#SONDAKİKA
MELİH GÖÇEK HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
"Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki
şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır. "
Bursa Osmangazi’de, Karabalçık Kuzey Gişeleri’nde sabah saatlerinde durdurulan bir araçta ilginç bir uyuşturucu sevkiyatı ortaya çıkarıldı.
Araçta bulunan Suriye uyruklu Hasan A.’nın protez bacağının içine gizlenmiş paketler halinde 830 gram uyuşturucu ele geçirildi.
Uyuşturucu taşımak için protez bacağın içini kullanmışlar.
Gerçekten akıl alır gibi değil.
Gökçek ailesinin Almanya’daki şirketine milyonlarca euro nereden geldi?
HAMAG’ın 2023 yılı cirosu belgelerde 0 euro görünüyor.
Ardından şirket hesabına önce 722 bin 526 euro, daha sonra Türkiye’deki bir bankadan 3 milyon 857 bin euro geldiği görülüyor...
Murat Ağırel Gökçek ailesinin yurt dışı servetini Onlar'da açıkladı...
Tamamı YouTube kanalımızda.
"Atatürk'ün Kızları Zafer'de Buluşuyor" etkinliğimiz için geldiğimiz Zonguldak'ta PKK terör örgütüne çıkarılan af ve bu sürecin Türk Milleti için oluşturduğu tehdit konusunda açıklamalarda bulundum.
😡Çin'de sabah saatlerinde okula giden bir Uygur Türk’ü çocuğun önünü kesen Çin polisi çocuğu dakikalarca darp etti..
Paylaşalım Çin zulmünü Dünya'ya duyuralım..
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Fikret Bayır ve MGK Başkanı E. Tümgeneral Beyazıt Karataş'tan Ruşen Çakır'a sert tepki!
Dr. Fikret Bayır: "Türk toplumu Abdullah Öcalan’ın bir bebek katili ve narkoterörist olduğunu gayet iyi biliyor. Türk halkının Öcalan ile tanışmaya ihtiyacı yoktur. Bu süreç, ulus devlet ve üniter yapı üzerine kurulan kirli bir pazarlığa dönüşmüştür."
E. Tmg. Beyazıt Karataş: "Karşımızda medyasından sporuna, yerel dinamiklerden siyasete kadar milli güç unsurlarının tümünü hedef alan bir algı yönetimi var. Semboller üzerinden yürütülen alıştırma politikalarına geçit vermeyeceğiz."
Zafer Partisi temsilcileri, terör örgütü elebaşından "Mandela" çıkarılamayacağını ve stadyumlarda yükselen seslerin Türk milletinin net iradesini ortaya koyduğunu vurguladı.
"Bu ülkede sözde bir Türk sorunu yok, devletin bekasına yönelik kirli planlar var!"
"Barış süreci" çalışmaları tam gaz devam ediyor!👇
Mehmetçiğin can vererek, kanını dökerek, kafasını çıkartamaz hale getirdiği PKK, görüldüğü gibi şehirlerimizde kahramanlaştırılıyor!
Tam bir zillet, en koyusundan!
Et ve Süt Kurumu’nun “ucuz et” için Uruguay’dan ithal ettiği hayvanlar!
Kimi üreticinin ahırında öldü, kimi ayak sorunları nedeniyle ayağa kalkmakta zorlanıyor. Hayvanların üzerindeki yoğun gübre tabakası ise görüntülere yansıyor.
Bu korkunç bir sömürü! Konunun sadece para ile ilgili yönüyle ilgilenen insanlık ahlâken dibe vurmuştur.
Melih Gökçek Bey,
Bakın, yine kamuoyuna gerçeği yansıtmayan bilgiler veriyorsunuz.
“Parsel Parsel” kitabımı yayımladığım dönemde sizin hakkınızda savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum. Siz de kitapta yer alan tespitler nedeniyle hakkımda “suç uydurma ve iftira” iddiasıyla şikâyetçi oldunuz.
