Kürt kadınları üzerinden fıkra anlatıp bunu mizah sananlar ve karşısındaki servet sahibi diye buna kahkahalarla eşlik edenler, aynı çürümüş ve iğrenç zihniyetin parçasıdır.
Kürt kadını; onurdur, emektir, direniştir, fedakârlıktır. Bu ülkenin yükünü omuzlayan, acısını da umudunu da taşıyan milyonlarca kadını aşağılamaya kalkmak mizah değil, düpedüz seviyesizliktir.
Ahlaksızlıktır.
Daha da utanç verici olan ise, bu ülkede başbakanlık yapmış bir kişinin böylesi sözler karşısında tepki göstermek yerine kahkahalarla eşlik etmesidir.
Bugün o görüntülere bakınca kendime şu soruyu sordum:
Milyonlarca insanın onurunu hedef alan sözlere gülebilenler, bu ülkeyi hangi vicdanla yönetti?
Irkçı, kibirli ve kendisini başkalarından üstün gören bu anlayışın iğrenç söylemlerini şiddetle kınıyorum.
Kürt kadınlarının onuru; önyargılarla kirlenmiş bir zihniyetin seviyesiz fıkralarına da kahkahalarına da konu olmayacak kadar değerlidir.
Çünkü Kürt kadınları, bir halkın onurunu, emeğini, mücadelesini ve haysiyetini temsil eder.
iktidar yaşadığı sıkışma halini aşmak ve meseleyi en sevdiği kutuplaştırma düzlemine taşımak için laiklik bildirisinin üzerine atladı ve meseleyi günlerdir planlı programlı bir şekilde köpürtüyor. peki bu laiklik mücadelesinin ve bildirinin hatalı olduğu anlamına gelir mi? +++
En temel hukuk normlarını ezip geçtikten sonra 86 milyonun adalet ihtiyacını karşılayacağını beyan etmiş sayın bakan.
Önceki bakanın dilinden ve klavyesinden düşmeyen ‘hukuk devleti’ nakaratından farkı olmayan bir terennüm...
Hepimiz yaşadığımız adalet krizinin sadece hukuk krizi değil, demokrasi ve ortak yaşam meselesi olduğunu biliyoruz.
Serbest seçimlerin yapılması, demokrasinin yaşaması, adil bir düzenin tesisi ve çocuklarımızın geleceğe güvenle bakabileceği bir ülke için bu milletin her bir ferdinin katkısı gerekiyor.
O yüzden ‘kurtuluş yok tek başına’ diyoruz.
Bu mücadeleyi birlikte kazanacağız. İkili hukuk uygulamalarına, hukuki, ekonomik, toplumsal eşitsizliklere son vereceğiz!
AKP’li Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu’nun, üzerinde kendi fotoğrafının yer aldığı bir puzzle bastırarak halka dağıttığı ortaya çıktı.
(İsmail Arı)
NE İÇİN YAŞIYORUZ?
“Yaşamın kendisi değil kutsal olan. Kutsal olan adil bir yaşam. Kutsal olan onurlu bir yaşam. Kutsal olan güvenli bir yaşam.”
Selçuk Kozağaçlı
Levent Gültekin:
• Neyle suçlandığımı hâlâ bilmiyorum!
• Savcıyı ve hakimi görmeden yurt dışı yasağı verildi.
• Nezarethane kasten çok pis tutuluyor; 'buraya düştün' duygusu verilmek isteniyor.
• "Hangi cümlem suç belli değil, savunma yapamadım."
Asfalt ihalesinde ister tüm kalemler üzerinden toplu maliyet hesabı yapalım, ister her bir işi ayrı ayrı birim fiyatlarla değerlendirelim Arnavutköy Belediye Başkanı’nın bu ihalede ciddi bir kamu zararına yol açtığı açıkça görülmektedir.
Bu durumun savunulacak hiçbir yanı yoktur.
