canı isterse veriyi manipüle ederek geçmişi tamamen kendi ideolojisine göre yeniden yazabilir. Fiziksel bir kitabı ortadan kaldırdığınızda, dijital veriyi manipüle etmek resmen birkaç dakika gibi bir şey. Tıpkı George Orwell'ın 1984 romanındaki "Hafıza Deliği" gibi; geçmişe ait tüm rahatsız edici belgeler yakılır ve bakanlığın yapay zekası tarihi her gün yeniden, sıfırdan kurgular.
🤬🤬 Korkunç!
Un activista anti-vigilancia camina junto a una cámara de seguridad Flock en EEUU, mostrando cómo estas cámaras rastrean incluso los teléfonos cercanos para recopilar datos e identificar personas.
Las cámaras Flock son sistemas de vigilancia masiva que usan IA para identificar "sospechosos", al principio decían que solo eran para leer matrículas de coches... sin embargo, esconde un sistema mucho siniestro que es capaz de rastrear personas en tiempo real.
Ese mismo imperio occidental que hacía películas diciendo que la Stasi te espiaba a través de las tuberías, realmente es un estado parapolicial de vigilancia masiva.
Haluk Levent le ilgili soruşturma devam ettiği halde büyük bir medya kampanyası ile koro oluşmuş durumda.
Herkes vurun kahpeye modunda. Çünkü aslında herkes ahlak abidesi ülkemizde.
Asıl infial yaratması gereken konular gölgede bırakılıyor.
Kolluk görevlileri ifade vermenin engellendiğine dair tutanağın altını imzalamışlar. Şaka gibi bu korkusuzluk.
Savunma hakkı anayasada tanımlanan bir hak.
Durum böyleyken koro devam ediyor "vurun kahpeye" diye.
Devlet soruşturmasını kovuşturmasını yapar öyle neticeye bakılır.
Ancak kimse şimdiden suçlu ilan edilip savunma hakkı engellenemez.
Barolar bu konuda ortak bir ses üretmeli.
Tutanak gerçekse şayet Haluk Levent' e bunu yapan sana bana neler yapmaz.
#HalukLevent
🔴Haluk Levent’in X hesabından yapılan paylaşımda, ifade sırasında Süleyman Soylu’nun ismini zikretmesi üzerine, bu bölümün “soruyla uyumsuz cevap” gerekçesiyle ifade tutanağına geçirilmediği ve ifadeye ara verildiği öne sürüldü.
"11 yıllık biyoloji öğretmeniyim, aylık 22 bin tl alıyorum, yazın kafede çalışıyorum"
Özel sektör öğretmeni Betül Koca açlık grevinin dördüncü gününde...
@acikradyo'da bu sabah çalışma koşullarını anlattı.
Podcast burada👇
https://t.co/trejCMDqRB @ogretmensendika
Gözaltılara, açlığa şimdi de silahlı saldırılara göğüs gererek direnen Özşen Maden işçileri emekçi halkımızı dayanışmaya çağırıyor. Her ilde/ilçede meydanlarda buluşuyoruz!
İstanbul | 19.00 | Süreyya Operası
Ankara | 19.00 | Sakarya Caddesi
İzmir | 19.30 | Türkan Saylan KM
YA BİZ, YA ONLAR!
Bugün madencilere, ailelerine ve sendika yöneticilerimize yönelik silahlı saldırının ardından bir kez daha saldırıya uğradık.
Kimliği belirsiz kişiler, madenci ailelerinin, çocuklarının ve direnişteki işçilerin üzerine saldırdı. Yerin 1200 metre altında açlık grevindeki madencilerin ailelerini dahi hedef alanlar bilsin ki bizi korkutamayacaksınız.
#KiremitçiyeHuzurYok
Zafere kadar daima!
Bugün önce madencilere, ailelerine ve sendika yöneticilerimize yönelik silahlı saldırı gerçekleşti. Ardından Bekir Kiremitçi’nin adamları madencilere ve ailelerine saldırdı.
Bilinsin ki biz ailelerimizle birlikte buradayız, direniyoruz.
Devlet kararını verecek. Ya hakkımızı verecek ya da hepimizi köle ilan edecek.
#KiremitçiyeHuzurYok
SON DAKİKA: Nörobilimde çığır açan bir çalışma, bilincinizin devasa bir 'görünmez' ağdan ortaya çıktığını söylüyor! 📡
“Nörobilimciler yıllardır beynin fiziksel haritasını çıkarıyor: Hangi nöronlar nerede bulunuyor, hangi beyin bölgesi ne işe yarıyor diye.
Ama bu fiziksel harita tek başına yeterli olmayabilir. Bilinç, sadece ‘nöronlar nerede’ sorusunun cevabından değil; nöronların nasıl organize olduğu ve birbirleriyle kurduğu görünmez fonksiyonel bağlantılardan doğuyor olabilir.”
Araştırmacılar, bunun kanıtını meyve sineği beyninde buldu.
Neden meyve sineği?
Çünkü bilim insanları bu canlının beynindeki tüm 139.000 nöronun bağlantı haritasını inanılmaz detaylı şekilde çıkarmış durumda. İnsan beynindeki 86 milyar nörona göre çok daha basit ama aynı temel prensipleri taşıyor.
Çalışmanın asıl yeniliği; Macaristan’daki Eötvös Loránd Üniversitesi’nden Bendegúz Sulyok ve ekibi, meyve sineğinin bağlantı haritasını aldı ve bunu hiperbolik geometriye (negatif eğriliğe sahip, matematiksel bir uzay) yansıttı.
