Akdeniz’in masmavi kıyılarına uzanan Mersin’de, yolculukları kolaylaştıracak yeni ulaşım kapımızı 19 Ekim Pazartesi günü trafiğe açıyoruz. 🌊
11 kilometrelik bağlantı yollarıyla birlikte toplam 52 kilometre uzunluğundaki Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu ile yaz aylarında 2,5 saate varan seyahat süresini 18 dakikaya düşürüyoruz. 🛣️
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, otoyolumuzu 19 Ekim Pazartesi saat 00.01 itibarıyla vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. 🚗
Ulaşım yatırımlarımızla şehirlerimizin potansiyelini güçlendiriyor, vatandaşlarımıza daha hızlı ve konforlu yolculuklar sunuyoruz. 🌿
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
İhracatçımız ürün satmak için ülke ülke dolaşırken…
Sanayicimiz etrafımızdaki ateş çemberine rağmen özveriyle çalışırken…
Tüccarımız, esnafımız helalinden kazanmak için kılı kırk yararken…
Piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını 10’a, 30’a katlayana bu fahiş kazancın bedelini mutlaka ödeteceğiz.
Koyuncu Mahallemize yıllarca muhtarlık hizmeti yapan Zübeyir ARSLAN abimizi partimize üye yapmanın mutluluğunu yaşadık.
Belediye Meclis üyeliğimizi yapan, partimizin ilk kurucularından ve üyelerinden olan Rüştü TARTAR abimize, partimizin emektarlarından Toros Mahalle Başkanımız Halil SEYREK abimize, geçen yıl AK Partide senin gibi biri olduğu için üye oluyorum diyen, üye yaptığım Hasan ARSLAN kardeşime vefa ziyaretinde bulunduk.
İlk gün ki aşkla durmadan çalışmaya devam ediyoruz, son nefesimize kadar devam edeceğiz Allah’ın izniyle.
@AdemAldemir33@Ruken_Kilerci@yahyacelik_@abuyukgumus@RTErdogan
Böyle vizyoner ve işine sevdalı müftüleri bulmak zordur. Bulduklarımızı da kaybetmeyelim, çalışma azimlerini baltalamayalım. Çok sevdiğim, değer verdiğim İl Müftümüze giderek İlçe Müftümüzü kötülemeyelim.
Osman Çarpar ile Halil Durak benim öz kardeşlerim değil; Erdemli’mizin yetiştirdiği insanlardır. İşçi kıyafetlerini üzerlerinden eksik etmeyen, inşaatların tamamlanabilmesi için binlerce metreküp betonu bazen gülerek bazen ağlayarak temin eden bu insanlara destek olalım. Bu insanlar kapı kapı dolaşarak kiminden beton, kiminden demir, kiminden çivi isteyerek sürekli hayırlı hizmetler için koşturuyorlar.
Eksikleri ya da yanlışları olabilir, herkes sevmek zorunda da değildir; ancak yaptıkları güzel işleri de takdir etmek gerekir.
Dün gece saat 23:30’da beton dökümü yapılırken gördüklerimden sonra bu satırları kaleme almayı bir borç bildim.
Mersin’de başlanan ve kıymetli Valilerimizin de bizzat takip ettiği külliyeyi bir türlü bitiremedik.
İnşallah, ismiyle de hayran kaldığım bu güzel yapıyı —Recep Tayyip Erdoğan Külliyemizi— kıymetli arkadaşlarımız ve akrabalarımız çok daha kısa sürede tamamlar; bizler de kendilerine ömür boyu dua ederiz.
Kalın sağlıcakla.
Not: Osman Çarpar Hocamız en küçüğümüz olduğu için resmi çekmesini ondan rica ettim. Osman Hocam! Sen resimlerde olmasan da senin hayri hizmetler için topladığın yardımları Allah biliyor. Erdemli biliyor. Resimlerde olmadığın için üzülme. Allah hizmetlerini daim eylesin kardeşim.
@israfilkisla@74Fethi@DIBSafiArpagus
Eskiden çocuklarımız eve gelip “Baba, öğretmenim beni dövdü” dediğinde, babasından da dayak yediğini hepimiz duymuşuzdur. Yine aynı şekilde birçok babanın, okula kayıt esnasında öğretmenlere “Eti senin, kemiği benim” dediği günleri hatırlarsınız.
"Eskiden" dedim; çünkü bunların hiçbiri artık geçerli değil. Günümüzde öğrenci öğretmenini şikayet ettiğinde soluğu hemen okulda alıyoruz. Çocuklarımızın en ufak rahatsızlığında, örneğin kaldığı yurdu beğenmediğinde, konforu için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Çocuklarımız yurtta kalırken orada internet yoksa, ellerinde akıllı telefon yoksa onları barındırmak neredeyse imkansız hale geliyor.
Hal böyle olunca, disiplin gerektiren hafızlık kurslarımıza öğrenci bulmak da gün geçtikçe zorlaşıyor. Bu durumu fark ederek, öğrencilerin isteyerek ve severek eğitim alacakları; disiplinli olsa dahi yurttan çıkmak istemeyecekleri mekanlar inşa etmek gerekiyor. Bunu gerçekleştirmek için de vizyoner yöneticilere ve idarecilere ihtiyacımız var. Kıymetli dostlarım, bunları neden anlattığım yazımın sonunda daha iyi anlaşılacaktır.
Beni tanıyanlar bilir; her zaman doğruları söylemekten çekinmeyen bir insanım. Şahit olduğum gerçekleri dile getirmez, yiğidin hakkını teslim etmezsem rahat edemem. Kaldı ki haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
Kıymetli Dostlarım,
Sabah Elektrik’in sahibi Enes Sabah kardeşimle yakın bir muhabbetimiz olduğu doğrudur. Bir gün Enes kardeşimle otururken yanımıza Erdemli İlçe Müftümüz Sayın İbrahim Yiğit Hocamız geldi. Enes kardeşime yine "Hafızlarım elektriksiz kaldı" dedi.