Savcılığa bir klasör dolusu belge sundum. İlk olarak hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İtirazınız üzerine karar kaldırıldı ve yeniden inceleme yapıldı. Sonuç değişmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Kasım 2021 tarihli ek kararıyla bir kez daha “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetti.
(Belge 1-2.)
Şimdi de ben sizi rahatlatayım:
Avukatım, bugün yaptığınız paylaşımla ilgili gerekli hukuki başvuruyu yapacak. Savcılıktan iddialarınızın ayrıntılı biçimde araştırılmasını isteyeceğiz.Siz de her namuslu vatandaş gibi elinizdeki bütün belge ve bilgileri savcılık makamına teslim edin.
“Belediye toplu kitap aldı”, “belediye iştiraki kitap aldı” diye ortaya attığınız iddiaların belge ve bilgilerini de savcılığa verirsiniz.
Savcılık incelesin. Kim neyi, hangi belgeye dayanarak söylüyor ortaya çıksın.
Kamuoyu da gerçeği öğrensin.
Panik nedeninizi de anlıyorum.
Çünkü araştırıyorum.
Çin’i araştırıyorum. Dubai’yi araştırıyorum. Avrupa ülkelerini araştırıyorum. Türkiye’yi de araştırıyorum. Benim neleri araştırdığımı da pek tabii biliyorsunuz!
Metrekaresi 30 TL’ye satılan 2 bin dönümlük golf arazisini de, Eskişehir Yolu’ndaki arazileri de, önüme çıkan diğer belgeleri de inceleyip yazacağım.
Bir de trollerinize sürekli “Bu araştırmayı kim finanse etti?” diye sorduruyorsunuz.
Yayında söyledim, tekrar söyleyeyim:
Onlar YouTube kanalının aboneleri.
Araştırma ve seyahat giderlerimizi kanalımızın abonelerinden elde ettiğimiz gelirle karşıladık. Uçak biletinden konaklamaya kadar yaptığım harcamaların belgeleri de burada.
(Belge 3-4-5.)
Anlıyorum. İnsanın fikri neyse zikri de o olur. Ama gördüğünüz gibi gizli bir finansör yok, gizli bir sponsor yok. Zaten bunu teklif edecek veya buna cesaret edecek bir babayiğit de yok.
Belge var. Fatura var. Makbuz var.
Şimdi siz de iddialarınızın belgelerini savcılığa verin.
NOT: Şu firari FETÖ’cülerle ilgili de bir çift sözüm var.
Bunlar sizin arkadaşlarınız Melih Bey. Gün boyunca size bir zarar gelmesin diye çırpındılar. Ne de olsa eski dostsunuz .Her zaman yaptıkları gibi haberi manipüle edip gerçeği karartmaya çalıştılar.
Sizler bu isimlerle işler çevirirken, bizler 19 yıldır olduğu gibi FETÖ ile mücadele ediyorduk.
Hatta bugün adını sorup durduğunuz FETÖ mensubuna Ankara’da bizzat siz yer verdiniz.
Şimdi çıkıp bana FETÖ üzerinden soru sormanız gerçekten ibretlik.
BİR HATIRA…
Siirt, Kurtalan’da polis ehliyetsiz motor kullanan birine ceza kesiyor. Sonra çevredekiler ehliyetsize değil polise tepki gösteriyor ve polisin yolunu kesiyor…
Bu haber yeni. Ancak ben bu haber benzeri bir anımı anlatayım:
Zaman 2010 yılının başları idi. Ağrıda şark görevimi yapıyordum. Nöbetçi müdür olduğum bir gece, Ağrı, Doğubeyazıttan İrana giden uluslararası yolda görevli trafikçiler telsizle yardımcı asayiş ekibi talep ettiler. Bende telsizle trafikçilere beni aramalarını anons ettim. Trafik ekibinin başındaki arkadaş arayınca da konu nedir diye sordum. Görevli arkadaş, “bir traktörün, arkasına bağladığı üç römorkla yolda seyir halinde olduğunu, römorklarda arkadan gelenlerin görmesi için gerekli ve zorunlu stop lambalarının bulunmadığını gördüklerini, gerekli cezayı uygulamak ve güvenlik önlemlerini aldırmak için traktörü durdurduklarını, traktör sürücüsünün itiraz edip konuyu farklı yerlere çektiğini, Kürdüm diye böyle yapıyorsunuz, açılım var hala bize zulmediyorsunuz dediğini ve kendilerine hakaretimiz konuştuğunu aktardı. Bende traktörü bağlamalarını ve gerekli cezayı uygulamalarını söyledim..