Normal 3D haritada her şey karmakarışık görünüyor. Ama hiperbolik uzayda:
Büyük iletişim merkezleri “hub” nöronlar merkeze toplanıyor.
Özel görevli nöronlar örneğin görme veya karar verme ile ilgili kenara doğru yayılıyor.
Benzer iş yapan nöronlar aynı “sektörde” gruplaşıyor fiziksel konumları ne olursa olsun!
Bu, beynin görünmez bir geometrisi olduğunu gösteriyor. Nöronlar fiziksel olarak nerede durursa dursun, bağlantıları bu hiperbolik yapıyı doğal olarak takip ediyor.
Araştırmacılar bunu matematiksel testlerle doğruladı: Bu “görünmez ağ”, klasik haritalardan çok daha iyi sinyal akışını ve organizasyonu açıklıyor.
Ne anlama geliyor?
Bilinç, tek bir “kontrol odası”nda örneğin frontal lob değil, tüm bu görünmez ağın bütünlüğünde ortaya çıkıyor.
Teorik nörobilimciler Karl Friston, Olaf Sporns, Giulio Tononi gibi isimler de yıllardır “bilinç bağlantılarda, bölgelerde değil” diyor. Bu çalışma o fikre güçlü bir matematiksel destek getiriyor.
Uzmanlardan biri Neurable CEO’su Ramses Alcaide: “Anatomi bize nerede olduğunu söyler, ağ geometrisi ise bilginin gerçekten nasıl aktığını gösterir. Düşünce, dikkat ve farkındalık bu derin organizasyondan doğuyor olabilir.”
Kısaca: Beynimiz bir bilgisayar gibi “kablolarla” çalışmıyor; kabloların oluşturduğu görünmez, hiperbolik bir ağ sayesinde bilinçli bir deneyim yaratıyor. Meyve sineği beyni bunu ilk fark ettiğimiz yer olabilir; aynı prensip insan beyninde de geçerliyse, bilinç araştırmalarında yeni bir sayfa açılıyor.
Kaynak: https://t.co/QzL44eJ6a9
https://t.co/Jn3g5EDxXH
🟥 عاجل وخطير | الخليج على حافة الحرب الشاملة🔥
هرمز يُغلق… وواشنطن تُقامر بالنار… لحظة كسر كبرى تعيد تعريف اللعبة
التطورات الأخيرة ترسم مشهداً أكثر وضوحا وخطورة:
🎯 إعلان رسمي إيراني بإغلاق مضيق هرمز بالكامل
🎯 استهداف مباشر لأي سفينة تحاول العبور
🎯 ضربات أمريكية واسعة داخل العمق الإيراني تتجاوز الأهداف المعلنة
🎯 اشتباك بحري يتشكل فعلياً في الخليج
الصورة الآن لم تعد ضبابية…
القرار العسكري يتحرك بسرعة أعلى من أي حساب سياسي
والتصعيد خرج من نطاق الضغط إلى فرض معادلة بالقوة
🎯 القراءة الأهم..ما يحدث ليس رد فعل… بل تثبيت قواعد اشتباك جديدة:
• الممرات البحرية أصبحت أدوات مواجهة
• الطاقة تحولت إلى سلاح مباشر
• الانتشار العسكري الأمريكي دخل دائرة الاستهداف الفعلي
🎯 المفصل الأخطر..إغلاق هرمز يعني نقل الصراع من الإقليم إلى الاقتصاد العالمي فورا
وأي تحرك موازٍ في باب المندب سيضع العالم أمام خنق مزدوج للطاقة
💥 النتيجة:نحن أمام نقطة تحوّل حقيقية… حيث لم يعد الهدف تسجيل ضربات..بل إعادة رسم حدود النفوذ تحت ضغط النار
الساعات القادمة ستكشف:هل يتم احتواء هذا المسار سريعا… أم يبدأ فصل جديد عنوانه مواجهة بلا سقف💥
✍️ مكاوي الملك | Makkawi Elmalik
🚨 ALERT CYBERWARFARE : 🇮🇷 JOINT OPERATION AND SIGNAL DISRUPTION — HANDALA HACK AND IRGC
[STATUS: UNCONFIRMED, CYBER WARFARE]
A post issued by the Handala Hack threat group has been detected, announcing the start of disruptive cyber and electronic operations in direct coordination with Iran's Islamic Revolutionary Guard Corps (IRGC).
Threat Actor: Handala Cyber Command (Handala Hack) and IRGC.
Declared Vector: Use of "jamming units" for the active disruption of communication and telemetry systems.
📂 Intelligence and Geopolitical Risk Analysis
State Attribution and Escalation: The explicit mention of a joint operations center with the IRGC (Islamic Revolutionary Guard Corps) confirms that Handala operates as an extension of, or under the umbrella of, Iranian state forces (APT), drastically increasing the group's level of sophistication and resources.
Electronic Warfare (EW): The reference to signal disruption through jamming suggests a convergence between electronic warfare tactics and cyberattacks. This aims to degrade enemy telecommunications, navigation systems (GPS/GNSS), or satellite networks to generate logistical and operational chaos.
#CyberSecurity 🔐 #Iran 🇮🇷 #IRGC #HandalaHack #CyberWarfare ⚔️ #ElectronicWarfare 📡 #ThreatIntelligence 📊 #VECERT 🏢 #HighAlert ⚠️