Aydın'da doğdu. Akçaabat 17 Şubat Anadolu Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni. Yediveren'de Toprak Kokusu adlı öyküsü ve Maya Taşı isimli öykü kitabı var
Genel Başkan Yardımcımız Sayın İdris ÇİFTÇİ’nin halasının vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah’tan rahmet; değerli başkanımız başta olmak üzere kederli ailesine ve tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.
Dil Öğretmenlerinin Artan İş Yükü İçin MEB’den Düzenleme Talep Ettik
Öncü Eğitim Sen olarak; Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı ile yabancı dil öğretmenlerinin yeni ölçme ve değerlendirme uygulamaları nedeniyle artan iş yüküne ilişkin 26 Ağustos 2026 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Sorun ve Gerekçelerimiz
Artan İş Yükü: Dinleme ve konuşma becerilerinin her öğrenci için ayrı ayrı ölçülmesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki süreç odaklı değerlendirme (okuma/analiz takibi) çalışmaları, özellikle kalabalık sınıflarda öğretmenler üzerinde ciddi bir zaman ve iş yükü oluşturmaktadır.
Mesai Dışı Çalışma: Haftalık ders saatleri içerisinde hem müfredatın işlenmesi hem de bu bireysel sınav, değerlendirme ve kayıt işlemlerinin tamamlanması mümkün olmamakta; çalışmalar fiilen ders saatleri dışına taşmaktadır.
Hukuki Dayanak: Anayasa’nın 18’inci (angarya yasağı) ve 55’inci (ücret emeğin karşılığıdır) maddeleri gereğince, öğretmenlerin görevlerini yerine getirmek için harcadığı ilave zaman ve emeğin karşılıksız bırakılması hukuka aykırıdır.
MEB’den 3 Somut Talebimiz
1. Dinleme ve konuşma sınavları ile süreç odaklı değerlendirme uygulamalarının yarattığı iş yükünün yeniden değerlendirilerek makul ve sürdürülebilir hâle getirilmesi.
2. Ders saatleri dışında fiilen yürütülen sınav hazırlık, uygulama, değerlendirme ve kayıt işlemleri için ek ders ücreti ödenmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması.
3. Dil grubu öğretmenlerinin ilave sorumlulukları dikkate alınarak haftalık ders yükü ve ek ders esaslarının yeniden düzenlenmesi.
Ayrıca, başvurumuzla ilgili Bakanlıkça yürütülen veya planlanan çalışmalar hakkında Bilgi Edinme Hakkı ve Dilekçe Hakkı kanunları kapsamında yazılı bilgi talep ettik. Öğretmenlerimizin emeğinin karşılıksız bırakılmaması için konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Dil Öğretmenlerinin Artan İş Yükü İçin MEB’den Düzenleme Talep Ettik
Öncü Eğitim Sen olarak; Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı ile yabancı dil öğretmenlerinin yeni ölçme ve değerlendirme uygulamaları nedeniyle artan iş yüküne ilişkin 26 Ağustos 2026 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Sorun ve Gerekçelerimiz
Artan İş Yükü: Dinleme ve konuşma becerilerinin her öğrenci için ayrı ayrı ölçülmesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki süreç odaklı değerlendirme (okuma/analiz takibi) çalışmaları, özellikle kalabalık sınıflarda öğretmenler üzerinde ciddi bir zaman ve iş yükü oluşturmaktadır.
Mesai Dışı Çalışma: Haftalık ders saatleri içerisinde hem müfredatın işlenmesi hem de bu bireysel sınav, değerlendirme ve kayıt işlemlerinin tamamlanması mümkün olmamakta; çalışmalar fiilen ders saatleri dışına taşmaktadır.
Hukuki Dayanak: Anayasa’nın 18’inci (angarya yasağı) ve 55’inci (ücret emeğin karşılığıdır) maddeleri gereğince, öğretmenlerin görevlerini yerine getirmek için harcadığı ilave zaman ve emeğin karşılıksız bırakılması hukuka aykırıdır.
MEB’den 3 Somut Talebimiz
1. Dinleme ve konuşma sınavları ile süreç odaklı değerlendirme uygulamalarının yarattığı iş yükünün yeniden değerlendirilerek makul ve sürdürülebilir hâle getirilmesi.
2. Ders saatleri dışında fiilen yürütülen sınav hazırlık, uygulama, değerlendirme ve kayıt işlemleri için ek ders ücreti ödenmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması.
3. Dil grubu öğretmenlerinin ilave sorumlulukları dikkate alınarak haftalık ders yükü ve ek ders esaslarının yeniden düzenlenmesi.
Ayrıca, başvurumuzla ilgili Bakanlıkça yürütülen veya planlanan çalışmalar hakkında Bilgi Edinme Hakkı ve Dilekçe Hakkı kanunları kapsamında yazılı bilgi talep ettik. Öğretmenlerimizin emeğinin karşılıksız bırakılmaması için konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
MEB’in 2026/70 sayılı Genelgesinde sınır fazlasıyla aşılmış. Yönetmelikte açıkça olmayan önlük zorunluluğunu dayatmak da, öğretmenin kullanacağı eğitim materyalini genelgeyle yasaklamaya kalkmak da hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz. Genelge kanunun, yönetmeliğin üstünde değildir. Öğretmeni sürekli talimatla kuşatıp mesleki alanını daraltmak eğitim yönetmek değil, yetkiyi zorlamaktır.