Enes kardeşim de “Hocam, Limonlu Hafızlık Kız Kur’an Kursumuz 40-50 yıllık bir bina, hatlar çok eski. Klimalar devreye girince sistem kaldırmıyor. Ben de sürekli arızaya gitmekten yoruldum” deyince Müftümüz, “O zaman ne gerekiyorsa yapacağız” karşılığını verdi. Enes kardeşim maliyetin yüksek olabileceğini belirtince de “Bir yangın çıksa, hafızlarımızın birine bir şey olsa ben ne derim?” diyerek gerekli fizibilite çalışmalarının derhal başlatılması talimatını verdi. Bildiğim kadarıyla Limonlu Hafızlık Kız Kur’an Kursumuzun tüm elektrik tesisatı komple yenilendi.
Aynı Müftümüzün “Dört duvar arasında yeni nesilleri eğitemeyiz; gelişen teknolojinin ve imkanların olduğu bir dünyada çocuklarımızı dört duvar arasına hapsedemeyiz. Onları mutlu edecek her şeyi yapmak zaruridir” dediğini de kulaklarımla duydum.
Kıymetli Dostlarım,
FETÖ’den devralınan ve eski binada eğitim veren 15 Temmuz Hafızlık Erkek Kur’an Kursu öğreticisi Özgür Balcı Hocamız, İmam Hatip Lisesinden dönem arkadaşımdır. Özgür Hocamız, eğitim verdikleri binanın çürük olduğunu ve acilen yeni bir hafızlık binasına ihtiyaç duyduklarını bana iletmişti. Hatta Erdemli İmam Hatip Lisesi bahçesine yapılacak erkek öğrenci yurdunun bir bölümünün Hafızlık Erkek Kur’an Kursu olarak tahsis edilmesi için bizlerden yardım rica etmişti; fakat bu durum maalesef mümkün olmadı.
Bu sırada Kur’an kursunun tadilat talebini duyan Müftümüz, "Ne gerekiyorsa yaptırın" talimatı veriyor. Bir usta getiriyorlar ancak usta çalışmaya başladığında binanın dokunduğu her yeri dökülüyor. Usta hemen işi bırakıp Müftülüğe gidiyor ve “Sayın Hocam, ben para kazanmayayım, siz de boşuna harcama yapmayın. Bu binayı tadilat edelim derken Allah korusun üzerimize yıkılabilir” diyerek binanın durumunun vahametini anlatıyor.
O günden sonra uykuları kaçan Müftümüz, hızla talimat vererek Erkek Hafızlık Kur’an Kursu projesini başlatıyor. Üstelik her yıl öğrenci sayısı azalan değil, sürekli artan bir Kur’an kursu olmasını hedefliyor. Çocuklarımızın mutluluğu için yüzme havuzu, halı saha, basketbol ve voleybol sahaları ile otel konseptinde yatak odalarının bulunmasını istiyor. Sadece söylemekle de kalmıyor; başlatılan inşaat çalışmalarında gece yarılarında, beton dökümlerinde bizzat işin başında bekliyor.
Kıymetli Dostlar, demem o ki:
Yiğidi öldür ama hakkını yeme.
@israfilkisla@74Fethi@DIBSafiArpagus
Başta Özgür Özel’e söylüyorum bu ifadeyi: Kendileri en ufak bir tedbiri dahi almaktan acizler. Nice ahlaksızlıkları ortaya çıkan kişiler hakkında bile tedbirler almakta yoksunlar. Neden?
Aynı pisliğin, aynı kirli siyasetin, aynı ahlaksız anlayışın çünkü kendileri de parçası.
Çok açık bir şekilde bugün yargılanan belediye başkanlarının esiri olmuş bir teşkilat görünümündeler.
Hiç kimsenin endişesi, tereddüdü olmasın…
Bu hareketin bahtı da yolu da inşallah açıktır.
Türkiye’nin son 25 yılına nasıl mührümüzü vurduysak gelecek çeyrek asrına da gelecek yüzyılına da biiznillah biz damga vuracağız.
AK Parti ve Cumhur İttifakı, yoluna güçlenerek devam edecek.
Allah’ın izniyle, milletimizin destek ve hayır duasıyla bu ülkeye, bu millete daha nice yıllar hizmet edeceğiz.
AK Parti Teşkilatları olarak Türkiye Yüzyılı Buluşmaları ismini verdiğimiz bir çalışma dizisiyle milletimizle beraberdik. Nerede bir fikri olan, nerede bir görüşü olan varsa onun yanında olup fikrini, heyecanını, eleştirisini, katkısını mutlaka almak için arkadaşlarımızla birlikte sahadaydık.
Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin.
Dün de ifade ettim: Biz başkalarına benzemeyiz.
Onlar baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar.
Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli, pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara sahip çıktılar.
İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.
Daha bizim söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar.
Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar.
Onlara diyorum ki hadi oradan.
Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız?
Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın; şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.
Dün Kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda sermaye piyasalarımızla ilgili önemli kararlar aldık; atılacak adımları netleştirdik, yol haritamızı belirledik.
Mesele, ilk günden itibaren yakın takibimizdedir.
Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk, ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdik.
İnşallah süreci süratle neticelendireceğiz.
İnanıyorum ki Türkiye, bu meseleden temizlenerek çıkacak.
Ekonomimiz, bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak.
Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak.
Eksikler giderilecek; sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.
AK Parti, adı gibi AK bir partidir, ismiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez.
Bu harekete emek vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz.