Üslup (style), Latince kalem anlamına gelen "stilus" kelimesinden gelir. İnsan, kalemiyle, yani üslubuyla kendisini dile getirir. İnsanın kendisi neyse, üslubu da odur.
Daha ilginç olanı anlatayım. Büyü, yıldız düşüklüğü, nazar zannettiğiniz şeyler de bu şekilde çalışır.
Bütün insanların ruh olarak buraya gelmeden önce oluşturdukları strateji ve tasarımları vardır. Bu hedeflere gidemediklerinde ya da korku ve yargıdan işlevsel olduklarında, bütün duygu ve davranışlarında dengeye gelemediklerinde sistem onları dengeye getirecek olayları meydana getirir ki kişi uyansın. Fakat insanlar kendilerini fark edip dönüştürmek yerine, bunu hayatımda terslikler var, işlerim yolunda gitmiyor olarak algılar. Ve bazen bende büyü mü var, bir negatif enerji mi var olarak algılarlar.
Hipnoz ve telkin yöntemlerini az çok bilenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Çalışma prensibi şu şekildedir; Yaşadığı olayların esas sebebini bulamayan kişi, kendi korkuları ile ya da bulduğu bir obje ile ya da başka insanların telkinleri ile üzerinde negatif bir enerji varmış gibi düşünür, korkar, bilincinde ve kalbinde bu korkuyu büyütür, başına gelen her olayı buraya bağlar, rüyasında ve bazen bilinçliyken de sanki negatif bir enerji varmış gibi hisseder. (Büyü yapan kişiler genelde o objenin ortaya çıkmasını isterler ki bu nosebo etkisi artsın).
Bir sonraki aşamada, kişi bunu bozdurmak için kapı kapı dolaşır ve uğraşır. Gittiği kişiler sana şu yapılmış bu şekilde bozarız derler ve bu sefer kişi bilincinde ve kalbinde üzerimdeki etki kayboldu diyerek rahatlama hisseder. Ancak ilerleyen zamanlarda yaşadığı olayların içsel sebebini anlayamadığı ve dönüştüremediği için, istemediği bir olay yaşarsa bu sefer içinden gene acaba bozulmadı mı deyip aslında hiç var olmayan bir enerjinin içerisine tekrar girer ve bu şekilde sürer. Kolektifi korku frekansına çekmek isteyenlerin de yapmak istedikleri aslında budur. Çoğu insan Kabala, büyü, sihir konularını merak eder. Gizemli, sırlı şeyler zanneder. Kabala; Bir takım tekniklerle, sembollerle, manipülasyonlarla ve çoğunlukla insanları korku enerjisini aktive ederek , insanların enerjilerini, davranış ve duygularını kontrol ederek yönlendirmekten başka bir şey değildir.
Koca koca insanların içinde tirtir titreyen pozlar, örtülü boşluklar var. Hiçbir erişkin kalıbının insanı değil yani!
Goethe insanı şöyle tarif eder “en boş insanlar kendilerine çok önem verirler, mükemmeller güvensizdir, kusurlu insanlar küstahtır; iyi adamsa ürkektir”
Hepsi bu!
Kariyerim çocuk doğurmak! Doğurdum…
Ve bu akşam ev sahibim, oğlu sevgilisi ile yaşamak istediği için evden çıkmamı istedi. Kiralar neredeyse maaşım kadar olmuşken kariyer karşılığım nerede Sayın Cumhur?
Ankara Melike Hatun Cami İmamı Halil Konakçı: “Namazını kıldır hanımının, başını örttür. Bak sokaklar ne hale geldi! Kasap dükkanı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor artık. Ya hiç mi kıskanmıyorsun lan?”