Taleplerimizi Duyuralım.
ÖĞRERMENLERİN EMEKLİLİK HAKLARI İYİLEŞTİRİLSİN!
Uzman ve Başöğretmenlik Tazmimatı Emeklilikte Devam Etsin.
Seyyanen Maaş Zamları Emekli Maaşlarına Yansıtılsın.
Ek Ders Ücreti Kesintileri Emekli İkramiyesine ve Maaşına Yansıtılsın.
HERKES BİRGÜN EMEKLİ OLACAK!
6 dönemdir toplu sözleşmelere YETKİLİ olarak oturup, enflasyon altında kalan artışlar için tarihi! artış aldık diyen sendika ve konfederasyonun sesini duyuyor musunuz? Memur ve emeklisi kirasını ödeyemiyor, geçinemiyor. #EKZAM zaruridir.
#memurasecimoncesiEkZam
Arızalanan elektronik araçlar ve beyaz eşyaların zararlarını karşılayacak mısınız? Bir gün ödeme gecikse hemen faiz eklediğiniz gibi… @Mepasenerji@KirsehirValilik@TCEnerji
Öncü Eğitim Sen Olarak MEB’e Çağrımızdır: Şube Müdürlüğü Atama Takvimi İvedilikle Açıklanmalı ve Aile Bütünlüğü Korunmalıdır
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, Millî Eğitim Bakanlığına gönderdiğimiz resmî yazıyla şube müdürü adaylarının mülakat takviminin bir an önce açıklanmasını ve bu süreçte eş durumu mazeretlerinin mutlaka dikkate alınmasını talep ettik.
Yaklaşık 450 Adayın Yaşadığı Belirsizlik Giderilmelidir
Sürece dâhil olan yaklaşık 450 aday, sözlü sınav tarihi, sonuç ilanı, tercih ve atama işlemlerine dair resmî takvimin henüz kesin biçimde ilan edilmemiş olması nedeniyle büyük bir belirsizlik yaşamaktadır. Sendikamız, adayların hem mesleki hem de kişisel planlamalarını yapabilmeleri adına bu belirsizliğin hukuk devleti ve idari istikrar ilkelerine uygun olarak makul bir süre içinde giderilmesi gerektiğini Bakanlığa iletmiştir.
Aile Bütünlüğünün Korunması Anayasal Bir Yükümlülüktür
Sürecin takvime bağlanmamasının, özellikle eş durumu mazereti bulunan eğitim çalışanları yönünden telafisi güç mağduriyetlere yol açabileceği uyarısında bulunduk. Atama takvimi ile mevcut mazeret tayin dönemlerinin örtüşmemesi veya kaçırılması hâlinde, eşlerin farklı il ve ilçelerde görev yapmak zorunda kalma riski bulunmaktadır.
Öncü Eğitim Sen olarak taleplerimiz:
•Sözlü sınav, sonuçların ilanı, tercih ve atama işlemlerini kapsayan resmî takvimin gecikmeksizin ve şeffaf biçimde kamuoyuna duyurulması.
•Şube müdürlüğü atama sürecinin, mevcut veya ileride ilan edilecek mazerete bağlı yer değiştirme takvimleriyle uyumlu hâle getirilmesi.
•Atama sürecinin zamanlaması nedeniyle mazeret takvimini kaçıran adaylarımıza, ayrıca başvuru ve yer değiştirme hakkı tanınması.
•Atama sonrasında eşi farklı il veya ilçede kalan adayların aile bütünlüğünü korumak amacıyla mazerete bağlı yer değiştirme, “il emri” veya idarece uygun görülecek diğer hukuki/idari tedbirlerin alınması.
•Sürecin uzamasından veya takvimin geç açıklanmasından kaynaklanabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla, tüm usul ve esasların adaylara açıkça bildirilmesi.
Öncü Eğitim Sen olarak sürecin takipçisi olmaya ve eğitim çalışanlarının haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.
81 ildeki okullara 30 bin güvenlik görevlisi atanması kararı alındı.
Okullar açılmadan önce bu istihdam ve yerleştirme sürecinin tamamlanması hayati bir öneme sahiptir. Güvenlik görevlilerinin okulun fiziksel şartlarına alışması, görev yapacakları bölgeyi tanıması ve çevre risklerini önceden analiz edebilmesi için belirli bir oryantasyon süresine ihtiyaçları vardır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenliği için istihdam sürecin hızlı bir şekilde tamamlanması önemlidir.
@Yusuf__Tekin@tcmeb
#meb #okul #güvenli #eğitim
Yıllardır “Meslek Kanunu” adı altında öğretmenler arasında maaşta ve emeklilik haklarında büyük bir adaletsizlik oluşturuldu. Bu adaletsizliğin giderilmesi amacıyla hazırladığımız kanun teklifi talebimizi TBMM’de grubu bulunan siyasi parti grup başkanlıklarına resmî olarak ilettik. Talebimiz; Kariyer basamakları yeniden düzenlenmeli, uzman öğretmenlik 5 yıla, başöğretmenlik 10 yıla indirilmeli, tazminatlar emekliliğe yansıtılmalı ve emekli öğretmenler de yapılacak düzenlemeden yararlanmalıdır. Öğretmenler arasında adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. #ÖMK #ÖncüEğitimSen