Migros İşçilerinden Sendikaya Açık mesaj
İşverenle aynı çizgide hareket ettiğinizi biliyoruz. Bu kadar tepkiye rağmen hâlâ sessiz kalmanız kabul edilemez. Açık ve samimi söylüyoruz: Hak verilmez, alınır. Biz bu hakkı almasını biliriz.
%49 diye masaya oturup %30’a razı olmak mücadele değil, teslimiyettir.
Yan haklarla süslenen %35 söylemi gerçeği değiştirmez.
Bu tablo, emeği savunmak değil; “sarı sendika” anlayışının açık göstergesidir.
#sarısendikatezkop#emekhırsızıtezkop#migrosişçisi@tezkoopissndk
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
🔴 ANKARA’DA TÜVTÜRK ÇALIŞANLARI, ARACINI MUAYENEYE GETİREN BİR POLİS MEMURUNU DÖVEREK ÖLDÜRDÜ!!
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde rutin araç muayenesi sırasında çıkan tartışmada darbedilen 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Olayla ilgili bir kişi tutuklandı.
Ekranhaber’in haberine göre, 2 Şubat’ta Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde Melih Okan Keskin, aracını TÜVTÜRK istasyonuna muayeneye götürdü. Görevliler, stop lambasının yanmadığını belirleyerek aracın muayeneden geçemeyeceğini söyledi. Karara tepki gösteren polis memuru ile istasyon çalışanları arasında tartışma çıktı.
Tartışma kısa sürede hakaret ve tehdit içeren kavgaya dönüştü; iddiaya göre çalışanlar Melih Okan Keskin’i darp etti.
HAYATINI KAYBETTİ
Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, ağır yaralı polis memurunu hastaneye kaldırdı. Beyin kanaması geçirdiği öğrenilen polis memuru üç gün sonra vefat etti.
SADECE 1 KİŞİ TUTUKLANDI
Olayın ardından Y.K. ve Saruhan Atasoy, “Kasten yaralama”, “Tehdit” ve “Hakaret” suçlamalarıyla gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Y.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Saruhan Atasoy tutuklandı.
TÜVTÜRK’TEN AÇIKLAMA
Edinilen bilgilere göre, söz konusu tarihte araç sahibi Polis Memuru Melih Okan Keskin ile istasyonumuzda görevli Saruhan Atasoy arasında muayene işleminin ardından otopark alanında yaşanan tartışma sırasında görevli çalışanın kabul edilemez şekilde fiziki müdahalede bulunduğu tespit edilmiştir. Şirketimiz, hiçbir koşulda şiddet içeren davranışlara müsamaha göstermemekte olup, olayın tespit edilmesini takiben ilgili çalışanın iş akdi derhal sonlandırılmıştır.
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
Tüvtürk’te 2 çocuk babası polis memuru öldürüldü. Görüntülere dikkatli bakın, 2 çocuk babası polis memuru Melih Okan Keskin'in önce aracıyla ayağını eziyorlar. Sonra savunmasız memurun üzerine 15-20 kişi çullanıyorlar! Neticede beyninde kanama oluşuyor. Ve hayatını kaybediyor! Hayırdır? Tüvtürk’ü çeteler mi yönetiyor? Bunlar haydut mu? 5 dakikalık kıytırıktan işlem için binlerce lira para alıp hem de canımızı alıyorlar!
Çok açık ve net söylüyorum: TÜVTÜRK TÜM KURUMLARIYLA KAPATILMALIDIR!
Ankara'da TÜVTÜRK çalışanı bilerek Polis Memuru Melih Okan Keskin'e araçla çarpmış, yetmemiş yumruk atmış.
Bununla da yetinmeyip bütün çalışanlar bir olup saldırmışlar rahmetliye.
Bu olayda bizim meslektaşımız vefat etti anca sadece 1 kişi tutuklandı!
Görüntüler çok net. Bu olay basit bir kavga olayı değildir. İlgili makamların konuya eğilmesini istiyoruz.
👉🏼TÜVTÜRK çalışanı bilerek ayağına çarpıyor, çarpmasına rağmen vefat eden arkadaş bişey demeden elindeki evrakı uzatırken durduk yere sert bir darbe ile kalakalıyor.
👉🏼Üstüne bir de hep beraber toplanıp bir daha darp etmeye başlıyorlar.
‼️Duydunuz mu ?
👉🏼 TÜVTÜRK istasyonunda bir polisi döve döve öldürdüler...