Kamu kaynaklarının doğru kullanılmadığı bu tabloya ilişkin yetkililerden somut adımlar beklenmektedir.
Paylaşılan belgeler ve yapılan kıyaslamalar piyasa şartlarıyla uyumsuz görünen rakamlar aşikardır.
Bu nedenle:
➡️ İhalenin nasıl hazırlandığı,
➡️ Piyasa ortalamalarıyla oluşan farkların gerekçeleri,
➡️ Denetim mekanizmalarının neden yeterince işletilmediği
konusunda yetkililerden kapsamlı, tatmin edici ve net bir açıklama bekliyoruz.
Kamu malı hepimizindir. Toplumun ödediği vergilerle oluşturulan bütçenin doğru, adil ve şeffaf kullanılmasını talep etmek hepimizin hakkıdır.
31.07.2024 tarihinde 286 milyon TL’ye ihale edildi.
19.03.2025 tarihinde 337 milyon TL’ye tekrar ihale edildi.
286 ve 337 milyon TL’ye ihale edilen yer için, 248 milyon TL tutarında SPK raporu olmadan işlem hazırlandı.
Satış yapıldıktan 6 ay sonra 248 milyon TL’lik SPK raporu düzenlendi.
Yani önce satış yapıldı, sonra rapor hazırlandı.
16.04.2025 tarihli ilanda 12 ay taksitlendirme belirtilmedi.
12 ay taksit ibaresi yalnızca şartnamede yer aldı.
İlanda taksit ibaresini görmeyen yatırımcıların ihaleye katılması engellendi.
Bu nedenle hülle yapılmış oldu.
CHP Arnavutköy İlçe Başkanlığımız tarafından, Arnavutköy halkı adına 14.11.2025 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacaktır.
Millet yapınca günah, siz yapınca mübah! Öyle mi?
İki ayrı parselde toplam 6 villaya ruhsat alınmıştır.
Bu villalardan 2’sinde kaçak imalat yapılmış, 4’ünde ise evrakta sahtecilik yoluyla usulsüz ruhsat düzenlenmiştir.
Ruhsatlar, Belediye başkanı ve hissedar Meclis Üyesi Ercan Döner adına düzenlenmiştir.
Villaların müteahhidi, Ercan Döner’in sahibi olduğu ED Mimarlık firmasıdır.
Villalardan biri, Başk. Yrd. Fatih Bozdemir’e devredilmiştir
Tezgâhı kusursuz kurduklarını sandılar; ancak ilahi adaleti hesap edemediler.
Mustafa Candaroğlu kendini ifşalamaya devam ediyor.
Kelebek Matbaa satışında topu SPK değerleme firmasına attınız.
Oysa kendi videondaki raporda her şey açık:
📅 İhale: 16.04.2025
📄 SPK raporu: 10.10.2025
Yani ihale tarihinden 6 ay sonra geçmişe dönük rapor hazırlanmış!
Suç üstüne suç işleniyor Arnavutköy’de.
SPK sana “Önce sat, sonra değerleriz.” mi dedi?
Bu arada 12 ay taksitli satışa hâlâ yanıt yok!
“Asfaltı 2600 liraya aldık” yalanını söyleyen Mustafa Candaroğlu, videoda paylaştığın belgede asfaltın 34 ve 35. sırada 32.000 tonunu 5.840 TL ve 5.450 TL’den aldığını bizzat kendin ortaya koymuşsun.
Bu ifşa için teşekkürler.
Sabırla bekle Mustafa Bey, algıların çok yakında sona erecek.
Geliyor..
Saat 20:00’da açıklamayı bekle, güzel ilçem.
Sen de izle; eli ayağı titreyerek bir şeyler anlatmaya çalışan arkadaşım.
Bu arada,
Memleketim Bingöl’e geldim.
1 adet belge alıp döneceğim.
Hangi belgeyi alacağımı aşağıdaki kişiler bilmektedir:
•Mustafa Candaroğlu
•Ercan Döner
•Gökhan Kurt