Telefonu kapar kapamaz İl emniyet müdürü telsizle anons ederek olay yerine geçmemi ve bilgi vermemi istedi.
Olay yerine vardığımda, traktör sürücüsünün telefonda görevli arkadaşın bana aktardığı itirazları ve saçmalamaları devam ediyordu. Zaten dinlediğim ve gördüğüm olayı il emniyet müdürünü telefonla arayarak aktardım. Gerekli cezayı uygulayıp römorkları bağlayacağımızı ekleyerek konuşmamı bitirdim.
Ancak İl emniyet müdürünün verdiği “ vatandaşa karşı daha sevecen olmalıyız, ceza uygulamayın, vatandaşıda gönderin” talimatı ile şoke oldum.
Meslekte İl müdürünün talimatına itiraz edilmez. Talimatı alır, emir anlaşıldı dersin ve talimatı uygularsın. Ama ben sayın müdürüm diye başlayarak konuyu tekrar izah ve itiraz ettim: Memurlarımızın kendilerine verilen görevi yaptığını, kanunları uyguladıklarını, kimseye karşı bir husumetlerinin olmadığını, ayrıca hakarette uğradıklarını, burasının uluslararası yol olduğunu, arkadan gelen bir aracın stop lambaları olmayan römorkun altına girebileceğini ve ölümlü kazaya sebebiyet verileceğini söyledim. Sayın 3310 cevap olarak “ceza yazılmayacak emrini tekrar etti ve izahımdaki arkadan gelen araçların kaza yapacağı konusuna çözüm olarakta, trafik ekibi köy yoluna kadar römorkun arkasından eşlik etsin, emrim budur dedi ve artık konuşmama fırsat vermeden kapattı.
Zaten trafikçiler konuşmalarımızdan ne olduğunu anlamışlardı. Benim öfkeli halimi de görüyorlardı. Genç memurlardan bir tanesi “amirim bize o kadar hakaret etti, işlemler yapılmayacak ve birde eşlik mi edeceğiz dedi. Haklıydı ama benim zaten duruma olan tepkimi ve itirazımı gören ekip amiri kıdemli memur, genç memuru işaretle susturdu. Trafikçilere daha önce nerelerde görev yaptıklarını, o illerde vatandaştan böyle itirazlar alıp almadıklarını, böyle talimatlar duyup duymadıklarını sordum. Cevablarını alıncada bunu da unutmayın dedim ve olay yerinden öfkeli bir şekilde ayrıldım.
Kanunlar ülkenin her tarafında herkese eşit uygulanır. Devlet dediğin budur. Ülkenin bir kısmında uyguladığını başka kısmında uygulayamıyorsa devlet olma vasfı erimeye başlamıştır.
Eşit vatandaşlık dedikleri galiba elektrik hırsızlığı yapabilmek, trafiğe ehliyetsiz çıkabilmek, ceza ödememek, kısaca kanunları çiğneyebilmek hakkımıdır?
Eşitlik dedikleri bu ise bizde isteriz…
Bak sen konuşana…bütün bölücüler konuşacak, gerçek tahrikçi DEM milletvekilleri konuşacak, terör destekçileri 15 Ağustos’ta terör kutlaması yapacak ancak Cihat Yaycı ve Naim Babüroğlu konuşamayacak. Küstahlığa bak…